• ''Mutlu olmak istiyorsan ,herkes gibi yaşarken kimse gibi olma.''

    Her gün önünden geçtiğimiz evlerde aslında neler oluyor?
    #trendekikiz İşte tam bunu anlatan bir roman .Romanımızın kahramanı Rachel mutlu bir hayattan mutsuz bir hayata geçiş yapar. Rachel bu süre zarfında eşini ve işini kaybetmiş alkol bağımlısı bir kadına dönüşür. Her gün aynı saatte trene biner ve trenden gördüğü bir çiftle arasında bağ kurar fakat çiftin hayatı hakkında en ufak bilgiye sahip değildir.
    Ta ki çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra hayatlarına dahil olmaya karar verir. Zaten olaylar bundan sonra başlıyor.
    Gerek kitabın arka kapağındaki yorumlar olsun gerekse kitabın new york times bestseller olmasından dolayı merak edip aldığım kitap oldu. Arka kapakta yer alan ''En dikkatli okurlar bile , şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar. '' yorumu kitabı daha dikkatli okumama sebep oldu .Kesin ters köşe olacağım diye beklerken katil tam da tahmin ettiğim kişi çıktı. Sanırım fazla beklentiye girerek okumuşum.
    Yine de beğenmedim dersem yalan olur.
    Okurken film izliyormuş gibi hissettim. Bu yüzden en yakın zamanda filmi de izleyeceğim.
    Gerilim-polisiye severlere tavsiye ederim.
    .
    .
    .
    #ithaki
    #paulahawkıns
    #trendekikiz
    #1
    kitaplikiz
    #ozlemokuyor
    #booklove
    #teacher
  • He released her and turned her toward the counter. “Look in the sack, Sunshine.”
    She grabbed the brown bag and looked inside. “Mr. Westman—”
    “I’m not your teacher.”
    “Too bad. I’ve always had fantasies about sex with someone of authority.” She reached her hand in the bag.
    “What subject do you want me to teach you?” He stepped closer like an animal on the prowl.
    Parker giggled, pulling a sprinkled donut out of the sack. She took a bite then offered him one.
    He shook his head. “You should eat the slice of pizza first before it gets any colder.”
    “My mom would not approve of you feeding my secret addiction, but I find it sweet.”
    “I thought I was your secret addiction.”
    Jewel E. Ann
    Sayfa 133 - lanet. :'(
  • Without having the teacher to rely on, students have to assume responsibility for the work -- just as you so often say, 'only the learner can do the learning.'
  • Once on a yellow piece of paper with green lines
    he wrote a poem
    And he called it "Chops"
    because that was the name of his dog
    And that's what it was all about
    And his teacher gave him an A and a gold star And his mother hung it on the kitchen door and read it to his aunts.
    That was the year Father Tracy took all the kids to the zoo
    And he let them sing on the bus
    And his little sister was born with tiny toenails and no hair
    And his mother and father kissed a lot
    And the girl around the corner sent him a Valentine signed with a row of X's and he had to ask his father what the X's meant
    And his father always tucked him in bed at night
    And was always there to do it
    Once on a piece of white paper with blue lines he wrote a poem
    And he called it "Autumn" because that was the name of the season
    And that's what it was all about
    And his teacher gave him an A and asked him to write more clearly
    And his mother never hung it on the kitchen door because of its new paint
    And the kids told him that Father Tracy smoked cigars
    And left butts on the pews
    And sometimes they would burn holes
    That was the year his sister got glasses with thick lenses and black frames
    And the girl around the corner laughed when he asked her to go see Santa Claus
    And the kids told him why his mother and father kissed a lot
    And his father never tucked him in bed at night And his father got mad when he cried for him to do it.
    Once on a paper torn from his notebook he wrote a poem
    And he called it "Innocence: A Question" because that was the question about his girl And that's what it was all about And his professor gave him an
    A and a strange steady look And his mother never hung it on the kitchen door because he never showed her
    That was the year that Father Tracy died
    And he forgot how the end of the Apostle's Creed went
    And he caught his sister making out on the back porch
    And his mother and father never kissed or even talked
    And the girl around the corner wore too much makeup
    That made him cough when he kissed her but he kissed her anyway because that was the thing to do
    And at three A.M. he tucked himself into bed his father snoring soundly
    That's why on the back of a brown paper bag he tried another poem
    And he called it "Absolutely Nothing"
    Because that's what it was really all about
    And he gave himself an A and a slash on each damned wrist
    And he hung it on the bathroom door because this time he didn't think he could reach the kitchen.
  • Oldukça iyi hadi bakalım. Kolay gelsin. Dilerim devamı gelir okumuş cahilleri cehalet sistemini istemiyoruz sağlıklı Eğitim Bilinçli eğitim doğru adımlar bekliyoruz...

