Puan vermedi·496 syf.··
2026 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:03
youtu.be/oxHnRfhDmrk?si=... İncelemeyi okumadan önce linke tıklarsanız okumanıza eşlik eden güzel bir müzik dinlemiş olursunuz. Van Gogh ile ayrı bir gönül bağım var. Seneler önce seçmeli çizim dersinde ünlü tabloların replikasını yapma ödevimiz için Van Gogh’un “kumsaldaki balıkçı tekneleri” adlı tablosu seçtim. Tabloyu tamamlayamadan babam vefat etti ve o dönem dersimi kaçırdım, çizimin yarım kaldı. Öğretmenim devamsızlığımı ve tablomu bitiremememi dert etmeden dersten geçmemi sağlayan notu verdi. Bu yüzden Van Gogh benim hayatımın hep eksik kalan kısmını temsil eder. Müzesini ziyaret ettiğimde, tablolarıyla göz göze geldiğimde yaşadığım burukluğun nedeni bu olsa gerek. Van Gogh’un hikayesine hakim olmamızı sağlayan kesinlikle kardeşi Theo. Bu nedenle Theo’da benim için kıymetli. Daha önce iki kardeşin birbirlerine göndermiş olduğu mektupları içeren bir kitap okumuştum. Fakat Theo’ya dair fazla detay içermiyordu bu kitap en az Vincent kadar Theo’yu da tanımı fırsatı sunuyor. Naçizane fikrim Van Gogh severlerin ilgiyle okuyabileceği bir kitap, eğer ressama dair herhangi bir bilginiz yoksa belki kitabı okumak sizi bir nebze yorabilir ve gereksiz bir okuma yapıyormuşsunuz hissine kapılmanıza neden olabilir.
Edebiyat
Vincent ve TheoDeborah Heiligman · Martı Yayınları · 2022116 okunma
Puan vermedi
Kitap bende uzun süre kalacak kitaplardan biri oldu… Okurken sürekli içimde ağır bir hüzün vardı. Sessiz ama çok derin bir roman gibi hissettirdi bana. Kitap, Tahran’dan yazılan mektuplar üzerinden ilerliyor. Ama bu mektuplar sadece birine ulaşmaya çalışan kelimeler değil; aynı zamanda yalnızlığın, sürgün hissinin ve hayata tutunmaya çalışan insanların iç döküşü gibi… Mayakovski isminin kitapta bir gölge gibi dolaşması da çok etkileyiciydi. Sadece bir şaire gönderme değil; aşkın, hayal kırıklığının ve içsel çöküşün sembolü gibi duruyor. Zaten kitabın genelinde de o şiirsel ama karanlık hava hiç kaybolmuyor En sevdiğim tarafı şu oldu: Kitap büyük olaylarla değil, insanların iç dünyasıyla vuruyor. Bazı cümleler o kadar sakin ama o kadar ağırdı ki uzun süre düşündürdü beni…Alabora olan bir teknede ki umutlar, unutulacak ve ölecek hikayeler.. Zeki Bulduk’un dili de çok melankolik ve şiirsel geldi bana. Kitabı bitirdiğimde içimde sessiz bir boşluk kaldı Bugün tekneleri alabora olmuş umutları bitmemiş o yurtsuz insanların hüznü var üzerimde. İnsan sevdiğinin uykusu olmak istiyor bazen.
Sevgili MayakovskiZeki Bulduk · Dekalog Yayınları · 202629 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·288 syf.··
2026 2. kitabı
Roman, Bermuda Şeytan Üçgeni’nde tekneleri kaybolduktan sonra ıssız bir adaya düşen Charlotte ve gizemli bir yabancının hayatta kalma mücadelesini ve geçmişin sırlarını konu alır. Bir yandan gizem bir yandan fantastik bir anlatıma sahip olan bu kitap, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren içine çeken sürükleyici bir atmosfer sunuyor. Charlotte’un yaşadığı kaybolmuşluk hissi ile adanın karanlık sırları iç içe geçerken, karşısına çıkan gizemli yabancının geçmişi de hikâyeye derinlik katıyor
Duygu ve Düşünce
Kelebek AdasıSarah Jio · Pena Yayınları · 201913bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 13:01
Yazar hakkında  çok fazla bilgi yok, yazarlık kariyerinin başında. İlk kitabı 2023 yılında yayımlanmış Gezgin Ruhlar. 2023 Women's Prize for Fiction ödülüne aday gösterilmiş. 1996 Paris doğumlu  Fransız-Vietnam kökenli,  yazarın ailesi Vietnam Savaşı'nın ardından ülkeyi terk edenler arasındaymış. Kitapta anlattığı mülteci bir ailenin hikayesini kendi aile geçmişinden esinlenerek yazmış. Thi Anh 16 yaşında en büyük abla Thanh 10 yaşında Minh 13 yaşında Kasım 1978 Vietnam dan Amerikaya gitme hayali ile yola çıkan 3 çocuk. Ailenin kalan bireyleri bir sonraki tekne ile gelmeyi planlıyorlar.  Maalesef  tekneleri  batıyor. Yalnız kalan 3 çocuk mülteci.  Geri dönecek bir geçmişleri kalmamış,  ilerlemeleri gerek fakat kendilerini nasıl bir gelecek bekliyor bilmeden... Vietnam inancına göre ölen kişilerin bedenleri kendi topraklarına gömülmedikleri zaman ruhları dünyada gezer dururmus. Ancak topraklarına gömüldüklerinde ruhları huzur bulurmus. Kitaba adını veren Gezgin Ruhlar  buradan gelmekte. Anlatımı oldukça yalın. Yaşanan dramı acılarla sarıp sarmalamadan en gerçekçi yönleriyle anlatmis. Acı kadar umutlu olmayı,  sevgiyle birbirlerine tutulmaları gerektiğini de yazmış.  Anlatımında  ailesinin anılarını da kullanmış olmalı. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen oldukça başarılı. Yazar takibe alınmıştır,  yazacağı ikinci kitap şimdiden okunacaklar listemde...
