Puan vermedi·232 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 23:21
Selamlar. Öykü severler koşun size klasik tadında bir kitap önerisi ile geldim. Kitap adeta bir usta kalemden çıkmış gibi kusursuz etkili düşündürücü ve akıcı. 6 öyküden oluşan kitabın her öyküsü bir birinden güzeldi. Benim favorim kitabın son öyküsü olan “Tatlı dillim” oldu. Hem çok sevdiğim rahmetli Aktör Tarık Akan’ı anmış oldum hemde Hayatı bir kez daha sorguladım ve o öyküden şunu öğrendim. Hepimiz anne ve babamızın tamamıyız. Taaa ki kendimizin de bir birey yepyeni bir insan olduğunu anlayana kadar. Hikayeler genelde İstanbul’un farklı dönemlerinde geçmekteydi. O dönemleri çok güzel aktarmış yazar. Birde yazara hayranlık duymamı sağlayan bir şey daha vardı, oda bir çok dile ve bir çok kültüre deyimlerine ve söyleyişlerine kadar hakim olmasıydı. Buda yazarın kültür açısından bir hayli donanımlı olduğunu gösterir. Ben kitabı çok severek okudum, iki günde bitirdim elimden bırakamadım resmen. Beni bu şahane kitapla tanıştıran canım arkadaşım @gulayinkitaplari na çok teşekkür ederim.
Edebiyat
Kilitli Hatıralar KitabıHüseyin Karagöz · Kırmızı Kalem Edebiyat · 20258 okunma
10/10
·232 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 10:46
Gü-nay-dınnnn Soğuk,ayaz ve karlı havada biraz gördü diye mutluluğu tavan yapanlar burada mı #hüseyinkaragöz 'ün ilk kitabı #kilitlihatıralarkitabı #öykü türünde bir eser. Beş öyküyü barındıran eser gerçek ile kurgunun birbirine girmiş halini sunuyor biz okuyuculara. Yazarın dilini, betimlemelerini, duyguyu okuyucuya geçirme şekilli çok beğendim. Kitabı okurken #klasikeser lerden aldığım zevki ve hissiyatı aldım. Bu nedenle benim için çok kıymetli kitaplar arasına girdi eser Öykülerde İstanbul'un tarihine ,farklı dönemlerine uzanıyoruz. Lebon'da Her Şey Yolunda: 1850 'lere Vallaury Pastanesine uzanıyoruz. On altı yaşında bir genç kız iş için gelir. Acil yardıma ihtiyaçları olduğu için personel patrondan habersiz yardım için onu işe alırlar. Patron gelince işler karışır tabii ki. Ancak düşündüğünüz sebepten değil, çok farklı bir sebebi vardır. Bu arada o muhteşem prefitörölün tadında bakmak isterdim Şems-i Aşk: Bir hadımağası ve çiçek ismi verilen kızların hikayesi anlatılıyor. İki Yabancı: İki yabancı üzerinden dönem İstanbul'unu anlatıyor. Küle Yazılan: Büyük Tatavla yangınını anlatan bu öykü beni en çok etkileyen öykü oldu. Her sahne gözümde net olarak canlanırken yaşanılanlar çok üzücüydü. Ben Mübeccel Değilim: Eski Türkiye güzelinin tekrar girdiği yarışmada elenmesi sonucu çağrıldığı iş görüşmesinde yaşanılanlar ekseninde dönemin kültür , sanat çevresi mercek altına alınıyor. Tatlı Dillim: Bu öyküyü okurken gözümde Tatlı Dilim filminden sahneler, kulağımda ise Selda Bağcan 'dan Tatlı Dilim şarkısı dolanıyordu. Öykü filmdeki Ferit karakteri üzerinden anlatılırken arka planları dönemin siyasi ve politik olayları yer alıyor. Görseller ile zenginleşen kitap nitelikli edebiyat okumayı sevenlere tavsiyemdir
Kilitli Hatıralar KitabıHüseyin Karagöz · Kırmızı Kalem Edebiyat · 20258 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türkiye’nin Charlie Chaplin’i: Koçero Kemal
9/10
·47 syf.··
2025 25. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 14:50
