İtalya. Yaz. Öğleden sonra ağustosböceklerinin sesi.
Odam. Onun odası. Tüm dünyayı dışarıda bırakan balkonumuz.
Balık tutmayı öğrendiğim yaz. Çünkü o hoşlanıyordu.
Koşu yapmaktan hoşlanmayı. Çünkü o hoşlanıyordu.
Ahtapottan, Herakleitos'tan, Tristan'dan hoşlanmayı..
Bir kuşun öttüğünü duyduğum, bir bitkiyi kokladığım ya da sıcak, güneşli günlerde ayaklarımın altından buğu yükseldiğini hissettiğim ve tüm duygularım daima tetikte olduğundan, tüm bunların kendiliğinden ona doğru koştuğunu gördüğüm yaz.
Bach, Zion Hört Die Wächter Singen (From "Cantata Wachet Auf, Ruft Uns Die Stimme", Bwv 140)·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Ne tür önemli şeyler ?"
"Ne tür şeyler olduğunu biliyorsun. Şu ana kadar herkesin içinde bunu en iyi bilecek kişi, sensin."
Sessizlik.
"Niçin söylüyorsun bana bunları ?"
"Çünkü bilmen gerektiğini düşündüm."
"Çünkü bilmem gerektiğini düşündün." Sözlerimi yavaşça tekrarlayarak bunların tam anlamını kavramaya çalışıyor, süzgeçten geçiriyor, sözcükleri tekrarlayarak zaman kazanıyordu.
Demir, biliyordum, kızgın tavındaydı.
"Çünkü sen bilesin istiyorum," sözleri döküldü ağzımdan.
"Çünkü bunu söyleyebileceğim senden başka hiç kimse yok."
İşte, söylemiştim.
Sayfa 76 - you know what things that matter.·Kitabı okudu