yepyeni bir hata için iniyorum Akdeniz'e
Meryemoğlu sanıp ben zavallı ademi
çarmıha çaktılar orda çok zaman önce.
Çok zaman önceydi ki otobüsler
mermer sütunlu şehirlerden sahil çardaklarına
nice yılgın havarilerle gidip geldi.
Hepimiz, yani taflan çiğnemekle güzelleşen çocuklar
havariler karşısında harami
Ne biçim bir sestir şu bizim dalgınlığımız
Bir tayın dişinde ince bir taflan
Az yaşlı bir kadında göğüs uçlarının
Yanarak sımsıcak bir kedinin ağzından
Dönüşüp iç çekmesine gece kuşlarının.
Doktor Andrey Yefimıç, başına soğuk kompres yapılmasını ve taflan suyu içirilmesini tembihledi, üzüntüyle başını sallayarak ev sahibesine bir daha gelmeyeceğini söyledi çünkü insanlar aklını kaçırmaktan alıkoyulmamalıydı.
Bu kelime şu dizeden yuvarlanmıştır
Beyaz bir gecenin hayaliyle girdiği şiirden
Yedeğe çıkarıldığı için belki bu yitik şiirin
Kokusuyla küllenmiştir
Genzini temizleyen kalemin kölesi oysa
Alevlere teslim köpük köpük Alevlere
İpekten sükunuyla usulca akıp
Yüzünü bayılmıştır kandilli sayfalara
Ondandır taflan bordosu ağlaması
Bu sarhoşluğun içinde Boğaziçi’nin esrarlı güzelliği, bahçeden yayılan mis gibi taflan, yasemin, ıhlamur kokuları, ilk kez bir Osmanlı evinde bulunuyor olup mangala sürülen cezvede yapılan kahveyi içmek…