Jules Michelet "en karamsar zamanımda, gelecek kaygısının olduğu, düşmanın kapıda olduğu bir dönemde, iç düşmanlarımın benimle her daim alay ettiği bir günde, bir perşembe sabahı, her yer karla kaplı iken ateşsiz evde akşam eve ekmek gelip gelmeyeceğini de bilmiyorken benim için her şey bitmiş gibiydi. Bir anda kendimi toparlayıp içimde beliren stoacı bir canlılık hissiyle, soğuktan donmuş elimi meşe masama vurdum. Gençliğim ve gerçekten canlı bir istek uyandı içimde... Bu eril canlılığı içimde hissetmeme neden olan kimdi? Her gün beraber olduğum kişiler yani en sevdiğim yazarlar. Gün geçtikte bu muhteşem grup beni biraz daha çekiyordu."
Ancak Atatürk yine diyor ki, "Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir, doğa bilimleridir. Bundan başka kılavuz aramak aymazlıktır, sapkınlıktır, cehalettir." Bunun konumuzla ilgisi şudur: Kemalizm, ortalıkta doğa yasası diye dolanan varsayımlardan herhangi birinin yanlış olduğunu düşündüğünüz takdirde, onun yanlışlığını ispat ederek yerine daha iyisini koymanızı tavsiye eder. Zaten insanlık bunu yaparak Aristo yasalarının yerine Newton yasalarını, sonra onların da yerine Einstein yasalarını koymamış mıdır? Yani Kemalizm bizlere yasalara karşı çıkacaksak, önce yasanın niçin yanlış bir temele oturduğunu göstermemizi, ondan sonra onun yerine daha iyi bir yasa koymamızı söylüyor.
Her zihin bir patlamayla doğar, şişer ve genişlemeye devam eder. Ancak sadece bazıları mükemmel dengeye ulaşır. Diğerleri yüksek yoğunlukları yüzünden çöker. Bu, onların sonu değildir. Bu, onların kapandığı andır. Her şeye ve herkese kendilerini kapattıkları an