Elifin uğru nakışlı Yavru balaban bakışlı Yaylâ çiçeği kokuşiu Kokar Elif Elif diye Elif kaşlarını çatar Gamzesi sineme batar Ak elleri kalem tu tar Yazar Elif Elif diye
Yanlışlar yanlışlar....
12 Eylül Alevilere büyük darbe vurdu. Tutuklanan, hapis yatan, işkenceden geçirilen sosyalistlerin önemli bölümü Aleviydi. Askerî cunta bunun farkındaydı ve sola verilen desteğin hesabını sormak üzere evvela onlara yöneldi. Türkiye'nin birlik ve beraberliğini Türk-İslâm senteziyle gerçekleştirmeye çalışan dönemin "resmî ideolojisi" bu amaçla Alevi köylerine zorla cami yaptırma programını devlet politikası olarak benimsedi ve Alevilerin Sünnileştirilmesi için çaba harcadı. Generallerin anti komünist siyaset adına Türkçü ve İslamcı bir ideolojiyi yaygınlaştırmaları, kısa bir suskunluk döneminin ardından Alevilerin yeniden dinî kimliklerine sarılmalarıyla sonuçlanacaktı. Kimi yörelerde asker kökenli valilerin köy ziyaretlerinde, neden cami istemediklerine dair dinî tar-tışmalara dahi girmeyi göze aldılar. Bu tür tartışmalarla Aleviliğin devlet için içerebileceği "olanağı" valilerin bir süre sonra farketmiş olması muhtemeldir. Öngörülen programın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler neticesinde, inşa ettirilen camilere, görevlendirilen cemaatsiz imamlara rağmen, onları zorla Sünnileştiremeyeceklerini farkettiklerinde "sadece" Aleviler ve Kürt milliyetçiliğinin Doğu illerinde yükselişine paralel olarak "özbe öz Türk Aleviler" olarak kalmalarında, "aşırı sola" ve "Kürtçülüğe" meyletmedikçe bir sakınca görülmemiş olmalı.
Sayfa 917·Kitabı okudu
Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Ömürlük Aldanış
Sevib yıxılanda yara sağalmır. Sən sevginin dərdindən dağa-daşa düşmüsən? Ən xoşbəxt anında bir kəlmə sözdən, Həyatdan, talehdən, bəxtdən küsmüsən? Necə izah edim dərdimi sənə? Sən heç üzü üstdə dərdə düşmüsən? Tamam unudulub, üstü toz basan- Mizrabsız tar kimi kökdən düşmüsən? Günəşə aldanıb qışda qar altdan Cücərib şaxtaya, dona düşmüsən? Bir kəlmə xoş sözü sevgi zənn edib- Ömrünü bir kəsə hədər getmisən?
Sayfa 85 - Ziya nəşrləri·Kitabı okuyor
Ne türlü eylesem intak şairiyetimi İfade eyleyemem lâyıkiyle minnetimi... Senalarım birikip olsa defter-i eş'ar Emin olun olamaz serçenin senası kadar... Şu ses gelir bana tar-ı rübab-ı şi'rimden: Onun saba gibi bir bestekârı olsam ben!
Sayfa 93 - Tar-ı rübab-ı şi'r: Şiir sazının teli.
I watched it rain the blood of a dying god. I crawled through tar that took the faces of the people I had loved. It took them. Their blood became black ink.
Dizini eyerinin yüksek kaşına dolayarak piposu ile kesesini çıkardı ve pipoyu doldurdu. Piponun çanağına, boynuna Andor’un Gül Tacı dolanmış bir yabani boğa oyulmuştu. Bin senedir Bryne Evi’nin simgesi buydu; kraliçenin hizmetinde güç ve cesaret. Yeni bir pipoya ihtiyacı vardı; bu eskimişti. “O işten duyduğunuz kadar kolay kurtulmadım.” Adamlardan birinin sönen ateşlerin birinden aldığı, hâlâ parlayan dalı almak için eğildi, sonra doğrularak piposunu çekiştirdi. “Üç sene önceydi. Amyrlin bir dizi ziyaret yapıyordu. Cairhien, Tear, Illian ve Tar Valon’a dönmeden önce, son olarak Caemlyn. O zamanlarda Murandy sınır lordları ile sorun yaşıyorduk... her zamanki gibi.” Kahkahalar yükseldi; hepsi o ya da bu zamanda Murandy sınırında görev yapmıştı. “Sınırın bize ait bölümündeki koyun ve sığırların kime ait olduğu konusundaki Murandylilerin sahip olduğu yanlış fikri düzeltebilmek için askerlerin bir kısmını sınıra göndermiştim. Amyrlin’in bu konu ile ilgileneceği hiç aklıma gelmemişti.” Kesinlikle dikkatlerini çekmişti; yola çıkma hazırlıkları sürüyordu, ama daha yavaşça. “Siuan Sanche ve Elaida Morgase ile bir odaya kapanmışlardı...” İşte; yine adını söylemişti ve hiç canı yanmamıştı. “...ve çıktıklarında, Morgase yarı fırtına başı gibi görünüyordu, gözlerinden şimşekler çıkıyordu ve yarı ballı kek çaldığı için annesi tarafından kulağı çekilmiş on yaşında bir kız çocuğuna benziyordu. O zorlu bir kadın, ama Elaida ile Amyrlin Makamı arasında kalınca...” Başını iki yana salladı ve diğerleri güldüler; Aes Sedai ilgisi, ne lordlardan, ne hükümdarlardan kıskandıkları tek şeydi. “Bana tüm birlikleri hemen Murandy sınırından çekmemi emretti. Bunu benimle özel olarak konuşmasını istedim ve Siuan Sanche fena saldırdı. Saray halkının yarısı önünde, acemi askermişim gibi bir yanımdan