“Türkiye gibi siyasi kültürün cumhuriyet fikri etrafında örgülendiği yerlerde tüm demokrasilerin cumhuriyet olduğunu sanma eğilimi vardır. Ancak, bu doğru değil. İstikrarlı demokrasilerin bazıları anayasal monarşidir; İngiltere, Hollanda, Belçika, Danimarka, Isveç gibi. Anayasal monarşi-cumhuriyet ayrımı bir bakıma devletin tepe noktasında bulunan kişinin göreve geliş şekliyle ilintilidir. ..Yukarıda daha adı verilen ülkeler kendi tarihsel şartlarının eseri olarak klasik monarşilerden anayasa monarşi‘ye doğru evrilmişlerdir. Hatta bazıları, mesela İngiltere ve Hollanda, cumhuriyeti de tecrübe etmiş ama memnun kalmayarak monarşiye dönmüştür.”
Sayfa 62 - Devlet Biçimleri ve Yapılanmaları·Kitabı okuyor
"Sevmek!.. Sevmek!.. Hanımefendi, sevmeye acaba vakit bulabildik mi?.. Bir ömür, çeşitli mücadeleler içinde geçti... Dağ, dere, tepe... Çadırda, karargâhta ömür süren bir askerin sevmeye vakti kalır mı?.."
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Moda değişimlerine ve farklı toplumsal sınıfların giydiği çeşitli kıyafetlere rağmen, Asur ve Babil giyiminin temel öğeleri hep aynı kalmıştı. Bunlar bir başlık ya da baş örtüsü, bir tunik ya da gömlek ve ayak bileklerine kadar uzanan uzun bir dış giysiydi. Erken Babil dönemlerinde başlık, öne ve arkaya doğru uzanan kurdelelerle süslenir, bu kurdeleler boynuz biçimini andırırdı. Daha sonraki dönemlerde başlık, tepe kısmı sivri bir miğferi ya da bir tür taç biçimini aldı. Bu başlıklar kalın bir malzemeden yapılır, kimi zaman da içi dolgulu olurdu. Üst sınıflar, ayrıca güneşten korunmak için şemsiye taşırdı; bu nesne Asur'da krallık ya da yarı krallık yetkesinin simgesi hâline gelmişti. Tunik ise, keten ya da yünlü dokumadan yapılırdı; özellikle soğuk havalarda yün tercih edilirdi.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
Dr. Edred Fitzpears’ın ölümü
İşin gerçeği Melbury, Fitzpiers'ın durumu hakkında çok yanılmıştı. İnsanlar çalı çotukları üzerine tepe üstü düşerse yara almadan paçayı kurtaramaz. Yaşlı baba, Fitzpiers'ı yeterince yakından görebilseydi ayağa kalkıp çalıların arasında yürümeye başladığında arkasında kan damlaları bıraktığını, elli yarda bile ilerleyemeden, baş dönmesi belirtileri gösterdiğini ve ellerini başının üstüne doğru kaldırdığını ve sendeleyip yere yıkıldığını görecekti.
Sayfa 319 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Kuantum teorisi ilk çıktığında fizikçiler atomların etrafındaki elektronların birer dalga gibi davrandığını gördüler ve çok şaşırdılar. Peki ama bu dalga ne dalgasıydı? Su dalgası gibi fiziksel bir şey miydi? Max Born buna inanılmaz tuhaf ama doğru çıkan bir cevap verdi: Bu dalgalar birer olasılık dalgasıdır. Yani bir elektron çekirdeğin etrafında dönerken, onun tam olarak nerede olduğunu bilemeyiz. Elektron aynı anda pek çok yerde "ihtimalen" bulunur. Dalganın tepe yaptığı yerlerde elektronu bulma şansımız çok yüksektir; dalganın söndüğü yerlerde ise elektronun orada olma ihtimali neredeyse sıfırdır. Kuantum mekaniği bize evrenin en temelinde kesinliklerin değil, sadece ve sadece olasılıkların hüküm sürdüğünü söyler. Bir şey biz ona bakana kadar net bir yerde değildir, sadece bir ihtimal bulutudur.
O yüzden siyasileri değil, hırsız tecavüzcü katiller affediliyor
Yüz Binlerce insan her yıl ahlaksızlığın en tepe noktasına vardırılıyordu ve ahlakları tam olarak bozulduğunda hapishanelerde kaptıkları ahlaksızlık mikrobunu halkın arasında yaysınlar diye serbest bırakılıyorlardı.