“Sever misiniz” diye sormayacağım, herkes sever onu. “Neden seviyoruz,” peki? Neden bunca yıldır her sahnesini ezbere bildiğimiz halde yeniden yeniden izliyoruz filmlerini? Tek nedeni güldürmesi mi? Ya da ölmeden önce söylediği gibi, bu sevginin sırrı “sade vatandaş” olmasında mı yatıyor? “Ertem Eğilmez en önden başladı. Sen bu lafı söyle, sen bu lafı söyle, sen bu lafı söyle… Kemal’e gelince laf bitti. Oğlum sen de burada gülersin, dedi.” Kemal güldü, dünya güldü. Hem de en gülesi yokken. İçlerinde derin yaralar saklıyken. Asıl devrim böyle bir halkı güldürebilmek değil midir zaten: Köyden kente göç, konut sorunu, tüp – şeker – ekmek kuyrukları, sigortasız işçiler, onların üzerinden ceplerini dolduran patronlar… Tam bir yaşama tutunma telaşı. O telaş içinde alamadığın zamma veremediğin tepkiyi filmlerinde o veriyordu, ev sahipleriyle, kötü niyetli esnafla o mücadele ediyordu, senin yapmak isteyip yapamadıklarının başrolünde yine o vardı. O halktı, o sendin, nasıl sevilmezdi… youtube.com/watch?v=EYFbWja... “Ve ne kadar güzel bir dikenli tel koydun. Ve ne kadar güzel geçemeyeceğiz öyle mi?” Tatlı Dillim ile gördük onu ilk kez. Tarık Akan o filmde basketbolcuyu oynuyor. Yanına “uzun boylu” adamlar lazım. Boyu için çağırıyorlar onu. Boyunun uzunluğuyla adım attığı sinemada unutulmayan bir yüz haline geliyor. Ne Cüneyt Arkın gibi heybetli ne Tarık Akan gibi yakışıklı… Kendine has üslubuyla meydan okuyor kötülere. Tamam diyor insanlar! İşte bu! Mücadele etmek için illa güçlü olmak gerekmiyor: “Mizah her zaman güçsüzlerin silahıdır. Bir şeyi değiştiremezsen onunla dalga geçersin.” Öyle bir dalga geçiyoruz ki, yıkılıyoruz gülmekten. Her filminde ayrı bir hiciv olmasına karşın dönemin siyasileri bile takdir ediyor onun mizahını. “Kitapları çok kıymetliydi.
Dergi
KafkaOkur - Sayı 79 (Temmuz 2023)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Dergisi Yayınları · 2023265 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2024 40. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2024 13:07
Kitap ergenlik dönemiyle yurt dışına öğrenime gitmiş bir gencin ruhsal gelgitleriyle ve gelecek umutlarıyla yazılmış tek solukta okunabilecek türden. Bana şeyi hatırlattı Tarık Akan ile Filiz Akın'ın Tatlı Dillim filmini :) Ordaki karakter Ferit haylaz bir basketbolcu ama aynı zamanda da doktorluk mesleği olan ama doktorluk yapmayan birini oynuyordu. İzleyenler bilir sonunu filmin. Bu kitap da sonu öyle olmasa da bir kısmı benzer diyebilirim. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
1000 Kitap
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
Şahsi Değerlendirmem
9/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 22:42
Kemal Tahir Damağası Öncelikle Kemal TAHİR ve eserleri hakkında inceleme yazabilmekten çok uzak olduğumu düşünüyorum. Buradaki değerlendirmem benim şuanki okurluk seviyemin ve muhakeme gücümün ileri yıllarla kıyaslanabilmesi için yazılı hale getirilme çabasından ibarettir. Kemal TAHİR ile üniversite talebeliğimin ilk yıllarında tanışmıştım. Bir büyüğümüz vesile olmuştu. Yorgun Savaşçı ile başlayan tanışıklığımız üstadımın tavsiye serileri ile devam etmişti. Hatta Kemal TAHİR konusunda bir yerden sonra bakmışım ki boynuz olmuşum da kulağı geçmişim. Üstadım ile aramdaki bu boynuz kulak ilişkisi boynuz olduğum için