Yakındaki ağaçlardan birinde bir kuş ötüyordu.Tu tu tu tuyiii. Tu tu tu tuyiii.Kör olası küçük kuş ve onun kör olası küçük kalbiyle ruhu.Tu tu tu tuyiii. Ne arıyordu ki? Ciftleşecek birini. Küçük bir dişi. Minicik bir tatlış. Ah günah. Ah ah ah. Ah ah ah. Gene de epey üzücü bir şeydi bu. İnsanın gözleri yaşarıyordu. Keşke Frank şu ağaca bir tuğla fırlatabilseydi de kuş da defolup gitmek zorunda kalsaydı bu,bu perişanlık diyarından.