8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:26
Kitabın iki ana karakteri var 70lerinde Selime ve 30 sonu 40 başlarında Meltem. Bu iki karakterin yolu Balıkesir’in bir köyünde tesadüfen kesişiyor ve aslında bir günde konuştuklarını okurken iki ömür bir sürü farklı karakter ve hikaye dinlemiş oluyoruz. Kitabın cümleleri çok sade iken satır aralarında herkese hak verip herkesi kızabiliyoruz. Ben kitabı 24 saate su gibi okuyup bitirdim. Uzun zamandır böyle kapıldığım bir hikaye olmamıştı. Ama kendi hayat tecrübelerimi de ufak ufak yakaladığım anları görünce bir kez daha anlıyor insan keşkelerin olduğu hayalleri kurarken “ne malum” daha kötü olma ihtimalinden kurtulmuşsundur… Kısaca keyifle okunacak güzel hoşsohbet bir kitap.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 35. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 17:55
Hepimiz yaralarımız kadar değil miyiz bu dünyada, dışımız gülerken bilemeyiz ki içimizde ne fırtınalar kopar. İnsanoğlu hep buruktur, hep bi yaralı tarafı vardır, istediklerimiz ve elde ettiklerimiz kadarız. Belki de şu koca dünyada çoğu insanın en büyük yarası ailedir. Herkes yapamadığı şeylerin acısını diğerinden çıkarır, acımızın yükünü etrafımızdakine yükleriz hep. Susarız bir ömür, ama hırçınlığımız anlatır sustuklarımızı. Biz yaralarımızı sakladıkça iyi bişey yaptık sanarız ama o yaraları sakladıkça daha çok zarar veriririz birbirimize, tamamlanamayan bir boşluk yaratırız. Bu kitapta tam olarak bunu anlatıyor bize. Bir ailenin olamayış hikayesini okuyoruz. Babanın günahını, çocuklarına ödeten bi anne, birbirinden uzak olan çocuklar, kendi iç dünyasında yaşayan gelinler. Birbirlerine söyleyemedikleri yaraları, biz onların iç sesi olarak okuyoruz. Birbirlerine anlatamadıklarını okuyoruz. Karakterlerin iç çatışmalarını, yaralarını, acılarını, içinde tuttuklarını okuyoruz. Benim için çok güzel bir okuma serüveni oldu çokça merak ettiğim bir kitaptı. Ne yalan söyleyeyim altı harfli bir tatlı kadar beğenmedim ama çok güzeldi yinede. Sonunda bi çiftin de mutlu olmasına çok sevindim belki de mutluluğu en çok hakeden onlardı zaten. Aile olmak demek gerektiğinde yaralarıda beraber sarmak demektir. Yaralayan değilde, yaralarınızı saran bir aileniz olması dileği ile...
Edebiyat
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·288 syf.·
2026 5. kitabı
Kitap resmen İlber Hoca’yla karşılıklı kahve içip dertleşmek gibi. Hangi yaşta ne yapmalı, nasıl gezmeli, ne okumalı tatlı sert anlatmış. Okurken bazı yerlerde "Hocam iyi güzel de bu ekonomik şartlarda nasıl olacak o işler?" diye içten içe tartıştım, yalan yok. Ama biraz derin düşününce adamın asıl derdinin para değil, "dünyayı merak etmek" olduğunu anlıyorsun. İnsanın içini garip bir öğrenme ve yaşama hevesi kaplıyor. Bence kesinlikle okunur. Kusursuz bir hayat formülü falan beklemeyin ama "Ben ne yapıyorum, hayatı ıskalıyor muyum?" diye sorguladığın bir dönemdeysen ilaç gibi gelebilir. En azından hayata bakış açını biraz esnetiyor.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma
9/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:48
Gülün Adı, görünüşte bir cinayet romanı olsa da derinlerinde; geçip giden zamanın, kaybolan aşkların ve insanın elinden kayıp giden güzelliklerin hüznünü taşıyan son derece şiirsel bir eserdir. Bazı insanlar hayatımıza sahip olmamız için değil, ruhumuzda bir iz bırakıp gitmeleri için girerler. Ve bazı aşklar yaşanmak için değil, ömür boyu hatırlanmak için var olurlar. Kitabın merkezindeki asıl sorunun: "Kim öldürdü?" değil, "İnsan neden bir şeyi sonsuza kadar koruyamaz?" olduğunu düşünüyorum. Günümüzdeki birçok aşk hikâyesi kavuşmayı yüceltirken, Gülün Adı kavuşamamayı, eksik kalmayı ve özlemi anlatır. Bu nedenle gençlik heyecanından çok, yıllar sonra dönüp bakınca hissedilen tatlı bir hüzün taşır. Bu yüzden Gülün Adı bana göre bir polisiye değil; hafıza, özlem ve fanilik üzerine yazılmış büyük bir edebî meditasyondur. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Kahramanlar susmadı.. yazar sustu :(
