ey mahpus arkadaşlarım! Hangisi daha makuldür; birbirinden ayrı pek çok rab(bın varlığına inanmak) mı, yoksa bütün varlıklara egemen bir tek Allah(a inanmak) mı?
.. o adamlardandır ki insan ellerini ellerine koyacak olursa onlarda hissedilen manevi temizlik sıcaklığıyla hayatın birçok kötülüklerinden kalpte ortaya çıkan buzların eridiğini duyar..
tüm güzelliklerden bir torba dolusu olsun saklanabilse ve zor zamanlar için bir kenara koyulabilse keşke! Gerçi o zaman yapay kokulu yapay çiçekler olurlardı elbette. Her gün yanımızdan geçip gidiyor dünyanın bereketi; her gün açıyor çiçekler, parlıyor ışık, gülüyor sevinç. Bazen minnettarlıkla doyasıya içiyoruz bu bereketi, bazen de bıkıp hırçınlaşıyor, adını bile anmak istemiyoruz, oysa etrafımızda her daim bir dolu güzellik var. Zaten sevincin en güzel tarafı, tesadüfi ve bedava olmasıdır; özgürdür sevinç ve tanrının armağanıdır herkese, ıhlamur çiçeğinin esip gelen kokusu gibi.
Çiçeklerde ya da başka şeylerde, uzanıp toplayacağımız, alıp eve götüreceğimiz, daha sonra, soğuk kötü zamanlarda teselli olacağımız bir şeyler neden geriye kalmasın?