"Gözü bağlı ebe oyununda çok başarılıyımdır. Aslında oyunun adının bu olmadığını biliyorum ama kör kelimesini sevmiyorum. Gözü bağlı demeyi tercih ederim, çünkü oyun oynarken sadece oyun bitene kadar karanlıkta kalıyorsun. Gözü bağlı ebe oynadığımı, uyanınca gözlerimin hâlâ bağlı olduğunu anlayıp bağı çözdüğümü ve yeniden iyi görebildiğimi hayal etmek hoşuma gidiyor."
"Gençken etkiye açık oluyoruz ve bir anlam ifade etmen gereken herkes, yıllarca sana bir hiç olduğunu söylerse, buna inanmaya başlarsın. Ve yavaş yavaş bir hiç olmaya başlarsın."
"Ne de olsa tek bir doğru cevap vardı. Kendi kendine düşünerek bulduğu cevap, o anın doğru cevabıydı. Youngju hayatın doğru cevaplara sarılarak yaşamak, kimi zaman o cevapla çarpışıp, o cevabı deneyimlemekten ibaret olduğunu biliyordu. Derken bunca zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu fark ettiğimiz an gelirdi. O zaman, tekrar bir başka doğru cevaba tutunup yaşamaya devam ederdik. İşte bu bizim küçük, sıradan yaşamımızdı. Böyle böyle doğru cevaplarımız sürekli değişime uğrardı."
Sözcükler birbirine karışınca hiçbir şey anlatmaz olur. Sözler ; tatmadığı bir duygu hakkında akıl yürütmeye kalkışan zavallı bir adamın acınası çabası.
"Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz."
"Kayıp mı ? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada ?"
"Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz."
"İyi ya, boş değildi kucağım."
"Ama yandınız, kül oldunuz."
"Ama vardım, kül bunun kanıtı."