Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
8/10
·384 syf.··
2026 36. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:54
Uketsu’nun bu kitabı önceki iki kitabının tam bir mash-up ı olmuş diyebilirim. Tuhaf Resimler'de 5 farklı resmin tek bir olaya bağlanmasını okumuştuk. Tuhaf Ev’de ise bir ev planı üzerinden gizem çözülmüştü. Ancak kitabın sonunda abimiz ortaya bir şey atmış, sonu biraz ucu açık bitmiş ve bende ikinci kitap kesin bu olayı ele alır beklentisi yapmıştı. Öyle olmadı. Bu kitapta 11 farklı dosya ve 10 yapı planı var en sonunda tek bir yere çıkıyor. Yine diğer kitaplarda olduğu gibi okurken aynı zamanda çözmeye çalışıyorsunuz ve bence yine tahmin edilebilir bir sonuçtu, yani düşündüğün şey oluyor ama farklı bir sebepten. Okurken tek bir yer hariç şaşırmadım, o yerde de şaşkınlıktan ziyade şok mu desem bilemedim; çarpıldım üzüldüm ilginç şeyler yaşadım. Tuhaf Ev'de olduğu gibi bu kitapta da yazar kitabın içindeydi. İlk kitabı Tuhaf Ev’den sonra kendisine çok fazla garip ev hikayesi anlatıldığını, bazılarını çözemediğini ama birbiriyle bağlantılı olduğunu düşündüğü bu 11 dosyayı bir araya getirdiğini söyleyerek anlatımı daha gerçekçi kılmış. Bir an dedim kız bu nedir?? Kitabı değil ama içinde geçen meselerden bahsetmek istiyorum yanii DIIIIIIT BURADAN SONRASI SPOILER İÇERİYOR OLABİLİR . . . . . . Kitap her ne kadar bir mimari gizem eseri olsa da, alttan alta Japonya’nın karanlık geçmişine eleştiri yapıyor. Hikayede çocuk fuhuşu ve tarikatlar gibi ağır temalar işleniyor. Kitapta çocuk fuhuşunun geçtiği yıllar gerçekten de Japonya'da bu konuda cezai yaptırımların olmadığı ve maalesef bu durumun yaşandığı bir döneme denk geliyor. Japonya bu konudaki yasal düzenlemeyi ve cezaları ancak 1999 yılında getirebilmişti. Yazarın bu tarihi gerçeği kurguya yedirmesi çok başarılı. Tarikat meselesine gelirsek; lisedeyken özellikle Kore ve Asya merkezli tarikat belgesellerini çok
İnceleme
Strange BuildingsUketsu · Pushkin Vertigo · 20269 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Sıfıra Doğru , Agatha Christie ’nin psikolojik gerilimle klasik polisiyeyi birleştirdiği en karanlık romanlarından biridir. Kitap, yalnızca “katil kim?” sorusuna değil, insan ilişkilerindeki kırılmalara, kıskançlığa ve bastırılmış nefrete de odaklanır. Christie bu romanda cinayetten çok, cinayete götüren süreci anlatır. Başlıktaki “sıfıra doğru” ifadesi de tam olarak bunu simgeler: İnsanların yavaş yavaş kaçınılmaz bir felakete sürüklenmesi. Romanın merkezinde ünlü tenisçi Nevile Strange vardır. Nevile yakışıklı, başarılı ve çevresindeki insanlar üzerinde güçlü bir etkiye sahip biridir. Bir zamanlar Audrey ile evlidir fakat evlilikleri sona ermiştir. Daha sonra genç ve çekici Kay ile evlenmiştir. Nevile’ın eski eşi Audrey oldukça içine kapanık, kırılgan ve duygusal bir kadındır. Hikâye, Nevile’ın tuhaf bir karar almasıyla başlar: Yeni karısı Kay ile birlikte, eski eşi Audrey’in de bulunduğu Gull’s Point adlı sahil malikânesine tatile gitmek ister. Malikânenin sahibi yaşlı Lady Tressilian’dır. Bu durum daha en baştan büyük bir gerilim yaratır çünkü aynı evde eski eş, yeni eş ve arada kalmış bir adam bulunmaktadır. Gull’s Point’e gelen misafirler arasında Thomas Royde, Mary Aldin, Ted Latimer ve başka karakterler de vardır. Özellikle Thomas Royde’un Audrey’e karşı hisleri önemlidir. Audrey sessiz görünse de iç dünyasında yoğun bir acı taşımaktadır. Kay ise gençliğinin verdiği özgüvenle Audrey’i küçümser gibi davranır. Evde görünürde sakin ama alttan alta büyüyen bir psikolojik savaş vardır. Christie roman boyunca cinayeti geri plana iter. Asıl mesele karakterlerin ruhsal durumlarıdır. Evdeki herkes geçmişin yükünü taşımaktadır. Nevile’ın hâlâ Audrey üzerinde etkisi olduğu hissedilir. Audrey ise Nevile’dan tamamen kopamamıştır. Kay bunu sezdiği için huzursuzdur. Sürekli laf
