Sevildiğimden emin olmak için, ikircikli her kadın gibi, sene sonu not ortalamasını oldukça etkileyen, habersiz sınavlar yapardım ben. Ama hiç olmadı benim çoktan seçmeli "sitem" sınavlarımı başarıyla geçen. Üstelik müfredata göre en çok da sitem konusu benim sınıfımda tüm detaylarıyla işlenmişken.
Düşüp dizlerini sıyırdıktan sonra annelerine bakan küçük çocukları hepimiz görmüşüzdür; anne endişeli görünmüyorsa , çocuk ağlamaz ama tam aksi bir ifade görürse, avaz avaz ağlamaya başlar. Bakıcıyla çocuk arasında duyguların birey tarafından düzenlenmesini öğreten tek en bariz örnek budur. Tabii, bazı çocuklar stres etkenlerine veya uyarılmaya genetik olarak daha fazla ya da daha az hassas olabilir ama güçlü ya da zayıf genetik özellikler çocuğun ilk ilişkilerinde ya büyük bir önem kazanır ya da körelir. Yetişkinler de dahil olmak üzere, birçoğumuz için tanıdık kişilerin yanımızda olması, sevdiğimiz bir kişinin sesi ya da onun bize doğru geldiğini görmek bile stres yanıt nöral sistemlerinin aktivitesini modüle edebilir , stres hormonlarının hızla salgılanmasını engeller ve sıkıntı hissimizi azaltır. Sevdiğimiz bir kişinin elini tutmak bile stresi azaltan güçlü bir ilaçtır.
Bebekler gelişmekte olan beyinlerinin en aşağısındaki en ilkel alanların ortasında bulunan stres yanıtının çekirdek unsurları çoktan oluşmuş bir halde dünyaya gelirler. Bebeğin beyni bedenin içinden ya da dış duyularından bir terslik olduğuna dair sinyaller aldığında, bunları sıkıntı olarak algılarlar. Kaloriye ihtiyaçları varsa, bu sıkıntı 'açlık' olabilir, susuz kaldıysa, 'susamışlık' ya da dış tehditler algılanıyorsa, 'endişe' olabilir. Bu sıkıntı giderildiğinde, bebek baskı hisseder. Bunun nedeni stres yanıt nörobiyolojimizin, beyindeki 'keyif/ödül' alanlarına ve acıyı, rahatsızlığı ve endişeyi temsil eden diğer alanlarına bağlı olmasıdır. Sıkıntıyı azaltan ve hayatta kalmamıza yardımcı olan deneyimler bize keyif verir; riskimizi arttıran deneyimlerse genellikle bir sıkıntı hissi yaratır.
Bebekler emzirilmeyi, kucağa alınmayı, dokunulmayı ve sallanmayı daha ilk baştan rahatlatıcı ve keyif verici bulurlar. Sevgiyle bakıldıklarında ve açlık veya korku yüzünden strese
ve rahatlama hissini girdiklerinde, birisi istikrarlı bir biçimde yanlarına gelirse, doyurulmanın ve rahatlatılmanın keyfini insan temasıyla ilişkilendirirler. O yüzden, yukarıda tarif edildiği gibi normal çocuklukta, sevgi dolu insan etkileşimleri keyifle yakından ve derinden ilişkilendirilir. Ağlayan bebeğimize binlerce kere yanıt vererek, gelecekte insanlarla kuracağı bağlardan keyif almak gibi sağlıklı bir kapasitenin oluşmasını sağlarız.