-İlber Ortaylı'dan Kitap Tavsiyeleri-
Selamlarr millet. Yakın zamanda İlber Ortaylı'nın yazdığı İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? kitabını okudum. Söyleşi niteliğinde bölümlere ayrılmış bir kitaptı ve bazı bölüm sonlarında İlber Hoca'nın önerdiği/kitaplığından kitaplar verilmişti. Ben de bunları hem kendim için hem belki size de yardımcı olur diye bir iletide toplamaya karar verdim. Ayrıca kitapta alıntı/atıf yapılan kitaplar da bu iletide mevcut. 1- Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine 2- Mukaddime 3-Kitabu'l İlber-İbn Haldun 4- Don Kişot 5- Dostluk Üzerine 6- Siyaset Sanatı 7- Retorik 8- Anabasis 9- Şölen 10- Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar 11- Siyasetname 12- Gılgamış Destanı 13- Mutluluğun Kazanılması 14- İlyada 15- Odysseia 16-
Roma'yı gezerken o mermeri fotoğrafladım:)
Pisidia ya doğru olan ülke ve Amorium civarinda Eumeneia ve Synnada (Afyonkarahisar) bölgeleri vardır. Synnada büyük bir şehir değildir. Önünde yaklaşık 60 stat genişliğinde zeytin ekili bir ova vardır. Ötesinde bir köy olan Docimia vardır ve Synnada mermerinin ocağıdır. Romalılar buraya bu adı vermişlerdir ancak ülke halkı buraya Docimite ve Docimæan demektedir. Başlangiçta ocaktan küçük kütleler çıkıyordu ancak günümüzde Romaliların savurganlığı sayesinde tek bir taştan oluşan ve renk çeşitliliği bakımindan alabastrit mermerine yaklaşan büyüklükte sütunlar elde edilmektedir; bu kadar ağır yüklerin uzaktan denize taşınması zor olsa da hem sütunlar hem de şaşırticı büyüklükte ve güzellikte levhalar Roma ya taşınmaktadır. Strabon’un Coğrafyası - 2
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Antik dönemin en büyük kütüphaneleri, Bölüm 12 Antik Royal Library of Antioch (Kraliyet Antakya Kütüphanesi) Antik dünyanın önemli kütüphanelerinden biri olan Kraliyet Antakya Kütüphanesi, günümüzdeki Antakya (Hatay, Türkiye) şehrinin bulunduğu antik Antiochia'da kurulmuştur. Helenistik dönemin kültürel merkezlerinden biri olan bu kütüphane, İskenderiye Kütüphanesi'nin rakibi olarak kabul edilir. Kütüphane, Selevkos İmparatorluğu'nun hükümdarı Büyük Antiochus III (Antiochus the Great, MÖ 224-187 yılları arasında hüküm sürmüştür) tarafından MÖ yaklaşık 221 yılında yaptırılmıştır. Antiochus III, kütüphaneyi bilginlere açmış ve kuruluşunu Yunan şair Euphorion of Chalcis'e emanet etmiştir. Euphorion, kütüphanenin ilk baş kütüphanecisi olmuş ve önemli eserlerin toplanmasında rol oynamıştır. Bu girişim, Helenistik dönemin bilim ve kültür yarışının bir parçasıdır; İskenderiye'deki büyük kütüphaneye rakip olacak bir merkez yaratma amacı taşımıştır. Kütüphane, Antiochia'nın entelektüel merkezlerinden biriydi ve bir Museion (müze ve araştırma merkezi) ile bağlantılıydı. Yunan edebiyatı, felsefe, tarih ve bilim eserlerini barındırdığı bilinmektedir. Şehir, Selevkos ve daha sonra Roma döneminde Doğu Akdeniz'in en önemli merkezlerinden biri olduğundan, kütüphane de bilginleri ve düşünürleri çekmiştir. Antik kaynaklarda (örneğin Strabon veya daha geç kronikçiler) kütüphaneden bahsedilir, ancak detaylı katalog veya koleksiyon listesi günümüze ulaşmamıştır. Bu nedenle İskenderiye veya Bergama kütüphaneleri kadar ünlü olmamıştır. Kısaca, Kraliyet Antakya Kütüphanesi, Helenistik dönemin kültürel mirasının önemli bir parçasıdır ve Antiochia'nın antik dönemde bir "bilim ve sanat merkezi" olmasını simgeler. Günümüzde fiziksel kalıntısı bulunmamaktadır.
1000Kitap
türkiye'de görmeniz gereken 72 antik kent: 1. Efes – İzmir Roma’nın Asya eyaletinin kalbi; Artemis Tapınağı sayesinde dönemin en büyük hac ve ticaret merkezlerinden biri. 2. Bergama – İzmir Dünyanın en büyük antik kütüphanelerinden birini barındıran krallık; tıp tanrısı Asklepion’un şifacılar diyarı. 3. Smyrna – İzmir Helenistik dünyanın en parlak liman kentlerinden; modern İzmir’in antik çekirdeği. 4. Metropolis – İzmir “Tiyatro kenti” olarak bilinen, zeytinyağı üretimiyle ünlü bir Anadolu yerleşimi. 5. Teos – Seferihisar Dionysos’un rahipleri ve ozanlar birliğinin (Dionysos Sanatçıları) merkezi. 6. Klazomenai – Urla Dünyanın ilk zeytinyağı işliklerinden birine sahip, İyon ticaret üssü. 7. Priene – Aydın Matematiksel şehir planlamasının zirvesi; Miletli Hippodamos’un rüya kenti.
