şimdi ey kış diyorum ne kadar sürersen sür yaz güzeldi ve sapsarıydı herkes doydu ve eylendi oyunlar oynandı oteller ve sokaklar da sapsarıydı kimler ne konuştu ne yitirdi ne kazandı ama bir şey vardı eksilen ya da çoğalan kumun altında mı denizin üstünde mi masalarda mı
Sayfa 578 - Ekinoks·Kitabı okuyor
bir kişinin, dünyada hiçbir zaman dıştan da centilmen olamayacağına babam inanmıştır. Der ki, ne kadar cila sürersen sür, ağacın damarını saklayamazsın, sen cila vurdukça damar da kendini dışarı vurur,
Sayfa 246
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yeni bir kelime var Hep dağlara bulutlara doğru yürür uyurgezerler Akraba arar vadilerde Yeni bir akraba cüzzamlılar Bir kurtulmalık bekler ufuklardan Esir fıçılarında yıllanmış köleler Çözülen şimal bağlarında Küflenmiş üzüm kefenleri Sülük sebilleri Büyü devletinin höyükleri Hepimiz için çek çileyi Ey Mekke sabahlarının konuğu İçimizde yağan yağmurdan Saçlarımızdaki çiğden Bir havuz taşıyan kaya kovuklarına İbrahim bucaklarına Yaprak yaprak açıp okuyan Hira'yı Orada kabul eden ilk kelimeyi Öğretmen gibi ders veren öğrenci Cebrail'i Cebrail en yüksek matematik Yok eden geometrileri Bir sembol ülkesi bir cebir ili Arılara bal yaptıran Şarap doldurtturan en soy kafatasına Çocuk doğurtan Üçyüz yıllık uykuları Sur gibi burçlar gibi yükselten Ölü dirilten Karınca konuşturan Ay bölen bir bilginin dili Tanrı sesi
Şiir
BATI KOROSU o les eveils et reveils des reves des abeilles du matin Les cas de separation de nous des nuits de Satan Les crepuscules des hommes incarnes des sultans Ressuscites des jardins argentins du temps de l'Ottoman La lune est la seule souveraine des deserts fremissants Descend et monte sur les chameaux fluorescents fleurissants Une verite pour l'humanite connaissante Pour la cite propheetique un licite document Böl ayı yıkalım ayın ve Ev'in içindeki yapıları Atalardan miras biçimleri Tazeleyelim beyaz badanayı Döndürelim üzümü üzüm sınırına Kanı kan sınırına Anne diyelim kardeş diyelim çocuk diyelim kadınlara Sıfır yüzdesinde tutalım faizi Gömmeyelim toprağa Varlığından utandığımız kızı Böl ayı kurtar saralıları Ay çarpmışları Bir sülün Gibi elim sana dönerse Ay bölün Bir gülün Ateşten geçişinde Ne taşıdığını yüreğinde An bölün Ocakların ağıtını yansıt Babasız kalan çocuklar için
Sayfa 250·Kitabı okuyor
Şiir
Karun kadar malın olsa ne fayda
Aklım vardır diye söyler tabipler Lokman gibi dilin olsa ne fayda Son nefeste söylemezse bu dilin Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Malım vardır diye benlik edersin Ecel şerbetini birgün içersin Başın açık yalın ayak gidersin Karun kadar malın olsa ne fayda Sen ne kadar alim olsan kardeşim Allah için akmıyorsa göz yaşım Eğer iman olamazsa yoldaşım Dört kitabı yutmuş olsan ne fayda Sur çalıp da gökler yere inince Denizler kuruyup sular bitince Dağlar taşlar kopup yere inince Bütün dünya senin olsa ne fayda Bir gün olur götürürler evinden Hakkın kelamını kesme dilinden Kurtuluş yok Azrailin elinden Beş yüz sene ömrün olsa ne fayda Sen söylersin senin bir çift sözün var Çalarsın çarparsın oğlun kızın var Şu dünyada üç beş arşın bezin var Çün bedesten senin olsa ne fayda
Sur çalıp da gökler yere inince Denizler kuruyup sular bitince Dağlar taşlar kopup yere inince Bütün dünya senin olsa ne fayda