Felsefe ve siyasi yazılar' a
10/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:12
Bu kitap, Einstein'ın fizik dehasından çok insan tarafını tanımak isteyenler için yazılmış bir metin. Sayfaları ilerledikçe karşınıza formüller değil, savaş, özgürlük, din, eğitim, bilim ve insanlık üzerine düşünen bir zihin çıkıyor. En etkileyici yanı ise kesin cevaplar vermekten çok okuru düşünmeye zorlaması. Einstein'ın birçok konuda kendi fikirlerini sorgulayabilen biri olduğunu görmek, onu yalnızca büyük bir bilim insanı değil, aynı zamanda güçlü bir entelektüel olarak da gösteriyor. Kitabı okurken her düşüncesine katılmak zorunda değilsiniz, katılamayabilirsiniz de. Hatta bazı görüşleri bugün bile tartışmaya açık. Fakat tam da bu yüzden değerli. Çünkü iyi kitaplar, okurların inançlarını doğrulayan değil, onları sınayan kitaplardır. Benim Gözümden Dünya da bunu başarıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey Einstein'ın zekasından çok düşünme biçimi oldu. O dünyaya cevap vermeye çalışan biri değil, önce doğru soruları sormaya çalışan biri. Belki de onu sıra dışı yapan asıl özellik buydu kim bilir.
Benim Gözümden DünyaAlbert Einstein · Alfa Yayıncılık · 20201,783 okunma
Mevlânâ'da Ulûhiyyet Anlayışı
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Bazı kitaplar yeni bilgiler öğretir. Bazıları ise bildiğimizi sandığımız şeylere yeniden bakmayı sağlar. "Mevlânâ'da Ulûhiyyet Anlayışı" ikinci gruba giren eserlerden biri. Atilla Baran Can Çelebi bu çalışmasında Mevlânâ'nın Allah tasavvurunu, kelâm ilmi açısından incelemeyi amaçlıyor. Kitabın temel sorusu oldukça nettir: Mevlânâ'nın Allah'ın varlığı, birliği, isimleri ve sıfatları hakkındaki görüşleri İslâm düşünce geleneği içerisinde nereye yerleştirilebilir? Eser boyunca yazar, Mevlânâ'yı sadece bir şair ya da mutasavvıf olarak değil; aynı zamanda döneminin ilmî tartışmalarını bilen, kelâm, fıkıh, mantık ve felsefe alanlarına hâkim bir düşünür olarak ele alıyor. Bu yönüyle kitap, Mevlânâ'nın sadece Mesnevî'den ibaret olmadığını da hatırlatıyor. Kitabın dikkat çekici taraflarından biri, Mevlânâ'nın akıl ve vahiy arasında kurduğu dengeyi göstermesidir. Yazarın ortaya koyduğu tabloya göre Mevlânâ, ne aklı tamamen dışlayan bir anlayışa sahiptir ne de hakikati yalnızca aklın sınırları içerisine hapsetmektedir. Akıl onun için gerekli bir araçtır; ancak hakikatin son durağı değildir. Bu nedenle Mevlânâ, Allah'ın varlığına dair aklî delilleri kullanırken aynı zamanda keşf, tecrübe ve kalbî idrake de önemli bir yer verir. Eserde üzerinde durulan bir diğer konu ise Mevlânâ'nın Ehl-i Sünnet düşüncesiyle olan ilişkisidir. İnceleme sonucunda Mevlânâ'nın itikadî açıdan bütünüyle yeni veya farklı bir sistem ortaya koymadığı, genel hatlarıyla Ehl-i Sünnet çizgisi içerisinde değerlendirilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte yazar, Mevlânâ'yı belirli bir mezhep ya da düşünce kalıbına sıkıştırmanın doğru olmayacağını da vurgular. Çünkü Mevlânâ'nın asıl kimliği bir kelâmcıdan çok bir mutasavvıftır. Kitabın sonuç bölümünde yer alan önemli tespitlerden biri şudur:
Mevlâna’da Ulûhiyyet AnlayışıAtilla Baran Can Çelebi · Kabalcı Yayınevi · 20252 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·177 syf.·
2026 199. kitabı
Hazan Bülbülü Hüseyin Rahmi'den okuduğum ikinci eser oldu ve artık şunu çok iyi biliyorum ki Hüseyin Rahmi'nin şu kitabını okurken sıkıldım, zor bitirdim, hiç akıcı değil gibi eleştirilerde bulunmak mümkün değil. Eğlenceli ve mizahi anlatımıyla okuru yakalıyor, güldürüyor, eğlendiriyor ve ince mesajlarıyla da toplumumuzun genel yapısını önümüze seriyor. Bir iki eserini okumak bile onun tarzını, kalemini tanımak için yeterli. Yazar bu eserini tiyatro oyunu olarak kaleme almış, önsözde o dönem için ülkemizde tiyatronun hakettiği gibi icra edilmediğini, dönemin sanatçılarını, oyuncalarını eleştirerek her ne kadar oyun yazmış olsam da roman okur şekilde okuyabilirsiniz demiş biz okurlara. Hazan Bülbülü zengin yaşlı bir adamın kızından küçük bir kadınla evlenmesi ve bu evlilik etrafında konağında yaşanan olayları konu alıyor. Özellikle bu eserinde de oluşturduğu kadın karakterler arasındaki diyaloglar öyle ustaca, öyle incelikle yazılmış ki sanki yazar ömrünün bir kısmını kadın olarak yaşamış da kadınlar gibi düşünebiliyor, hissedebiliyor ve olayları onların bakış açısıyla değerlendirebiliyor. Kısacası kadınları çok iyi tanıyor. Böyle canınızın sıkkın olduğu, ne okusam da kafamı dağıtsam, neşem yerine gelse diye düşündüğünüzde kesinlikle Hüseyin Rahmi'nin herhangi bir kitabını okuyabilirsiniz. Kısaca kitabı yorumlamışken biz okurlar hakkında küçük bir eleştiride bulunacağım. 