ARSUZ (RHOSUS) GLYCERA HEYKELİ ''MÖ 324’te Harpalos tarafından Arsuz’da (antik Rhosos) diktirilen Glycera heykeli, Hellenistik dönemin en dikkat çekici bronz heykellerinden biri olarak kabul edilir. İskender’in haznedarı olan Harpalos, Atina’dan kaçtıktan sonra Kilikya’ya gelir ve sevgilisi Glycera’yı da yanına alır. Onu Tarsus’ta neredeyse bir kraliçe gibi tanıtır; Kilikya’nın birçok kentinde onun adına onur törenleri düzenlenmesini emreder. Rhosos’ta ise Glycera için bronz bir heykel yaptırarak halkın adak sunduğu tapınakların önüne yerleştirtir. Heykelin, Aphrodite benzeri idealize bir güzellik anlayışıyla tasvir edildiği aktarılır. Bu olayların temel kaynağı, MÖ 4. yüzyıl tarihçilerinden Theopompus'tur. Büyük eseri ‘’Philippika’’günümüze bütünüyle ulaşmamış, ancak Athenaeus tarafından ‘’Deipnosophistae’’ içinde aktarılan yazılarla korunmuştur. Theopompus, Harpalos’un Kilikya’da Glycera’yı tanrıçalaştıracak ölçüde yücelttiğini, kentlerde onun onuruna şölenler düzenlettiğini ve Rhosos’ta bir bronz heykel diktirdiğini bildirir. Kleitarkhos da aynı bilgiyi doğrulayan yazarlar arasındadır. Modern Araştırmacıların Değerlendirmesi Felix Jacoby, fragmanın yüksek olasılıkla tarihsel temele sahip olduğunu belirtir. Theopompus’un ahlaki eleştiri üslubu nedeniyle kimi ayrıntıların abartılmış olabileceğini söyler; ancak Harpalos’un lüks düşkünlüğü tarihsel açıdan kesindir. W. Heckel, Harpalos’un Asya’da Glycera’yı “kraliçe konumunda” tanıttığını farklı kaynakların doğruladığını belirtir. Bronz heykelin günümüze ulaşmayışını doğal karşılar, çünkü antik çağda bronzun sıkça eritilip yeniden kullanıldığını vurgular. P. Briant, bu anlatıyı Makedon elitinin tipik “zenginlik gösterileri” arasında değerlendirir. Harpalos’un Kilikya’da neredeyse bağımsız bir yönetici gibi
1000Kitap
Astyages, son Med İmparatorudur. Bir gün rüyasında; kızı Mandane, öyle bir su bırakır ki (hamilelik suyu), oluşan suyun içerisinde Astyages boğulur gider. Astyages, hemen bu rüyayı Maglara yorumlatır. [Maglar, Zerdüşti rahipleridir, Med İmparatorluğunda yaşayan Mager Kabilesi mensubudurlar, Batı dillerindeki Magie, Magic (sihir, büyü) kavramı buradan gelmektedir.] Magların yorumundan, kızından doğacak erkek çocuğun, hükümdarlığını sona erdireceği sonucunu çıkartan Astyages, kızını bir Med soylusu yerine küçümsediği, hor gördüğü Pers Prensliği'nin bir prensi olan Kambyses ile evlendirir. Böylelikle, ileride olabilecek bir olayı engellenmiş olduğunu düşünür. Astyages, bu evliliğin gerçekleşmesinden kısa bir süre sonra, bir rüya daha görür. Rüyada, kızı Mandane’nin cinsel organından bir asma ağacı çıkarak tüm imparatorluğunun üzerine yayıldığı görür. Rüya yorumcuları (Magiler) yine devrededir, “Kızından doğacak çocuğun imparatorluğunu yıkacağı” uyarısında bulunurlar. Astyages, kızının hamile olduğunu öğrendiğinde; bu rüyadan yola çıkarak Komutanı Harpagos‘a, torununun doğar doğmaz öldürülmesi emrini verir. Harpagos, Astyages'in pişman olacağını düşünerek torununa kıyamaz, rivayete göre kendi eliyle çoçuğu, daha yeni oğlu ölmüş bir çobana verir. Aradan on yıl geçer. Çocuk on yaşına geldiğinde, akranları ile oyun oynarken oyun gereği hükümdar seçilen o olur ve o da bir hükümdar gibi çocuklara farklı yetki ve görevler vererek onları yönetir. Çocuklardan biri, Medlerin ileri gelenlerinden Artembares’in oğludur. Kyros, sözünü dinlemeyen bu çocuğu yakalatarak kamçıyla cezalandırır. Babası da şikayet için Kralın huzuruna çıkar. Bu olay üzerine Kyros, babası olarak bilinen çobanla birlikte Astyages’in karşısına getirilir. Astyages, çocuğun sözleri, çocuğun yüzü ile kendi yüzü
Alıntı