    İşte, MEB’in öğretmenlere önerdiği 45 kitap ve 50 film!

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenlere okumaları için kitap ve izlemeleri için de film listesi hazırladı. Öğretmenlere aralarında Oğuz Atay, J.T. Gatto, Çiğdem Kağıtçıbaşı, Covey gibi hem yerli ve yabancı yazarların eserlerinden oluşan 45 kitaplık bir liste hazırlandı:

    1- Atay, O. Bir Bilim Adamının Romanı, İletişim Yayıncılık

    2 -Ayverdi, S. Millî Kültür Meseleleri ve Maarif Davamız, Kubbealtı Neşriyat

    3-Bal, M. A. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Meşhurların Okul Anıları, Pegem Akademi Yayınları

    4- Başgil A. F. Gençlerle Başbaşa, Yağmur Yayınları

    5- Brockman, J. Meraklı Zihinler: Bir Çocuk Nasıl Bir Bilim İnsanı Olur?, TÜBİTAK Yayınları

    6- Covey, S. R. Etkili İnsanların Alışkanlığı ,Varlık Yayınları

    7- Enç, M. Bitmeyen Gece, Ötüken Neşriyat

    8- Freire, P. Ezilenlerin Pedagojisi, Ayrıntı Yayınları

    9- Gaarder, J. Sofie’nin Dünyası, Pan Yayınları

    10- Gaspıralı, İ. Eğitim Yazıları, Ötüken Neşriyat

    11- Gatto, J. T. Eğitim-Bir Kitle İmha Silahı, EDAM Yayınları

    12- Glasser, W. Başarısızlığın Olmadığı Okul, Beyaz Yayınları

    13- Goleman, D. Duygusal Zekâ, Varlık Yayınları

    14- Gulbenkian Komisyonu Sosyal Bilimleri Açın: Sosyal Bilimlerin Yeniden Yapılanması Üzerine Rapor, Metis Yayınları

    15- Güntekin, R. N. Acımak, İnkılap Kitabevi

    16 -Holt, J. Çocuklar Neden Başarısız Olur?, Beyaz Yayınları

    17- Illich, I. Okulsuz Toplum, Şule Yayınları

    18- İzzetbegoviç, A. Doğu ve Batı Arasında İslam, Klasik Yayınları

    19- Kâğıtçıbaşı, Ç.& Cemalcılar, Z. Dünden Bugüne İnsan ve İnsanlar: Sosyal Psikolojiye Giriş, Evrim Yayınları

    20- Kan, Ş. H. Mahrem Macera, Özgün Yayıncılık
    21- Kant, I. Eğitim Üzerine, İz Yayıncılık

    22- Kara, İ. & Birinci, A. Bir Eğitim Tasavvuru Olarak Mahalle/Sıbyan Mektepleri, Dergâh Yayınları

    23- Karabekir, K. Çocuk Davamız, Yapı Kredi Yayınları

    24- Karakoç, S. Hızır’la Kırk Saat, Diriliş Yayınları

    25-Karakoç, S. Diriliş Neslinin Amentüsü, Diriliş Yayınları

    26- Khan, S. Dünya Okulu: Eğitimi Yeniden Düşünmek, Yapı Kredi Yayınları

    27- Kültür ve Turizm Bakanlığı Şehir-İnsan Medeniyet Köprüsü: Beş Şehirli Örnek Kişilikler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları

    28- Leitch, T. Wikipedia U: Dijital Çağda Bilgi, Otorite ve Liberal Eğitim, Hece Yayınları

    29- Louv, Richard Doğadaki Son Çocuk, Tübitak Yayınları

    30- McCourt. F. Öğretmen, Altın Kitaplar Yayınevi

    31- Moulin D. Eğitici Tolstoy, Hece Yayınları

    32- Needham, J. Doğunun Bilgisi Batının Bilimi, MAB

    33- Özdenören, R. Kafa Karıştıran Kelimeler, İz Yayıncılık

    34- Özemre, A. Y. Galatasarayı Mekteb-i Sultani’sinde Sekiz Yılım, Kubbealtı Akademi Yayınları

