Modern ya da beşerî güç odakları, kendi otoritelerini kabul ettirmek için her an göze batan bir tehakküm (baskı) aygıtı kullanmak zorundadır. Sesi çok çıkan, sürekli tehdit eden ve göze parmak sallayan bir güç gösterisi...
Ancak El-Hakk olanın egemenliği böyle tecelli etmez. Kainattaki nizam, tabiat kanunları, sükunetle dönen dünya ve insanın kendi fıtratı; üzerimizde gürültülü bir baskı kurmaz. İnsana bir irade ve alan tanınmıştır. Fakat bu sükunetin arkasında öyle muazzam bir hakikat vardır ki, akl-ı selim ile bakan biri için O’nun "Hak" oluşu apaçıdır, doğrudan kalbe ve akla nüfuz eder.