“… Kemal dedemin bizi büyük insan gibi karşısına oturtup yaptığı konuşmalardan biri geliyor aklıma: ‘Hiçbir şey iyiye gitmeyecek çocuklar, kendinizi kötüye alıştırarak yaşayın,’ demişti. Haklı da çıktı sonunda. Hiçbir şey iyiye gitmedi şu hayatta; yalnız biz de kötüye alışamadık bir türlü be dedem.”
Kimi soyla övünür, kimi hünerleriyle,
Kimininki zenginlik, kimininki sert pazı,
Kiminde giyim, kuşam, korkunç rüküşse bile,
Kiminde safkan atlar, kiminde şahin, tazı;
Her merakın kendine göre bir büyüsü var,
Hoşlananlar çıkaramazlar onu gönüllerinden;
Ama beni doyuramaz bölük pörçük meraklar,
Benim bir sevgim var ki üstündür her birinden.
Soylu doğmak nedir ki, seni sevmek elverir,
Parlak urbalardan hoş, servetten daha zengin.
Bana şahinden, attan daha fazla zevk verir;
Bende bütün övünçler, benim oldukça sevgin.Derdim şu ki hepsini birgün alır kaçarsın,
Yoksun kalan gönlüme sonsuz dertler saçarsın.
O şöhretli günlerin bir gün biteceğini, yaşlanacağımı, hayranlarımın beni terk edip de tek başıma Galata’daki şu döküntü evde bir kediyle baş başa kalacağımı hayal bile edemezdim.
Şüphe konusu
İçinde pislik bulunmasından şüphe edilen fakat kesin olarak bilinmeyen bir havuzdan abdest almak caizdir. Böyle bir durumda kişinin araştırma yapması veya kesin bilgi elde edene kadar abdest almaktan kaçınması gerekmez.
Buna delil olarak Hz. Ömer’in (r.a.), Amr b. Âs’ın havuz sahibiyle ilgili sorduğu bir soruda: “Ey havuz sahibi, bize (olumsuz bir şey) söyleme” dediği rivayet edilmiştir. Bu rivayet Muvatta’da geçmektedir.
Ayrıca, evin köşelerine konulan su küplerinden içmek ve abdest almak da, suyun kirli olduğu bilinmediği sürece caizdir.