    35- Pennac, D. Okul Sıkıntısı, Can Yayınları

    36- Petrov, G. Beyaz Zambaklar Ülkesinde,Hayat Yayınları

    37- Rancier, J. Cahil Hoca, Metis Yayınları

    38- Rousseau, J. J. Emile, Kilit Yayınevi

    39- Safa, P. Eğitim-Gençlik-Üniversite, Ötüken Neşriyat

    40- Sezgin, F. Bilim Tarihi Sohbetleri, Timaş Yayınları

    41- Strogatz, S. Arkadaşlığın Matematiği, Tübitak Yayınları

    42- Tahir, K. Bozkırdaki Çekirdek, İthaki Yayınları

    43- Topçu, N. Türkiye’nin Maarif Davası, Dergâh Yayınları

    44- Toros, H. Asya’nın Kandilleri, Hece Yayınları

    45- Zorlutuna, H. N. Benim Küçük Dostlarım, Timaş Yayınları

    Öğretmenlere önerilen 50 film şöyle:

    1. 3 Idiots

    2. 400 Darbe / The 400 Blows

    3. AmericanTeacher

    4. Arkadaşımın Evi Nerede / Khane-ye Doust Kodjast?

    5. Asyanın Kandilleri (Belgesel)

    6. Bana Güven / Lean on Me

    7. Batıya Doğru Akan Nehir (Belgesel)

    8. Bay Lazhar / Monsieur Lazhar

    9. Billy Elliot

    10. Bir Fazlası Değil / Not One Less

    11. Birinci Sınıf / The First Grader

    12. Can Dostum / Good Will Hunting

    13. Canım Öğretmenim / Monsieur Lazhar

    14. English Vinglish

    15. Etek Günü / La Journêe de la Jupe

    16. Hababam Sınıfı (1975)

    17. Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor (1979)

    18. Hababam Sınıfı Güle Güle (1981)

    19. Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1976)

    20. Hababam Sınıfı Tatilde (1978)

    21. Hababam Sınıfı Uyanıyor (1977)

    22. İki Dil Bir Bavul

    23. İmparatorlar Kulübü

    24. Kalk ve Diren / Stand and Deliver

    25. Kara Tahta / Takhtesiah (Blackboards)

    26. Kerkenez / Kes

    27. Koro / LesChoristes

    28. Kör Nokta / The Blind Side

    29. Küçük Ağacın Eğitimi / The Education of Little Tree

    30. Malcolm X

    31. Olmak ve Sahip Olmak / Être et Avoir / To Be and To Have

    32. Öğretmen / Teaching Mrs. Tingle

    33. Öğretmenim Bay Kim / My Teacher, Mr. Kim

    34. Ölü Ozanlar Derneği / Dead Poets Society

    35. Özgürlük Yazarları 36. Patch Adams

    37. Ron Clark’ın Hikâyesi / The Ron Clark Story

    38. Sessizlik / Dogani

    39. Sevgili Öğretmenim / Mr. Holland’s Opus

    40. Sevgili Öğretmenim / To Sir with Love

    41. Sınıf / EntreLesMurs (The Class)

    42. Sınıfın Önü / Front of the Class

    43. Siyah / Black

    44. Süpermen’i Beklerken / Waiting For Superman

    45. Şeytana Karşı / Ondskan-Evil

    46. Tarih Öğrencileri / The History Boys

    47. Tepetaklak Nelson / Half Nelson

    48. Tom Brown’ın Okul Günleri / Tom Brown’s Schooldays

    49. Yedek Parçalar / Spare Parts

    50. Yerdeki Yıldızlar / Taare Zameen
  • Neoliberalizmin ne olduğunu anlamaya çalışırken denk geldiğim bir yazı. Ürkütücü bir durum bu. Yani eğer yazılanların bir kısmı bile doğruysa ve bu neoliberalizm sebebiyle oluyorsa, bugüne kadar düşündüğüm/yazdığım şeylerin çoğu bana ait olmuyor. Tamam zaten tepeden tırnağa şüpheyle doluyum ama şüphelerimi doğrulayacak bir şeyle karşılaşmak gerçekten korkutuyor.

    Üşenenler için buyrun yazı:

    Bilgi çağına rağmen neoliberalizmi güney kore'nin başarılarına paralel tutup güzellemeler yapanlar olabiliyor. güney kore amerika'nın doğu asya karakoludur. amerika, askeri strateji nedeniyle bu ülkeyi gözü gibi kollamaktadır. bilmiyorsan araştır şimdi uğraşamam yazmaya.

    neoliberalizmi bir de şili halklarından dinleyin, meksika tarihine bir bakın ulusal birikimleri nasıl yağmalandı, güney amerika, güneydoğu asya ülkelerinin neler çektiğine bir bakın.

    neoliberalizm denen kan emmeye doymayan emek hırsızı asalağı ekonomik yansımaları olarak eleştirmeyeceğim. herkesin bildiği şeyleri tekrar etmeye gerek yok.

    neoliberalizm, emellerine ulaşmak için artık insan medeniyetine ait bütün birleştirici unsurları hedef almaktadır. elinde tuttuğu yazılı görsel medya, uluslararası düşünce/kültür/ finans kuruluşları ile kitleleri bir arada tutup kollektif hareket ettirecek bütün sosyal kültürel doktrinleri, ideolojileri, geleneksel aile modeli hatta çekirdek aileyi bile hedef tahtasına koymuştur.

    tüketim çılgınlığından nemalanan asalaklar; suni değerlere angaje olmuş, sorgulamadan harcama yapacak kölelere ihtiyaç duyar.

    eskiden amerikan filmlerinde her ailenin sevilen bir amcası olur ve genelde adı sam olurdu. noel'de şükran gününde gelir yeğenlerini sever. mutlu, büyük bir aile profili çizilirdi. büyükbabalar olurdu (nedense dede diye çevirmiyorlardı)

    reagan ve teacher devrinden sonra dünyada çok şey değişti.

    şimdiki hollywood filmlerinde, amerikan sitcom'larında özellikle dayatılan bir tema var. anne babasından nefret eden çocuklar. telefonda iki dakika bile anneleriyle konuşmaya tahammül edemiyorlar. yıllardır görüşmedikleri kardeşleri olur. amca dayı teyze büyükbaba sözlerini duymayız. cenaze olur aile bir araya gelir, cenazede yarım gün bile birbirlerine tahammül edemezler. annelerinden nefret ederler. aile kurumundan nefret eder ve bunu hoyratça ekrana yansıtırlar, bu ucubeleri norm figür olarak dayatırlar.

    yeni dünya düzeni kadınların omuzlarına taşımayacakları öyle ağır yükler bindirdi ki. sancılarını görüyoruz. birkaç satırda ifade edemem. uzun bir giri konusu.

    evli biriysen vasat bir gelirle yüzbin euro'luk arabaya paran yetse bile önce karın müsaade etmez, amcan kızar, herkes destur verse bile defansın dibinde uche görevi yapan deden ensene şaplağı patlatır. altı ay kullanacağın bir telefona beş bin tl verirsen senle dalga geçerler, lüks bir restoranda suşi'ye bin tl para verdiğini dayına anlatsan senelerce makaranı yapar.

    trilyoner tanıdıklarım var akraba memleketli, adam trilyoner onlarca şirketi var para içinde yüzüyor, ama karısı bostanda biber domates yetiştiriyor. bunu zevk için yapan lümpenler gibi değil gerçek köylü gibi yapıyor. gidip bir milyon dolarlık lüks arabaya binmiyor, sıradan binek bir arabası var. istese bile aşırı lüks harcama yapmıyor. hiçbir ortamda parasıyla ön plana çıkamıyor. köyün en fukarasıyla yan yana oturduğunda dışarıdan izlesen aralarındaki maddi güç farkın statü yansımasını asla göremezsin. çünkü paraya dayanmayan öyle bir kültür içinde yaşamaktadır ki aksini yapsa klandan afaroz edilecek. işte bu liberalizmin hedef alamadığı bir adam ve kültür yelpazesi.

    hatırlarım çocukken trt sürekli olarak tasarruf telkinleyen mesaj geçerdi. sürekli tasarruf birikim tavsiye edilirdi. lambaları gereksiz yakma, musluğu açık bırakma. şimdi "har vur harca paraları paraları saç saç " gibi reklamlar dönüyor. ne oldu amk ne kadar çok şey değişti.

    devlet artık nasıl bir dönüşüm yaşadıysa halkına, paranı yastık altında tutma harca diyor. otomobil satışları azaldığında ki otomotivde dışa bağımlı olmamıza rağmen alım teşviki için atmadık takla bırakmıyorlar.

    yeni bir dünyada yaşıyoruz. artık ardı kesilmeyen yalanları dinlemeye dayanamıyor deliriyorum, bu yüzden 8-10 senedir tv izlemiyor, haber dinlemiyorum. radyo veya sosyal medyadan ne duyuyorsam o. çünkü yeni dünya düzeni yalanlar üstüne kurulu. mutlaka bir şekilde sizi pençelerine çekiyor, bir şekilde kendi çirkin oyunlarının bir parçası dolayısıyla sistemin kölesi oluyorsun. öfkemizi nefretimizi bile sömürüyor ilgi orospuları.

    https://eksisozluk.com/entry/71962984