Buhranlarımız Üzerine
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 00:00
Bu eseri, katıldığım bir kitap tahlili vesilesiyle edindim. Normal şartlarda Sait Halim Paşa’nın sadece "Buhranlarımız" adlı eserini okuyacaktık; ancak bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Zeynep Akan Yetişir tarafından hazırlanan "Buhranlarımız ve Son Eserleri" adlı derlemeyi tercih ettim. Kitabı bitirdiğimde, bu tercihimin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha anladım. Zira bu çalışma, Sait Halim Paşa’nın toplumsal yapı, din, toplum ve hayata dair neredeyse tüm düşüncelerini bir araya getiriyor. Farklı mecralarda kaleme aldığı eserlerin modern Türkçeye uygun, akıcı ve sade bir dille birleştirilmiş olması, kitabın değerini artırmış. Eserin İçeriği ve Bölümleri Kitap, Zeynep Akan Yetişir’in paşanın hayatı ve eserlerini ele aldığı giriş bölümüyle başlıyor. Devamında ise yedi temel eser ve mahkeme tutanakları yer alıyor: Meşrutiyet: Sait Halim Paşa, II. Abdülhamid döneminde yaşanan meşrutiyet tecrübelerini; meşrutiyetin toplumsal etkilerini, nasıl uygulanması gerektiğini ve mevcut anayasanın Osmanlı toplum yapısına uygunluğunu derinlemesine tartışıyor. Taklitçiliğimiz: Paşanın orijinal adıyla "Mukallitliklerimiz" olarak kaleme aldığı bu bölümde; Osmanlı aydınlarının, padişahların ve paşaların Batı’yı körü körüne taklit etme arayışları eleştiriliyor. Doğu medeniyetinin bir kenara itilmesinin yanlışları ve Batı’dan nelerin, ne ölçüde alınması gerektiği sorgulanıyor. Fikri Buhranımız: Dönemin Osmanlı toplumunun zihniyet yapısı mercek altına alınıyor. Toplumun demokrasi, meşrutiyet ve monarşi gibi yönetim biçimlerine bakışı ve içinde bulunduğu düşünsel karmaşa irdeleniyor. Cemiyet Buhranımız: Fikri buhranın toplumsal yansımalarına odaklanan bu bölümde; yabancı tesirler, eski kurumlar, eşitlik kavramının yol açtığı sorunlar ve en
Tarih
Buhranlarımız ve Son EserleriSaid Halim Paşa · İz Yayıncılık · 2020525 okunma
9/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Mithat Cemal Kuntay'ın _Üç İstanbul_ kitabında başkarakter Adnan ile Dağıstanlı Hoca (Ömer Ziyaeddin Dağıstanî) arasındaki sohbette, Dağıstanlı Hoca memleket idaresi hakkında şöyle ifadeler kullanır: "İnkılap yaptınız diye bugün boynunuza sarılanlar, yarın boğazınıza sarılacaklar. Hükûmet kuvvet değildir, vasıtadır. Bir memlekette asıl kuvvet, bir fikri temsil edenlerdir. Başka memleketlerde sahici fikir zümreleri var. Bizim memlekette hakiki fikir yok; bizde üç yüz seneden beri fikir diye tek şey var: Taassup! Taassup olan yerde siz halkı fikir idare eder sanıyorsunuz. Taassubun olduğu yerde halk kafası ile değil, gözleri ile düşünür. Bu gözleri idare etmeyi bilemeyeceksiniz. Kendinize düşmanlığın en büyüğünü siz kendiniz yapacaksınız. Kalabalık karnıyla düşünür, gözüyle öğrenir, kalbiyle kızar. Avamın midesindeki yeniçeri kazanını tanımıyorsunuz. Halkın gözünü rahatsız etmemek için hiç değişmemeye mecbursunuz. Eski ceketinizi çıkaramayacak, eski evinizden çıkamayacaksınız." Bir İttihatçının bir diğerine söylediği bu sözler, tarihin yargısı sonucunda haklıdır diye düşünüyorum. Fikir doğru bile olsa taassubun olduğu yerde fikrin öneminin kalmadığını tarih, gözlerimizin önüne eski bir paçavra gibi fırlatmıştır. Bir fikrin yaşaması için taassubun yıkılması şarttır.
Edebiyat & Roman
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,388 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Davamız İslam, sözümüz tevhid, hedefimiz hidayet.
