Skolastik felsefenin son döneminde etkisi büyük olan Aristo telescilige karsi Rönesans'la birlikte, patristiğin ilk döneminde ki gibi bir Platonculuk akımı baslatilmistar. Istanbul'dan Floran sa'ya giden Georgios Gemistos Plethon (1355-1450), o dönem Floransa devletinin yonetiminde bulunan Cosimo Medici (1389-1464)'nin destegivle, 1459 vilinda, Floransa'da Platon akademisini kurdu. Burada Hıristiyanlığın yayılmasında daha etkili olacaği düşünülen Platonculuk Aristotelesçilige tercih edilmis oluyordu. "Floransal Platoncular bu sürecin sonunda, Plotinos'u Platon'dan ayıran sinırı ortadan kaldırdılar ve Yeni Platonculuğa kaydılar."14 Rönesans'in Platoncuları olarak Co simo Medici'den sonra Trabzonlu Bassilus Bessarion (1403 1472), Marsilius Ficinus (1433-1499), Giovanni Pica della Mi randola (1463-1494) gibi isimleri saymak gerekir.
Skolastiğin son dönemi, pozitif bilimlerle beşeri bilim ve disiplinlerin büyük bir hızla, belirgin bir ayrılığa doğru gittiği bir dönemdir. Bu dönemin ilk önemli filozofları, bilim ve matematiğe önem vermemesi nedeniyle skolastiği eleştiren Fransisken rahip Roger Bacon (1214-1294), yine Fransisken mezhebine mensup Duns Scotus (1265-1308) ve Ockhamh William(1300 1349)'dır
İlk yüzyıllarda Augusti nus'un etkisiyle yaygınlaşan Platoncu gelenek, Skolastik dönemle birlikte ağırlığını kaybedip, yerini Aristotelesçi (Peripatisyen) geleneğe bırakmıştır. Dini eğilimlere daha yakın duran Platoncu geleneğin, yerini Aristotelesçiliğe kaptırmasıyla, daha rasyonel, daha seküler bir anlayışın gelişmesine zemin hazırlayan realizm-nominalizm tartismaları alevlenmiş, Rönesans'ta iyice belirginleşen bir ayrışma ile önemli bir noktaya gelinmiştir. Artık sanat, felsefe ve bilim, dinin egemen olduğu bir statüden, duyuların ve aklın egemen olduğu “doğalcı” bir yola girmiştir.
Fakat günümüz Amerikalısı, Riesman'a göre, 'dış dün yayla yönlenmiş' bir birey olmuştur artık. Dikkat çekecek ka dar farklı olmayı değil, toplumun içinde kaybolacak kadar uyumlu biri olmayı tercih etmektedir.
Meksikalı bir göçmenin ailesine dediği gibi, "Amerikalılar gerçekten iyi insanlar ama bir konuda çok hassaslar. Onlara asla birer 'ceset' olduklarını hissettirmeyeceksin."