Spoiler içerir
7/10
·280 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:35
Gençliğiyle ve güzelliğiyle dikkat çeken Dorian, ressam arkadaşı Basil'in modelliğini yapmaktadır. Basil, onu Henry ile tanıştırdıktan sonra Dorian'ın hayata karşı bakışı değişir. Henry'nin verdiği bir kitaptan çok etkilenir. Sadece hayattan zevk almanın peşine düşer. Sibly'nin intiharından sonra Basil'in çizdiği portresine yaptığı iyilik ve kötülüklerin yansıdığını fark eder. Çünkü Sibly'nin intiharına onun sebep olması tablodaki o çok güzel yüzü çirkinleştirmiştir. Portresi çizilirken ettiği dua gerçekleşmiştir. "Keşke hep bu tablodaki gibi kalsam!" Seneler boyunca yaptığı kötülükler tabloya yansır ancak Dorianda ne bir çirkinlik ne de bir yaşlanma belirtisi vardır. Tablosunu yaptığı için Basil'i suçlayan Dorian, bir gün onu öldürür. Sibly'nin abisinin onu öldürmek için peşine düşmesiyle işler daha çok sarpa sarar. Adamdan kurtulsa da günahlarının yüklerini taşıyamaz hale gelir. Tabloyu yok etmeye karar verir. Tabloya sapladığı bıçak adeta büyüyü bozar. Bıçak Dorian'a saplanmış olur, o an oracıkta ölür ve tablodaki tüm çirkinlik kendi vücuduna sirayet eder. Tanınamaz bir hale gelir. Onu öldüğü yerde bulanlar bile üzerinde eşyalar sayesinde tanırlar. Kitaptan beklentim biraz farklıydı o yüzden bazı noktalarda çok şaşırdım bazen de çok sinirlendim. Sanırım ben Dorian'ı ahlaki olarak daha farklı bir boyutta canlandırmıştım gözümde. Okurken bazı cümleleri sosyolojik bir tespit içerdiği kanısıyla tekrar tekrar okuyup düşündüm, bu açıdan zevkliydi. Ancak bazı konuşmaları okurken çok zorlandım. Nedense hep dış görünüşün yanılgısına kapılıyoruz. Güzel biri kötü olamazmış, yakışıklı bir adamın yaptıkları aklanabilirmiş gibi. Uzun süre önce tanıştığımız birini tanıdığımızı sanmak gibi. Özellikle üst sınıf olarak adlandırılan kesimin bencillikleri, hayatlarını
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 19. kitabı
Hizmetçi serisinin yazılan son kitabı ancak konu olarak sıralaması ikinci ve üçüncü kitabın arasında. Millie ve Enzo nun düğün gününde yaşadıkları tatlı telaş ve birbirlerini üzmeden telaşa düşürmeden verdikleri koruma çabasını anlatıyor.
Hizmetçinin DüğünüFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,818 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 135. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:00
"ELMA CADISI PETRONELLA 3" “Kahkahalar uçuşurken, dostluk her şeyden güçlüydü.” Elma Cadısı Petronella serisinin üçüncü kitabıyla yeniden büyülü bir maceraya yolculuk ediyoruz. Yazar Sabine Städing, “Maceraya devam!” diyerek bu kez kardeşliğin ve affetmenin sımsıcak hikâyesiyle kucaklıyor bizi. Yeni yıl heyecanı, ilk karın büyüsü ve yepyeni maceralar… Yılbaşı yaklaşırken Petronella’nın değirmen evinde büyük bir telaş vardır. Petronella’nın dünyasına bir kez daha konuk olurken, onun kız kardeşleriyle tanışıyor ve yılbaşı hazırlıklarının tatlı telaşına ortak oluyoruz. Yılın ilk karını özlemle bekleyen Pastakreması ikizleri ve yılbaşı hazırlıklarını tamamlamaya çalışan Petronella derken, kimse evin yeni sakinini fark etmez: Cincüce! Bu küçük yaramazlık uzmanı, fark edilmeden içeri sızar ve kahramanlarımızın başına türlü türlü işler açar. Kartopu savaşları, şakalar, kovalama maceraları ve bol kahkaha… Ah, o Cincüce! Gönüllerde taht kurdu. Cincüce karakteri tam anlamıyla bir enerji bombası. Ne yapacağı kestirilemeyen, yaramaz ama bir o kadar da sempatik bu küçük yaratık, “yaramazlık” kavramını komediyle buluşturmayı başarıyor. Yazarın Cincüce’yi bir “problem” kaynağı olarak değil, bağ kurmayı öğreten bir karakter olarak yazması çok değerli. Her şey çok güzeldi ama en çok da korku ve heyecan içinde geçen yakalama kovalamaca beni benden aldı. Sabine Städing’in kalemi gerçekten büyülü. Yazar, karmaşık betimlemelere girmeden akıcı ve mizahi bir dil kullanmış. Cümleler kısa ve anlaşılır, diyaloglar ise doğal ve eğlenceli. Kitap boyunca tempoyu düşürmeyen bir anlatım söz konusu. Özellikle Cincüce’nin yaramazlıklarını okurken çocukların kahkahayı basacağına eminim. Yazarın en büyük başarısı, fantastik unsurları gündelik hayatla o kadar ustaca harmanlamış ki bizler kendimizi
Edebiyat
Elma Cadısı Petronella 3: Kartopu Savaşı ve Cincüce ŞakalarıSabine Stading · The Kitap Çocuk Yayınları · 202521 okunma
Bir şeylerden bahseden bir hiçbir şey
6/10
·184 syf.··
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 10:55
(Spoiler içerir) Bir çeşit anı defteri. Amin Maalouf'un kültürleri, gelenekleri birbirine karan dili sayesinde çoğu kez mekanları uzun uzadıya tasvir etmemesine rağmen kendimi o resmin, olayların içinde çok canlı ve renkli bir karede buluyorum. Karakterde bir taraf var. Gerçek, çok gerçek, canlı. Babasının İsyan'da bıraktığı iz, bir yaradan ziyade bir zihniyet. Bu zihniyet İsyan'ın babasının gölgesi altında ondan hem nefret ederek hem korkarak biraz da severek oluşturduğu birincil karakteri. İsyan evden ayrılır, doktorluk okur, cemiyetlere katılır, hep bir yerlerde;savaş, telaş, aşk uğruna bu zihniyetin onda karşılık bulmasını izler. Hiçbir zaman ayakları yere sapasağlam basamaz, küçüklük hayali olan doktorluğu okumayı bile tamamlayamaz, korkularının arkasında aslında uzun yıllar onun için örülmüş ve üzerinde yapışmış bu karakterin farkına varır. Clara'ya aşık olması bu görme sürecine katkı sağlıyor ve mektuplaştıkları dönemlerde bu korkak, yaptığı işte de başarılı olamayan tarafını hep eleştirerek kendine, hayatına, yıllarına yabancılaşıyor İsyan. Babasının hastalanması haberiyle Clara'dan karnındaki oğlunu da bırakarak ayrılması ve araya savaşın girmesi uzun yıllar onu Claradan ayırıyor. Tam ayrıldıkları sırada babasının da vefat etmesi ile hayatında tutunduğu ne varsa yıkılıyor. İsyan'ın akıl hastanesine girmesi, orada yıllarca kalması, zihnini uyuşturmaları, aslında İsyan'ın seçtiği bir çeşit yaşam tembelliği, yaşamamayı seçme, ölüm. Ta ki kızının büyüdüğünü ve onu aradığını öğrenmesiyle yeniden yaşam enerjisini bulana kadar. Bu İsyan'ın geliştirdiği son kişilik, son dönüm noktası. Kızını görme umuduyla hastaneden çıkıyor ve kızını bir daha hiç görmüyor. Tüm kitap beni en çok vuran yer İsyanın hapisten çokıp şehir
Hayata Dair
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Yabancı ~
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 08:28
“Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum” cümlesiyle çarpıcı bir başlangıç yapıyor yazar. Ve şu cümle ; “Annemi elbette çok severdim; ama bu bir şey ifade etmezdi ki. Sağlıklı bütün insanlar, sevdiklerinin ölümünü az çok arzu etmiştir.” bizi ilginç bir hikayenin beklediğinin habercisiydi Hikaye de kahramanın asıl adını yazmadı yazar ama soyadı vardı. Kendine ve topluma yabancılaşmış bir adamın hikayesi. Hayatı sorgulyan ve anlamsız bulan kahraman sırf topluma ve kendine yabancılaşmasından dolayı yargılanır ve idam edilir Mahkemede şöyle bir cümlesi vardır; “Bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu ... İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.” Bu düşünce ,yabancılaşma kavramını ne kadar benimsediğini anlatıyor... Ve idam kararını duyunca Camus kahramanına şunları söyletir; "Herkes bilir ki, hayat yaşamak zahmetine değmeyen bir şeydir, aslında otuz ya da yetmiş yaşında ölmenin önemli olmadığını bilmez değildim, çünkü her iki halde de gayet tabii olarak başka erkekler ve kadınlar yine yaşayacaklar ve bu binlerce yıl devam edecektir... İnsan madem ki ölecektir, bunun nasıl ve ne zaman olacağının önemi yoktur" Kitap boyunca dünyanın boş ve manasız olduğu vurgulanıyor...Hayat yaşamaya değmez... Yabancı’yı okurken, bütün olağan dışılığına rağmen öykünün doğallığı, kahramanın ölümü kabullenişindeki doğallık ,hiç telaş etmemesi insanı rahatsız ediyor... Kitap , derinlik sevenler için♡
Psikoloji
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
Akıp geçen öyküleri özlemişiz
Puan vermedi·126 syf.··
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:00
Def ve mendil öyküsü son kısımda adeta ışık gibi parlıyor. Her öykü, ortalamanın üstünde tat bırakıyor gerisinde. Naif ve güzel işlenmiş cümleler ile kâh oraya kâh başka yerlere savruluyor gönlünüz.. Alıntı: * O, evdeki herkesin yükselen alçalan duygularının çarptığı bir iskele, günün ilk öfkelerinin, ilk telaş kabartılarının ve yolunu kaybetmiş serseri mayın lafların yapıştırıldığı bir hınç duvarıydı adeta. *
Edebiyat
Def ve MendilAyşe İlker · Ötüken Neşriyat · 202215 okunma