Doğan hocanın okur mektuplarıyla harmanlayıp görüşlerini dile getirdiği kitap. Evlilik ve aşamaları hakkında genelde eşlere seslenmiş. Evlilikte iletişim konusunun önemine değinmiş ki bence tüm ilişki türlerinde iletişim konusu hayati önem taşıyor. Toplum yapısı gereği ve bilinçsiz eşlerden dolayı, ortada sorun olunca direkt konuşmak yerine araya aracılar giriyor veya sokuluyor. Bu da iletişimin daha da kopmasına ve düzelmiş gibi görünen sorunun izlerinin kalmasına yol açıyor. Başkası aracılığıyla kurulan, ilerletilen veya çözülen (!) iletişimin sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Kim ne sorun yaşıyorsa muhatabına direkt iletmeli veya bir şekilde rahatsız olduğunu belirten tavır almalı. Sonrası, tarafların çabalarına kalıyor. Çiftler sorunlarını aracısız çözerlerse bağların güçleneceğine de inanıyorum. Zira başkaları araya girerse, yoluna girme ihtimali olan sorun daha da içinden çıkılmaz hâl alabilir veya istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Zira insanlar güzel şeyleri mahvetmekte ustadırlar ve güzel şeyleri mahvetmekten hoşlanırlar.
Kitapta çok güzel konulara değiniliyor. Eşlerin veya adayların empati kurması, el âlem için birbirlerini zorlayıcı şartlar öne sürmeme, maddiyattan önce insani değerlere önem verme, karşılıklı saygı, sadakat, çaba, dinleme, değer verme, ailede oluşturulan ortamın çocuk gelişimine de katkısı, evrene dair ne varsa birtakım değerlere sahip olma vs vs gibi oldukça güzel ve asıl konuşulması gereken konular kitapta yer alıyor. Bu değerlere sahip olmayan veya değerler üzerine pek düşünmeyenler için farkındalık oluşturabilir. Korku kültürü ve gelişimci kültür ortamında yetişen kişilerin ayrımı da göz önüne seriliyor. Korkuyla değil sevgiyle yan yana gelelim, birbirimizin hayatına dahil olalım.
Doğan hocanın eleştirebileceğim yönü, aile konusu olur.