10/10
·479 syf.·
2026 77. kitabı
Bu esere inceleme yazmak gayesi güdüyordum, fakat canımı bu denli yakacağını kestirememiştim :( Bu kitabı okurken kaç sigara bitirdim, kaç şarkı tükettim, kaç uykudan feragat ettim, kaç elzem işi erteledim bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bütün bunların Nikolay Gogol ile buluşmak için olduğuydu. Belki garip gelecek ama Ölü Canlar'ı okurken en çok Çiçikov'u düşünmedim. Hatta kitabın ilerleyen bölümlerinde karşıma çıkan Konstanjoglo karakterinde Gogol'un kendisini gördüm. Rusya'ya tutkuyla bağlı, düzelmeye ve düzeltmeye inanan, bütün karanlığa rağmen umudunu tamamen kaybetmeyen bir canım Gogol... :( Farkındayım, bu satırlar kitaptan çok yazarı anlatıyor. Ama sakın yanlış anlamayın; bunlar bir tahlil değil, yüreğimden kopan cümlelerin çığlıkları, öyle ki alev alev yakıyor bağrımı.. İkinci cilt boyunca karşıma çıkan "El yazması metinde cümle burada kesiliyor." notları beni her seferinde yaraladı. İnanın o anlarda kahramanların sustuğunu düşünmedim. Onlar hâlâ oradaydı, varlardı; Cicikov, Tentetnikov, Vasiliy, Malinow.. ama ben yazarın sustuğunu hissettim. Vallahi insanın içi parçalanıyor. Çünkü o cümlelerin devamının bir zamanlar yazılmış olduğunu biliyorsunuz. Sonra bir gün o sayfalar ateşe veriliyor.!! En kıymetlisini ateşe atmak ne demek? Bir ömür zihninde taşıdığın dünyayı kendi ellerinle yok etmek ne demek? Kitabı bitirdiğimde Çiçikov'a değil, Gogol'a ağladım. Hasta bir bedenin içinde, acılarla boğuşurken bile yazmaya devam etmeye çalışan bir adama... Ve çok sevdim, yanlış ya da doğru her ne yaptıysa.. Belki de bu yüzden ölü canlar benim için yalnızca bir roman olmadı. Gogol'un hayata veda etmeden önce sessiz çığlığı oldu.. Bu eserde bana yoldaşlık eden canım Westiyam sana çok teşekkür ederim, belki kendim okusaydım bu denli icsellestiremezdim.. o tatlı naif ses tonunla
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 17. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:08
#i̇lberortaylı #birömürnasılyaşanır “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, ülkemizin medarıiftiharı olmuş bir tarihçinin gözünden, insanın hayattaki anlam arayışına, bu arayışın tadını nasıl çıkaracağına ve süreç boyunca karşılaşacağı zorluklarla nasıl baş etmesi gerektiğine dair çok özel bir kılavuz... (arka kapaktan alıntı) İlber hocanın televizyona katıldığı programları, söyleşilerini büyük keyifle izliyordum. Kitabını okuma fırsatı ilk kez buluyorum. Televizyonda karşımdaymış gibi, o sevimli gülümsemesiyle sohbetini tatlı tatlı anlatıyormuş hissi ile okudum hep. Verdiği tavsiyeler, dolu dolu yaşamanın tüyoları, entelektüel kişiliği ile hepimizin gönlünde taht kurmuş ve her ne kadar tarihçi olarak anılsa da bence pek çok alanda hepimize örnek olmuş dendiği gibi ülkemizin medarıiftiharı bir isim. Rahmetle ve sevgiyle yadediyorum. Büyük bir hazineydi. Böyle hazinelerden kalan eserler de bize ışık olur umarım. Verdiği tavsiyeler çok kıymetli, yürekten tavsiye edeceğim söyleşi tarzında bir eser. Altını çizdiğim, feyz aldığım onlarca cümle var. Kitabın içerisinde ayrıca görülmesi gereken 20 eser, İlber hocanın tavsiye ettiği 25 kitap, İlber Hoca’dan 35 klasik müzik albümü, 26 yabancı film önerisi, İlber hocadan tavsiyeler, görülmesi gereken müzeler bölümlerinin oluşu da kitabı bir rehber haline getirmiş. Keyifli okumalar, kitaplı günler dilerim.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma