Belleğin güvenilmez bir şey olabileceğini anlıyorum; çoğunlukla insan hangi koşullarda anımsıyorsa bellek onların rengini büyük oranda taşıyor, burada bir araya getirdiğim anılarım için de geçerli bu kuşkusuz.
"Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer; içer; yaşar."
Neriman kalınca sesiyle tekrarladı kocasının sözünü:
-Yaşamak güzel şey be kardeşim.
Konuklarım kocalmamış. Onları son görüşümde kaç yaşındaysalar o yaştalar, ama ben altmışımın içindeyim. Beş yıl daha yaşayabilirsem...
Anuşka'nın elinden tutuyorum. Kerim: "Bir yere kaçacak diye mi korkuyorsun?" dedi. "Bilmem, içimde hep birdenbire yitirivereceğim,duman olup,kuş olup uçuverecek durup dururken diye bir korku var." " Sahi mi söylüyorsun? Yoksa numara mı?" "Sahi." "İnsanların aklına böyle şeyler yalnız romanlarda gelir sanırdım."