Bu biraz 21. yüzyıl şiiri... Gelecek olan zarif metropollerin şiiri. Ölmekte olan doğa üzerine bir eleji... O kalıtımsal şair hastalığı –romantizm– üzerine alaycı ve dokunaklı bir bildiri... Bir zamanlar var olan, şimdi yitirilen ve yalnızca şiir alanında da olsa bir şekilde yaşamayı sürdürmesi gereken şeyler üzerine bir büyüteç. İçinde yaşadığımız kıraç dünya çok az şiir alanı bıraktı. Ama bu kıraç dünya bile bir seraba, bir ütopyaya hatta yaşanılası güzel bir yere dönüşebilir bir şairin her şeye kadir ellerinde. Hiçbir şey o ellerden kaçamıyor gibi, en azından temkinli bir tartma olmaksızın. Her şey mükemmel bir suç gibi planlanıyor seçilmiş kurbanın yüreğine inmek için ki; bu kurban, kimi zaman yitik bir sevgilidir, düşsel bir okurdur ya da şairin kendisidir kurban ve cellat olarak. Bu mükemmel suçun uzamı ilkin şairin insan yaşamında sonra onun insan-ötesi aklında belirir şiirin o belirsiz av alanına kuyruklu bir yıldız gibi düşmek için. Ve ‘yürek yalnız bir avcıdır’ orada... Onun için darbeleri bazen ölümcül olabilir. Kireçli harcını havanında ya da geçmiş yaşantılarının laboratuarında karıştıran şair zamanımızın Dr. Mobius’udur aynı zamanda çünkü şimdi bu modern zamanlarda şiirsel bir şey bulmak için kötücül bir dehaya ihtiyaç var. Ve yüreğe, yüreğe, antik savaşların paha biçilmez yüreğine ihtiyaç var şiirin bakir ormanlarına girebilmek için ki karanlığın yüreğidir orası... yanlış kullanılmış/düşmüş/eklenmiş atılmış her sözcük intihar ya da cinayet anlamına gelebilir. Bu iyi geceye nazikçe girmeyin. Ve bunun doğru olmadığını düşünmeye başlamayın bile. Çünkü sahici bir şiirsel kafa bazı durumlarda çok tehlikeli olabilir –bu yüzden şairler dinlerden ve devletlerden kovuldu. Onlarda istenmeyen öğe kısaca güçleriydi, diğer güç mekanizmalarını rahatsız
Sayfa 44 - Edebi Şeyler
İncelemelerim esnasında Allah'a inanmayan insanların iki kısım olduğunu gördüm: Birinci kısım, önyargılı insanlardır. Onlara Allah'ın varlığına dair ne kadar delil gösterilse de inanmazlar. Onlar bu delillere "Acaba bu söylenenler doğru olabilir mi?" şeklinde değil de "Bunları nasıl çürütürüm?" düşüncesiyle yaklaşırlar. Kendilerine takdim edilen delilleri ölçme, tartma, düşünme yönüne gitmezler. Bazen de delillere cevap veremediklerinde muhataplarına hücum ederler. Ådeta inanmamak için direnirler. İkinci kısım ise inandıkları şeyin yanlış olduğunu, hakikatin farklı olduğunu gördüklerinde inançlarını sorgulayıp değiştirebilecek olgunlukta olanlardır. Örneğin, İngiliz felsefeci Antony Flew uzun bir zaman inançsız yaşamış. Fakat 2004 yılında Allah'ın varlığını kabul etmiştir. Üstelik bunu, "Yanılmışım Tanrı Varmış" adlı kitabıyla bütün kamuoyuna da bildirmiştir. Dolayısıyla bu tarz kişiler için "Hakikati arayan, hakikate talip, önyargılı olmayan kişiler." diyebiliriz.
Sayfa 12 - Süeda Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seçenekleri tartma becerisinden yoksun olsaydık, en ilkel dürtülerimizin tutsağı olarak yaşayabilirdik ancak.
Sayfa 157
Alıntı
Söylenecek sözleri tartma zamanıydı. Çünkü cümleler, anlayana çok, hazır olmayana ise yok gibi gelirdi.
Sersem ve uyuşuk halk kendisini manipülasyon ve ajitasyona açık hale getiren kulaklara sahiptir ve ortaya dökülen ahenkli sözcüklere teslim olurken, söylenenlerin gerçek olup olmadığını aklını kullanarak tartma ve araştırma zahmetine girmez.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Şimdi gül alıp gül satma, belki gülü gül ile tartma vaktiydi.
Alıntı