Haçlı Batı ve Yerli İşbirlikçilerin Anadolu ile İlgili İştahını Artıran Sebep Nedir? Türk Devrimi Sonucu Nasıl Değiştirecek?
İki sebep var;
✓ Birincisi tek yetki yönetiminin ve tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek isteyen işbirlikçi zihniyete olan güven. Bu sebeple bu iki çürüme ve yıkım anlayışını barış adı altında yan yana getirmek istediler. Tutmadı, tutmayacak.
✓ İkincisi Türkiye Cumhuriyeti devletinin özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı dayatması ile demografik yapı değişikliği dayatması sonrası İran üzerinden danışıklı dövüş oyunu içinde başta petrol ve doğalgaz enerji bağlılığı ile ekonomiyi daha fazla zayıflatmak. Masa başında pazarlık ile bin yıllık kinin yüz yıllık hınç dolu niyetin tehdit ve taviz ile sonuç alma gücünü artırmaktır.
İran ulusunun dağılmayan, bilinmeyen, parcalanmayan iradesi ile haçlı batının bölünmüş gibi bir algı üreten aldatıcı saldırganlığı nato bağlantılı Anadolu ve Türk ulusu üzerinde oynanan bir oyunun parçasıdır. Küresel çete Çin ve Rusya'yı da farklı etkiler ile Ukrayna'da süren savaş ile bu dümenin bir parçası olarak sürüncemede bırakıyor.
Bunu yeryüzünde ilk doğru okuyan ve buna karşı tedbiri ilkeli bir şekilde savunan Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmay yurttaş askeri Nutuk kitabının devamını yazan Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı oldu. Çareyi yönetimin ortak kolektif akla devretmek ve kamulaştırma devrimi ekonomisi ile kapitalizmi bu kararı alarak yerle bir eden fırsatı tarihin haklıyı korumak ahlakı adına akışı yarım kalan devrimi tamamlayacak devrim ile değiştirecek. Bunu engellemek için soykırım suçu işleyenlerin artık iflah olması mümkün değildir.
Tek yetki hakikati görmek zorunda kalacak ve Türk ulusundan 15 Temmuz özrü dileyerek yarım kalan sermaye ve siyaset ayağını da yönetim ve kamulaştırma devrimi
İtibar İsrafında Israrın Ağır Bedeli
Küresel ve yerli işbirlikçi tefecilere en yüksek faiz ödeyen ülke olmamızın sebebi nedir?
2,7 milyar bütçe faiz ödüyor. Açlık ve yoksulluk sınırı altında kalan milyonlarca emekli insana on dokuz günlük faiz ödemesi kadar ödeme yük olarak görülüyor.
Tefecilere ödenen faiz yük olarak görülmüyor.
Tefecilere ödenen faizi de yoksulluk ve fakirliği milyonlarca insanın zenginlere kaynak aktararak sabitlenen bir düzen de çaresizliği büyütülen insanlar ödemek zorunda kalıyor.
Özelleştirme talanı bu günkü vahşi soygunu üretti. Üretim ve hizmet araçları küresel ve yerli işbirlikçi tefecilerin eline geçti. Karşılıksız basılan paranın zaman değerini bile bu tefeciler cebe indirdi.
Özelleştirme eleştirisi yapan bir siyasi parti veya medya niye yok? Daha doğrusu bunun çaresi kamu ekonomisidir diyen yurttaş ahlakı dışında kimse niye yok.
Her yıl bir yıl sonra düzelecek diyerek inşallah maşallah ile ülke yönetilir mi? Artık yönetilebilir olmaktan çıktı.
Dini siyasete alet ederek iktidar olan küresel ve yerli işbirlikçi yasal tefecilere üretim ve hizmet araçlarını yok pahasına satan, maden ruhsatlarını ucuza satarak doğal kaynak talanı yapan, demografik yapı değişikliği adı altında ulusun hakkını emperyalizmin çıkarına planlara heba eden bir zihniyetten başka ne tür bir sunuç beklenir ki?
