Kendini bir dene... Hâline bak. Hakk'a muhtaç olmadığını sanan, sıhhatli ve O'na isyan eden biri olsan da, sonradan tevbe edip hatalara nâdim olsan, istediğin hemen verilmez. Hakk'ı aramak kasdı ile sahralara düşsen, yine O'nu elde edeceğini sanma. Bu hallerinde sana tecrübeler gelir. Belâ ve âfetler her yanını sarar. Bunlara da dayanmak kolay değil; Allah'ın kolay ettiği ne kolaydır. Tecrübe edildiğin zaman nefsin içinde bulunduğu dünyalık şeylerin hiçbirini taleb etmemelisin. Ancak böyle olursa bir şeyler elde etmen kabil olur.
İmtihan günlerinde nefsin hiçbir arzusunu kabul etme ve ona bir şey verme. Bu uğurda sabrı elden bırakma. Sabra devam eder, nefsini alıştığı kötü itiyatlardan alırsan, dünya ve Ahiretin mülkü senin olur. Nefis sabrını kaybettiği an hepsini kaybeder, çektiği zahmetli işler boşa gider.
Ey tevbekår! İbadetlerinde sebat et, ihlåslı ol ve nefsini şuna alış-tır: Hadiseler değişebilir, belalar gelebilir.
Ve nefse şunları da öğret ki; Allah, geceyi gündüz ve gündüzü de gece yapar. Evdeki çocuklara, komşulara, dostlara ve irfan sahiplerine nefis hakkında çeşitli vukuat koyar, Dilerse hiçbirine nefsi sevdirmez. Hiç kimseyi yakın etmez, Her şey, ama her şey O'ndan kaçar, İşte, bunları nefse söyle, Olması mukadder olan bu işlere alışsın, Ve desin:
Evet, bunlar olur, kabul ediyorum.
Eyyüb (A.S.) Peygamberin hikâyesini işitmedin mi? Hak Taâla, onu, Zatına has kılmak ve sevgi yönünden hakikate erdirmek istemişti. Ve dilemişti ki, o peygamber için Zatından gayrisi kalmaya... Dinle ki, onu nasıl ehlinden ayırdı, malını yoketti, çocuklarını kaçırdı. Bir mezbele köşesine bıraktı; yanında yalnız hanımı kaldı. Onun İçin ne ma'mur şehir vardı, ne de başkası....
O kadıncağız gündüzleri hizmetçilik eder; kazandığı para ile kocasının gıdasını temin ederdi,
O