Edebiyat
Sıfıra DoğruAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20221,698 okunma
9/10
·232 syf.··
2026 3. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 15:58
"Bütün yazarlar ölülerden bir şeyler öğrenir. Yazmayı sürdürdükçe, sizden önceki yazarların eserlerini keşfedersiniz; ayrıca, onlar tarafından yargılandığınızı ve sorumlu tutulduğunuzu hissedersiniz. Ama sadece yazarlardan değil, eskiden yaşamış herkesten, her şekilde bir şeyler öğrenebilirsiniz. Çünkü ölüler geçmişi, öyküleri ve bazı gerçekleri (Wilfred Owen'ın Yeraltı Dünyası'na inişi anlattığı "Strange Meeting" adlı şiirinde dediği gibi, "anlatılmamış gerçekleri") kontrol eder; dolayısıyla da eğer anlatıcı olmak istiyorsanız, geçmişteki bu zaman katmanlarıyla eninde sonunda ilgilenmeniz gerekir. Söz konusu zaman dün bile olsa, şimdiki zaman değildir. İçinde yazmakta olduğumuz şimdiki zaman değildir." (s.205) Bitti diye neredeyse yas tutacağım kitaplardan biri daha. Kitabın alt başlığı "Bir Yazarın Yazmak Üstüne Düşünceleri". Bu kadar iştahımı kabartan bir konuda, kim yazmış olursa olsun o metni zaten büyük bir ilgiyle okurum gibi geliyor bana ama Margaret Atwood'u okumak bir başka. Bu kitabı okurken, okuyormuş gibi değil de bu harika kadınla sohbet ediyormuş gibi hissettim. Edebiyata hem çok satan bir yazarın baktığı yerden, hem okurların gözünden bakmış bu kitapta. Yazma işine atıldığı, yazar olmayı kafaya koyduğu günden itibaren "yazmak" ile ilgili gördüğü, duyduğu, düşündüğü ve yaptığı her şeyi su gibi şeffaf bir şekilde öyle güzel anlatmış ki, kitap bitsin istemedim. İlham kaynaklarına ve alıntılara da bolca yer vermiş, kaynakça kısmı bu kitabın cüssesine göre biraz kabarık ve siz de benim gibi okuduğu kitapta adı geçen diğer kitaplara, yazarlara takılıp gitmeyi seven biriyseniz cebiniz biraz yanabilir. Bu kitabı okurken çok fazla kitap sipariş ettim. Atwood okumayı çok ama çok özlemişim. Ursula LeGuin'den sonra ikinci annem gibi kendisi.
Ölülerle UzlaşmakMargaret Atwood · Doğan Kitap · 202157 okunma
Puan vermedi
Şöyleki kitap belkide sonlara doğru fazlasıyla psikolojinizi bozuyor. Ama bu kitap size en çokta okurken sonunu merak etmenin heyecanıyla pes etmemeyi fazlasıyla öğretiyor. Okurken hep gülüp hem ağladığım bir kitaptı. Okunması gerekenler listesinin zirvesinde kesinlikle
1000Kitap
Bülbül Korusu’nun GizemiLucy Strange · Hep Kitap · 2018368 okunma
Tuhaf Ev <33
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
B U N E Y D İ İ ??? sanırım 2026’nın benim için en iyi kitabını erkenden buldum.. uzun zamandır bir kitaba bu kadar kapıldığımı hatırlamıyorum. normalde ufak da olsa spoiler almadan okuyamam ama bu kitapta hiçbir şey bilmeden ilerlemek inanılmaz keyifliydi. kurgu, tempo, bağlanış… gerçekten her şey yerli yerindeydi. sona doğru ise iyice gerilip korkmaya başladım tamamen hazırlıksız yakaladı. her açıdan çok tatmin oldum bu kitabı okurken gerçekten her şeyiyle 10/10’du ya. yazarın diğer kitaplarını okumak için aşırı meraklandım. anonim olması da ayrı bir gizem katıyor böyle bir zihnin nasıl çalıştığını düşünmeden edemiyorum. sondaki yazarın maskeli görüntüsü ayrı korkunçtu demeden geçemeyeceğim…
Strange PicturesUketsu · Pushkin Press · 20251,786 okunma