8/10
·272 syf.·
2026 22. kitabı
Kitabı ilk sayfalarda çok sevmesemde, kitap bittikten sonra herkesin okuması gerektiğinin kanaatine vardım. Kitabı okurken yer yer yapılan eziyetlerden dolayı sinirden damarlarım şişti; yer yer güldüm, yer yerde çok ağladım. Kitap tamamıyla tevhid inancına uymasada çok güzel bir kitap. İslami yaşamı güzel anlatıyor. Kitap en çok Kürtlerin çektiği eziyetlerin üstünde durmuş ve PKK denilen *t örgütünün nasıl bir pislik olduğunuda satırlara güzel bir şekilde anlatılmış. Asılsız ihbarlarda verilen yanlış bilgilerden dolayı Müslüman Kürt insanların dehşet şekilde eziyetlere maruz kaldığını(Hafize Ana’yı), ağlayarak okudum kitapta. Polislerin vicdansızca, merhametten yoksun bir şekilde sadece “Müslümanım” diye din kardeşlerimize yapılan eziyetleri okurken içim gitti. Kitapta ilk başta sadece 28 Şubat olayını anlatacak diye düşündüm ;ama müellif Türk, Kürt’lüğü de anlatmış. Davanın Türklükle Kürtlükle olmaması gerekttiğini; asıl davanın yalnızca ama yalnızca İslam davası olduğunu çok güzel kaleme almış. Ne yazıkki Türklerin Kürtleri çoğu yerde afaroz ettiğinden dolayı; Kürtlerin kine kapılıp dağa çıktığını(Tabi bu kandırılıp dağa çıkan kişiler; bide niyeti tamamıyla Bazı güruhların tasmalısı olmak için çıkan beyinden noksan dinden bi haber yaratıklar var.), bu tutumlarının çok yanlış olduğunu da anlatmış Müellif . Dinsizlerin en büyük hedefi Türklük Kürtlük olaylarını çıkarıp Türkiye’de iç karışıklık oluşturmaktı ve tabii en büyük hedefleri en büyük düşmanlıkları her zaman temiz, pak olan İslam’a oldu. Bizim davamız yalnızca İslam’dır. Bize yasak kılınan Irkçılık, kavmiyetçik milliyetçilikten ırağız. Kitapta Hafize Ananın dediği gibi: Irkçılık körü körüne bir ırkı veya bir kavmi üstün sayarak diğer kavimleri hakir görmektir. Bu ise adaleti, hak ve hukuku sarar.
Din
Kod Adı HafizeMahmut Kılıç · Dua Yayıncılık · 2015185 okunma
Puan vermedi
Hüseyin Rahmi Gürpınar okumayalı çok uzun zaman oldu. Mizahını özlemiştim. Gürpınar halkı, sokağı çok iyi tanıyan ve yansıtan bir yazarımız. Bu kitapta taassup ve yeniliğin savaşını günümüzde halen aynı kelimelerle, aynı savlarla tartışılan evrim teorisi üstünden anlatıyor. Kitapta Filozof Mualla Efendi ile onun evrimi anlatan yazılarına şiddetle (iki anlamda da) karşı çıkan ve toplumun tutucu tarafını temsil eden Enis Buhari'nin çekişmesi konu olmuş. Ancak bunun dışında toplumdaki batıllar, kocakarı dedikoduları, mahalle ağzı, adetler ve daha bir sürü şeyi bulabiliyorsunuz. Okurken kesinlikle sıkmıyor. O dönemde yani 1934'te kitap gazetede tefrika edilmiş ve 113 sayı sürmüş. Gürpınar, bir okuyucusundan gelen mektubu da kitabın sonuna ekleyerek ne kadar nokta atışı yaptığını göstermiş. Tavsiye edilir efem, okuyunuz.
İnsan Önce Maymun muydu?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Everest Yayıncılık · 2012152 okunma
Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi; He is an enlightened writer with a strong oratory who dominates all fields such as journalist, story and novel writer, philosopher of history and contributes to the enlightenment of the society he is in, transferring his knowledge and experience to all segments of society. He wrote about the renewal movement that started with the Tanzimat in his works and he became a guide by writing his writings for information purposes. He read a lot of French books, gained knowledge about literary movements and transferred them to his works with his own interpretation. Ahmet Mithat Efendi is the leading name in the works of the Tanzimat Period. He conveyed his existing experiences both in his novels and his works such as Müşahedat, Taffüf, Mesail-i Muğlaka, Ahmet Mithat Efendi, Edebiyat Yazıları 1 and 2, he became one of the most enlightened writers of Turkish novelism, and he deserved to be known as a novelist because he was mostly engaged in novels among prose genres. Ahmet Mithat Müşahedat criticized Emile Zola in his introduction titled 'Hasbihâl with Kâriîn' in his work titled Müşahedat and described the situation of Emile Zola, who wrote with a naturalist perspective of French society, from a critical point of view. Mithat Efendi wrote almost all his works to guide and educate people. And for this reason, according to him, transferring the events existing in the society as they are, instead of educating people, he was worried about leading them down the wrong path and therefore he opposed the Turkish society to read Emile Zola. Ahmet Mithat is a socialist and devoted writer. His aim to educate the public has led him to address the problems of the people. In this respect, he is in a way the sociologist of his period. Naturalism is established through the
Edebiyat & Roman
Emile Zola Hayatı ve Edebi FaaliyetiMihail Barro · Dorlion Yayınevi · 00 okunma
7/10
·263 syf.··
2025 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 22:04
Yeşil Gece, Reşat Nuri Güntekin’in eğitim, aydınlanma ve taassup çatışmasını ele aldığı toplumsal bir romandır. Ali Şahin karakteri üzerinden Cumhuriyet’in yenilikçi eğitim anlayışı savunulur. Akıcı diliyle dikkat çeken eser, mesajını yer yer fazla doğrudan vermesi ve karakterlerin tek yönlü kalması nedeniyle eleştirilebilir. Buna rağmen dönem ruhunu yansıtması ve düşündürücü yönüyle önemli bir roman.
1000Kitap
Yeşil GeceReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20184,468 okunma