1000kitap uygulamasının bize sunduğu veriler bizler için neler ifade eder bilemiyorum ama gereksiz onca kitabın binlerce kişi tarafından okunduğunu görüp, Hüseyin Rahmi'nin bu kadar az okunduğunu görünce ister istemez insan üzülüyor. Hüseyin Rahmi'nin kitapları tamamen bizim içimizden çıkmış, resmen toplumumuzun kağıda dökülmüş halidir. Lütfen kendi eserlerimize de, değerlerimize de hakettikleri değeri
İnceleme
Hazan BülbülüHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,991 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 09:14
Ekmek Kavgası, Orhan Kemal’in toplumun içinden insanları anlattığı etkileyici bir hikâye kitabı. Eserde yoksulluk, geçim sıkıntısı ve ekmek mücadelesi gibi konular, günlük hayatın içinden karakterler üzerinden ele alınıyor. Fabrika işçilerinin, mahalle sakinlerinin ve cezaevindeki insanların yaşamlarından kesitler sunuluyor. Yazarın sade ve akıcı dili, hikâyelerin gerçekçiliğini artırıyor. En dikkat çekici yönlerinden biri ise zor şartlar altında yaşamaya çalışan insanların umutlarını ve hayata tutunma çabalarını samimi bir şekilde yansıtması. Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi anlayışı tanımak isteyenler için önemli eserlerden biri. Ekmek Kavgası Orhan Kemal
1000Kitap
Ekmek KavgasıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,212 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 47. kitabı
Turunç Ağacı – Jokha Alharthi | 2/5 Turunç Ağacı, Zuhur’un çocukluğundan başlayarak ailesiyle, özellikle de büyükannesiyle olan ilişkisini ve geçmişle kurduğu bağı anlatıyor. Bir yandan aile içindeki ilişkileri, kuşaklar boyunca aktarılan hikâyeleri ve Umman kültürünü okurken, bir yandan da karakterlerin anıları ve iç dünyalarıyla karşılaşıyoruz. Turunç ağacı ise kitap boyunca geçmişi, aidiyeti ve hatıraları simgeleyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kitap daha çok aile bağları, gelenekler, kadınların hayatı ve geçmişin insan üzerindeki etkisi üzerine kurulu. Anlatımı sakin ve yer yer şiirsel bir dille ilerliyor. Farklı bir kültürü tanımak açısından ilgi çekiciydi ancak hikâye beni çok içine çekmedi. Karakterlerle güçlü bir bağ kuramadım ve genel olarak beklediğim etkiyi bırakamadı. Bu yüzden 2/5 verdim.
Turunç AğacıJokha Alharthi · Timaş Yayınları · 2023282 okunma
9/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:43
Bazı kitaplar okunur ve unutulur, bazıları ise insanın içine yerleşir. Tehlikeli Oyunlar benim için ikinci türden bir kitaptı. Hikmet Benol’un karmaşık dünyasında dolaşırken çok güldüm, çok düşündüm ve zaman zaman kendimle karşılaştım. Oğuz Atay’ın dili kullanış biçimi beni en çok etkileyen şey oldu. Kelimelerle adeta oyun oynuyor; bazen bir cümlede güldürürken birkaç satır sonra insanın içine dokunmayı başarıyor. Bu yüzden Tehlikeli Oyunlar benim için yalnızca okunan değil, hissedilen bir kitaptı. Atay’ın ironisi hiçbir zaman yüzeysel değil; mizahının altında yalnızlık, yabancılaşma ve anlaşılma arzusu saklı. Ben de kitabın mizahi yönüne sık sık güldüm ama her kahkahanın ardından içimde hafif bir hüzün kaldı. Hikmet Benol ise unutulması zor bir karakter. Onu tanımak, insanın kendi içindeki karmaşayla karşılaşması gibi. Sürekli düşünen, sorgulayan, kendisiyle mücadele eden bu karakter bazen çok komik, bazen de insanı derinden yaralayacak kadar gerçek. Özellikle “Albayım” diye başlayan bölümler benim için kitabın zirvesiydi. O satırlarda hem dostluk hem özlem hem de insanın kendine tutunma çabası vardı. Tehlikeli Oyunlar, beni hem çok güldüren hem de uzun süre düşündüren nadir romanlardan biri oldu. Kitabı bitirdiğimde elimde sadece bir roman değil, zihnimde yaşamaya devam eden cümleler vardı. Oğuz Atay’ın zekâ dolu kelime oyunları ve hüzünle iç içe geçmiş mizahı sayesinde bu roman benim için sadece bir okuma deneyimi değil, uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir yolculuk oldu. Tehlikeli Oyunlar 1000Kitap Destek Oğuz Atay
Alıntı
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma