SÜPRİZ ÖDEV
Tatlı bir yaz sabahı pencereden içeriye girip odayı dolduran güneş ışıkları Ege’nin yüzünü ılık ılık gıdıkladı. Ege, uzun zaman sonra ilk kez bu sabah erken kalkmakta hiç zorlanmadı. “Bugün! Nihayet bugün!” diye sevinçle yataktan fırladı. Normalde annesi en az üç kere, “Haydi Ege!” diye bağırmadan uyanmazdı. Özellikle o üçüncü “Haydi!” yok muydu? Daha sert, daha bir anne tarzı olurdu! Ama bugün bambaşkaydı. O, daha annesi seslenmeden, bir kuş gibi hafif ve heyecanlı bir şekilde uyandı. Çünkü bugün okulun son günüydü ve sabırsızlıkla beklediği yaz tatili başlamak üzereydi. Dokuz yaşındaki hangi çocuk yaz tatilini hiç çekmezdi ki!
Sayfa 5
Kitap Alıntısı
Hayatta hiç süpriz kalmadığını kim söylemişti?
Sayfa 126 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bahadır Berk tarafından kaleme alınan “Görece” arka kapakta yalnızca kitap alıntısı bulunması sebebiyle konusunu gizemli tutan ve bu gizemin hakkını da fazlasıyla veren sürprizli bir ilk roman. 21 yıldır evli bir çiftin hikayesiyle başlayan, okurunu kadın-erkek ilişkileri üzerine düşünmeye davet eden, yazarının hukukçu kimliği sayesinde gerçek hukuki süreçlerle beslenen, gizemi yüksek ve süpriz finalli bu kitabı oldukça beğendim. Yazarın dilini ve akıcı anlatımını çok beğenmekle beraber karakter duygu durumundaki detaylandırmalarını ve sinematografik anlatımını çok sevdim. Merak duygusunu sonuna kadar diri tutan hikayesinde finale yaklaşırken ara ara okura verilen sinyalleri yakalamış olsam da bu kapsamda bir son tahmin etmemiştim. O yüzden benim için oldukça keyifli bir okuma süreci oldu, tavsiye ederim
Süpriz gibi bir gün
Şu son üç gün boyunca önemli tek bir şey oldu, o da hiç birşeyin olmamasıydı.
"İnsana dokunan genellikle hep küçük şeylerdir, özellikle de bir süpriz, bir hediye son derece sıradan ve hoşlandığı bir şey."
Süpriz Son
Çünkü ümitsizlik ile kendime soruyordum: Benim gibi bir adam bu toplumda birşey yapabilir mi? Sahip olduğum fikir tarzı ile hangi kimselerle, hangi grupla, hangi zümre ve tiple iş yapabilirim? Benim gibi aykırı biri, bir uygunluk kurabilir mi? Soruyordum; ümitsizdim, ama şimdi çok ümitliyim. Öyle ki bütün hayatım boyunca bu kadar mutmain ve ümitvar olmamıştım. Bunun sebebi aydınların dersime ve kitaplarıma yönelmeleri değildir. Benim için büyük bir iftihar ve ümit ışığı belki işitmiş olduğum ve işitiyor olduğum küfürlerdir.