mi bana bu kadar cazip gelmişti bilemiyorum ve ayrı bir tartışma konusudur. Her neyse benim için dönüm noktalarından birisi olmuştur Kemal Tahir. Her incelemede evvela varsa yazar ve eserleri ile olan muhabbetimi anlatmaya çalışırım ki metni okuyanlar beni eleştirirken bu fikir ve duygularımı da hesaba katabilsinler. Obskürantist birisi olmamak için çabalıyorum. Cemil MERİÇ, Kemal TAHİR'i Yaşar KEMAL'den daha büyük romancı olarak görür ve bunu açıkça ifade eder. Ona göre Yaşar, saz çalmaya devam ederek iyi bir ozan olabilirdi. Kemal Tahir ise Türk Romanı'nı dünya romanları arasına sokacak kabiliyette tıpkı kendisi gibi keşfedilememiş bir yazardı. Benim içinse iki Kemal'in yeri ayrıdır. Çok farklıdırlar ve birbirlerinin alternatifi olamazlar. Hal böyle iken Kemal TAHİR ve eseri hakkında detaylı konuşabiliriz. Kemal TAHİR, gerçekçi bir yazar. Onun için realist derler bilenler. Hakları da vardır. Diğer romanlarında da Kemal TAHİR'in Malatya, Çorum ve Çankırı cezaevlerindeki tecrübelerini, edindiği deneyimleri görüyoruz. Ancak diğer kitaplarında, özellikle serilerinde yazarımızın ele aldığı konunun etrafında mahpus Kemal TAHİR'i görürken bu DAMAĞASI'nda ana konu
Kemal Tahir
DamağasıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2020208 okunma
Anne Kafamda Bit Var
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 149. kitabı
Merhabalar :) Bugün Tarık Tahsin Üregül'ün, bilinen adıyla Tarık Akan'ın yazdığı ve sanatçının ilk ve tek kitabı olan "Anne Kafamda Bit Var" adlı eseriyle geldim. Tarık Akan, benim için adeta aileden biri gibidir. Hababam Sınıfı'ndaki Damat Ferit'tir, Canım Kardeşim'deki çaresiz Murat'tır, "Maden" filmindeki emekçi Nurettin'dir, Mavi Boncuk'taki Yakışıklı Necmi'dir. Özellikle ilk çıktığı dönemlerde Yeçilçam'ın en yakışıklı oyuncularından biri haline gelmiş Tarık Akan. Onun oyunculuk kariyerini üçe ayırabiliriz. 1970-1976 yılları arasındaki filmlerinin türü daha çok romantik komedidir.(Sev Kardeşim, Tatlı Dillim, Yalancı Yarim, Ah Nerede vb) 1977-1989 yılları arasında ise daha ciddi filmlerde oynamaya karar veren sanatçı bıyık bırakmış ve daha ağır rollerde oynamıştır. ( Baraj, Maden, Yol, Sürü vb) 1990 ve 2016 yılları arasında ise daha az filmde( Berdel, Karartma Geceleri vb ) ve bazı televizyon dizilerinde rol almıştır.(Koçum Benim vb) ************************** Gelelim kitabımıza :) Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan'ın 2002'de çıkan ve 12 Eylül sonrası tutuklanan insanların sorgularda, cezaevlerinde neler yaşadığını anlatan bir anı kitabı. Sanatçı Almanya'da bir ödül töreninde yaptığı konuşma sebebiyle, bir gazetenin kendisini hedef göstermesi sonucu tutuklanmış ve bizzat bu süreci yaşamış birisi. Okurken bazı yerlerde çok duygulanıyor insan. Görüşü ne olursa olsun hiçbir insan böyle şeyler yaşamamalı. Kitapta Müjdat Gezen, Halit Kıvanç, Perran Kutman, Uğur Dündar, Yılmaz Güney gibi isimlere rastlıyoruz. Ayrıca Yol filminin çekim hikayesini burda okumak da ilgi çekiciydi. En çok üzüldüğüm şeylerden biri, film çekilirken at sahnesinde atın gerçekten öldürülmesi oldu. :( Kitabın dili sade ve akıcı. Edebi bir üslup beklemeyin. Sanatçının da böyle bir iddiası yok. Anı
Anı-Mektup-Günlük
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20247,1bin okunma