Edebiyat & Roman
Gezgin RuhlarCecile Pin · Domingo Yayınevi · 2025690 okunma
Balinanın Ölümünün derin anlamı kıyıya vuruyor
6/10
·240 syf.·
2026 3. kitabı
Elizabeth O'Connor (d. 1991, Birmingham), çağdaş İngiliz edebiyatının genç yazarlarından biridir. Durham Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı eğitimi almış ve King’s College London’da Shakespeare üzerine yüksek lisans yapmış. Sonrasında Birmingham Üniversitesi’nde Amerikalı modernist romancı/şair Hilda Doolittle ve onun kıyı manzaraları yazıları üzerine yoğunlaştığı doktorasını tamamlamış. Edebi kariyerine kısa öykülerle başlayan O'Connor, 2020'de "Woman with a White Pekingese (2019)" (Beyaz Pekinezli Kadın) adlı öyküsüyle White Review Kısa Öykü Ödülü’nü kazanarak geniş bir çevrede tanınmış. Bir de "Sınır Bölgeleri" anlamına gelen "Gororau (Borderlands) (2021)" adlı Granta edebiyat dergisinde yayımlanan, peyzaj ve sınır temalı bir öyküsü bulunuyor. Uluslararası edebiyat sahnesine hızlı bir giriş yapmasına vesile olan yazarın ilk romanı olan "Whale Fall / Balinanın Ölümü (2024)", 1930’lar Britanya’sında izole bir ada topluluğunda yaşayan genç bir kızın iç dünyasını merkeze alıyor. Roman, yalnızlık, aidiyet, doğa karşısında insanın kırılganlığı ve içe kapanan topluluk konularını şiirsel ve derin bir dille ele alıyor. 1938 yılında Galler'in ücra bir adasına vuran bir balinanın, ada halkı ve genç Manod üzerindeki etkilerini okuyoruz. Yazarın akademik arka planını, metnin yapısal titizliğinde ve sembolik derinliğinde belirgin biçimde hissettim. Balinanın Ölümü, eleştirmenlerce güçlü bir ilk roman olarak değerlendirilip ve çağdaş İngiliz edebiyatında doğa ve birey ilişkisini yeniden düşünmeye davet eden önemli eserler arasında gösterilmiş. Bu sebeple The Observer tarafından "Yılın En İyi 10 Çıkış Romanı"ndan biri olmuş ve Betty Traskve Chautauqua gibi önemli edebiyat ödüllerini de kazanmış. "Manod Llan", (d. 20 Ocak 1920) 18 yaşında, adada babası ve küçük kız kardeşiyle "Gül Kulübesi"nde
Edebiyat
Balinanın ÖlümüElizabeth O'Connor · Timaş Yayınları · 2024221 okunma
8/10
·96 syf.··
2026 1. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 17:16
Jonathan Livingston isimli martımız diğer martılar gibi sadece tekneleri başına gidip kuru ekmek atılmasını bekleyen, gecelerin uçmayan martılar gibi değildir, o; hızlı uçmaya, taklalar atmaya ve uçmakla ilgili şeyleri öğrenmeye meraklı bir martıdır. Bu durum da çevresinden tepki görmesine sebep olur ve bir gün onu kovarlar. Martımız zamanla kendi gibi uçmaya ilgili martılara karşılaşır. Yaşlı bir martıdan eğitim alır. Zaman geçtikçe eski sürüsünün yanına dönmek ve onun gibi martılara eğitim vermek için sürüsünün yanına geri dönmeye karar verir. Yolda kendi gibi uçmaya ilgi duyan martılarla karşılaşır ve sürüye dönerler. Okumayanlar olabileceği için daha fazlasını anlatmayacağım. Dili basit, okuması keyifli ve anlamlı bir kitap bence. Okumayanlara tavsiye ederim. Bana 3,4 yıl önce bir öğretmenim tavsiye etmişti ancak şimdi okuyabildim,iyi ki de önermiş.
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma