Ekorkmaz

Ekorkmaz
@telipinu
Kendi bukağısının tutkulu demircisi.
Puan vermedi·140 syf.··
2023 5. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 18:09
Bağımsızlığını yeni kazanmış, üstüne ağır bir iç savaş yaşamış, komşularına nazaran çok zengin olmayan hatta bataklık ülkesi diye çevrilen Suomi (Finlandiya) ‘ nin, yükselmesi için atılan temelin hikayesi aslında. 1925 yılında, ellerinde hiç bir şeyi olmayan, herkesin, her kesimden, her meslek grubundan, her sosyal tabakadan vatandaşların elinden geleni yapmasının, elini taşın altına koyması gerekliliğinin anlatıldığı, öğütlendiği kitaptır. Eğitimin, dürüstlüğün, toplumsal temizliğin, adaletin ve dahi bir çok erdemin insanlara sunulduğunda ya da bunların temel alındığında, bataklık toplumun nerelere varabileceğinin, nasıl güzel bir ülke yaratılabileceğinin güzel bir kanıtı niteliğindedir Finlandiya. Bu kitap bir zamanlar ne durumda oldukları, ne mücadeleler verdikleri, ne zorluklara katlandıkları konusunda bilgiler vermekle kalmayıp bize koca bir keşke dedirtmektedir.
Felsefe-Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Can Yayınları · 2023124,5bin okunma
8/10
·311 syf.··
2022 43. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2022 21:55
Türkçede roman türünün öncülerinden biri olan Araba Sevdası, 19. yüzyılın son çeyreğinindeki İstanbul soylu yaşantısını Bihruz Bey üzerinden anlatmaktadır. Kendisi bir miras yedi olan Bihruz Bey, babasından kalan varlıkları bir bir satıp çarçur ederken, daha borcunu ödeyemediği arabasıyla yaptığı bir Millet Bahçesi gezisinde görüp, aşık olduğu kadına duyduğu platonik aşkı konu etmektedir. Tüm bunlar yaşanırken kara sevdaya tutulmuş kahramanımız sayesinde, Fransız diline verilen önemin, konuşma diline serpiştirilen Fransızca sözcüklerle alaya alındığını görmekteyiz. Bu doğrultuda genel olarak batılılaşma çabaları eleştirilmektedir. Ama cumhuriyet sonrası Türkiye’sinin tekilci anlayışının zıttına, daha çoğulcu, çok dilli, direkler arasında bir ramazan günü tespih satan bir Hindunun dahi olduğu bir toplumun portresi çizilmektedir. En kızgın anlarda bile azami saygının ön planda tutulduğu toplum yerli yerindedir ne doğuya ne batıya ihtiyacı vardır. Bu nedenle bir şeylerin adının kesinlikle yanlış konduğunun açık ispatı niteliğindeki kitap okumaya değerdir. Günümüzde betona boğulmuş İstanbul’un güzide semtlerinin o dönemki tasvirleri, neden bu şehrin uğruna bunca güzel şiirin nakşedildiğinin açıklayıcısı niteliğindedir. Biraz aşırı kaçılmış Fransizca sözcükler okuyucunun sabrını zorluyor olsa da, sonu itibari ile aslında bunun ikinci cildi de yazılmalıymış dedirtiyor.
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,8bin okunma
9/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2022 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 11:19
2. Dünya savaşı esnasında bindikleri uçak, bilmedikleri ıssız bir adaya tam olarak anlamadıkları bir sebepten düşer. Bu kazadan sağ kurtulan çocukların hikayesidir “ Sineklerin Tanrısı”. Kitabın
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
8/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2022 40. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2022 03:25
Yazarın ölümünden önce adeta inzivaya çekilerek yazdığı bu kitap deneme türünün öncüsü olmakla beraber bana biraz da otobiyografi gibi geldi. Elbette doğrudan yazarın özyaşamöyküsünü bulamasak da
Edebiyat
DenemelerMontaigne · Kum Saati Yayınları · 201665,6bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2022 38. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 09:46
Dünya kuruldu kurulalı insanoğlunun en belirgin sorunu, insan yaşamını ruhsallaştırmak,onu özel bir ölümsüzlük düzeyine yükseltmek, tüm diğer organizmaların ortak yönünü oluşturan yaşam-ölüm döngülerinden ayırmak olagelmiştir. Ernst Becker’ın bu sözüne kitabın ilk sayfasında yer veriyor yazar. Yine önsöz niteliğindeki bu ilk sayfa da Dylan Thomas’ın “Gitme o güzel geceye usulca” ( Do Not Go Gentle into That Good Nigh) adlı müthiş şiirinin bir mısrası olan “Bağır, bağır öfkeyle ışığın tükenişine “ dizesi ile kitaba merhaba diyoruz. Aslında bu iki alıntı kitabın temel konuları olan, yaşlanmaktan ya da ölümden kaçış ve ya ölümsüzlüğün arayışı konularının habercisi niteliğinde. Bir insan bir hayatta ne kadar değişik ünvanlara sahip olabiliyorsa o kadar da hayata değişik kollarla tutunmuş oluyor. Kahramanımız Alobar ilkin bir kral olarak karşımıza çıkıyor, ölüme yaklaştığının habercisi olan saçına düşen ilk akla başladığı ölümden kaçış- ölümsüzlüğü arama yolculuğuna yıllar yıllar sonra mahkum olarak devam ediyor. Himalayalara giderken tanıdığı güzel Kudra’yı Paris’te kaybettiği yerde onca zaman sonra bulabilecek mi ? Parfümün keşfedilişi üzerine yazılmış bu muhteşem eser tüm fantastik roman sevenlerin beğenerek okuyacakları bir eserdir.
Parfümün DansıTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 20196,4bin okunma