Yaşama, yürütme ve yargı erki ayrı ayrı bağımsız egemen güç olmadığı müddetçe bir kişinin tehdit ve taviz siyasetine hizmet ettiği müddetçe ülkede ne faiz belası biter, ne yaşam pahalılığı son bulur yasal tefecilik cebini doldurmaya devam eder.
Resmi istatistik kurumu TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranını dünya da otuz beş ülkenin enflasyon oranını toplamı ile bile yakalamak mümkün değil ise biz oturup bu beceriksiz yetkiye hala ülkeyi neden yönettiğimizi
Stoa felsefesi tarihlendirme açısından üç ana döneme ayrılır ilk dönemi eski stoa olarak bilinmektedir başlıca temsilcileri arasında Zenon,kleanthes ve khrysippos yer alır. İkinci dönemi ise Platon ve Aristoteles düşüncelerinin daha ağırlıklı kazandığı orta stoadır.bu dönem katı ahlak kurallarının törpülendiği ve Stoa‘nın Roma dünyasına aktarılma başlandığı dönem olarak bilinir. en tanınmış temsilcileri Poseidonois ve panaitios’tur.son dönem ise Roma stoası veya genç dönem stoası olarak alınır.Roma stoasının en ünlü temsilcileri Romalı genç Seneca,epiktetos ve imparator Marcus Aurelius tur.
Yayınlama aşamasından sonra belki de tüm süreçler kadar önemli bir nokta varsa ilgili kampanyanın raporlanması aşamasıdır. Bu Evren kendi içerisinde çeşitli aşamaları barındırmaktadır. Ajansların ilgili pazarlama veya sorumlu birimle yapacakları görüşme çok daha teknik detaylarda olabilirken, üst yönetim ile yapılacak görüşme veya sunuç esnasında, ilgili dilin daha Yalın ve kolay anlaşılır bir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu tarz çalışmaların sunumlarında görsel kalitenin de yüksek olması, ilgili etkileyiciye dair özet bilgilerin yer alması, sunumun çok net ve kısa bir şekilde hazırlanması, tüketici reaksiyonlarına yer verilmesi gibi detaylar da genellikle raporlamaya pozitif katkı sağlayan detaylardır.
Net düşünmek zahmetlidir. Bu yüzden, olası zarar ufaksa fazla kafa patlatmayın ve hatayı kabul edin. Hayatınız daha kolaylaşır. Hayatta az çok güvenli şekilde ilerlediğimiz sürece –ve önemli olduğunda dikkat kesildiğimizde– doğa kararlarımızın kusursuz olup olmadığıyla pek ilgilenir gibi görünmüyor.
İncil'in başında, rahip psikolojisinin tamamı var.- Rahip tek bir büyük tehlike bilir: Bu bilimdir -neden ve sonucun sağlam kavranışı. Ama bilim genelde ancak mutlu koşullarda gelişir -kişinin "bilmek" için bol zamanı, boş zihni olmalı... "O halde insan mutsuzlaştırılmalı", -bu, rahibin her çağdaki mantığı oldu. -Bu mantıkla dünyaya ilk neyin getirildiğini görmek kolay: -"günah"... Suç ve ceza kavramı, "dünyanın ahlak düzeni", bilime karşı icat edildi -insanın rahiplerden kurtuluşuna karşı... Kişi dışına değil; kendi içine bakmalıdır. Öğrenmek için, insan akıllıca ve dikkatle bakmamalı; hatta hiç bakmamalı; yalnızca acı çekmeli... Ve öylesine acı çekmeli ki hep rahibe gereksinim duysun. -Defedin hekimleri! Gerekli olan kurtarıcı'dır. -Suç ve ceza kavramı, "acıma", "kurtuluş", "bağışlama" öğretilerini içererek -boydan boya ve psikolojik gerçeklikle hiçbir ilintisi olmayan yalanlar -insanın nedensellik duygusunu yok etmek için icat edildiler: Bunlar neden-sunuç kavramına bir saldırıdır! -Ve yumruklu, bıçaklı, nefret ve sevgideki dürüstlükle yapılan bir saldırı değil! Tersine, en korkak, en kurnaz, en alçak içgüdülerin saldırısı! Rahibin saldırısı! Asalağın saldırısı! Soluk benizli yeraltı kan emiciliğinin vampirliği!