Puan vermedi·400 syf.·
2026 22. kitabı
Yazarın kendi hayat hikayesini anlattığı bir roman. Sayfalar başlamadan yazarın bıraktığı bir not var. “ Kompleks travma sonrası stres bozukluğu olan dostlar için: travma kitaplarını okumanın tetikleyici ve acı verici olabileceğini biliyorum. Benim de birkaç tanesine zorlandigim oldu. Bununla birlikte, okurun benim yaşadıklarımı anlayabilmesi için istismar dolu çocukluğumu paylaşmanın gerekli olduğunu düşündüm. Bu kitabın birinci bölümü sizin için zor olabilir ama en azından bir şans vermenizi rica ediyorum. Bununla birlikte herhangi bir noktada birkaç sayfa ileriye atlamanız gerekirse sizi asla yargılamayacağım. Biraz ipucu verecek olsa da size şu sözü vermek istiyorum: Bu kitabın mutlu bir sonu var. “ Amerika’ya göç etmiş bir ailenin çocuğunun hayat hikayesi; çocukluk yaşantılarında ki anne baba ilişkisinin çocuğa yansıyan yönleri, çocuğun hem anneyle hem babayla olan ilişkisinde maruz kaldıkları, hayatta dibi gördükçe daha küçücükken buradan çıkmalıyım kararını bile vermeden hayata devam etmesi, çabası ve sonunda elde ettiği başarılı bir kariyer yolculuğunda arayışının başlaması ve bir şeyleri değiştirmeliyim kararıyla birlikte bir kendilik yolculuğu hikayesi. Özellikle uzun yıllardır kendi ile uğraşanlar için umudu besleyen tarafları olan bir kitaptı. Terapiye gittim, grup çalışmalarına katıldım, içsel çalışmalara katıldım, ne bulduysan ona katıldım ne oldu ne kattı bana sorgulamaları içindeyseniz bu kitap her birinin damla olduğunu anlatan ve çaban, emeklerin çok insani dedirten bir kitap. İnsani olmayan yaşantıların etkilerinden çıkmak zaman ve emek istiyor. Tekrar tekrar burayı hatırlatıyor. Hiç bir şeye geç kalmış değilsin, hiçbir şeye geç kalınmış değil. Özellikle yaşantıların bedende nasıl kayıtlı olduğunu, bedendeki hislerin nasıl tetiklendiğini güzel
Bedenimin BildikleriStephanie Foo · Mona Kitap · 202522 okunma
Nietzsche Ağladığında İnceleme
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
DİKKAT BU BİR SPOİLER UYARISIDIR !! Nietzsche Ağladığında Benim için çok uzun bir kitap ve bilgilendirici bir kitap oldu. Çok severek okudum. Sadece kitabın kurgu olduğunu keşke en sonunda değil de başında bilseydim. Ben de okuduğum süre boyunca, “Ne güzel yazar, bu adamların konuşmalarındaki nefes sayısını bile yazacak az kalsın.” diye düşünüyordum. Hikâye çok gerçekçi gibi duruyor. Tabii bunun temelde sebebi karakterlerin hepsinin gerçek olması ve yaşanan olayların, Nietzsche ve Dr. Breuer konuşması dışında, diğer konu ve düşüncelerin gerçek olması. Bu gerçek ve hayal karışımı konuşma terapisi sonrasında ortaya çıkan hikâye ve düşünceler çok yerinde ve gerçekçi. Hikâyemiz zaten Lou Andreas Salomé’nin, yani Nietzsche’nin eski manitası olur kendisi, Dr. Breuer’in (çok meşhur bir doktor) yanına gelip yardım istemesi ile başlıyor. Lou Andreas Salomé iddia ediyor ki Nietzsche hasta. Hem migrenden dolayı fiziksel hastalığı var hem de Ben ve Paul Rée’ye (Nietzsche’nin yakın arkadaşlarından) hem sinirli hem dargın. Onlara kötü mektuplar yazıyormuş ve Nietzsche’nin ablası onları dolduruyormuş. Bunun nedeni ise bu üç manyağın üçlü ilişki yaşamayı denemeleri. Her neyse, bir şekilde Nietzsche ikna olup doktorun yanına gelmeye karar verir. Onun yanına geldiğinde Dr. Breuer de biraz bu kadından etkileniyor ki kadının biraz kurallarının dışına çıkmasına ve ofisinde at koşturmasına izin veriyor. Kadının Google’dan fotoğrafına baktım. Yani o dönemin erkekleri harbiden yokluktaymış. Allah affetsin. Her neyse, Lou Andreas Salomé doktorun bu hastaya özen göstermesini istiyor ve aralarında geçen her şeyi anlatıyor. Yani daha Nietzsche gelmeden doktor hikâyesini biliyor. Sonra da bu kadın, Nietzsche’nin arkadaşlarını onun bu doktorun yanına gitmesini tavsiye etsinler diye ikna
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şoktayım.
3/10
İki satır yazayım da belki birinin hayatını kurtarırım diye geldim. T.L. Swan’ın güvensiz erkek karakter yazma konusunda doktora yaptığını düşünüyorum. Kadın o işi biliyor. Zaten ben de boşuna okumuyorum; Mr. Masters, The Takeover, Marx girl falan hâlâ top listemde. Yazdığı bazı erkek karakterler o kadar iyi ki insan terapiye ihtiyaç duyuyor. AMA… Bacım bu kitap neydi? Instagram’dan kadına neredeyse kampanya başlatacaktım: “Valentino kitabını çıkar, bunu rafa kaldır.” Dinlemedi tabii. Kitabın başlangıcı zaten bnm için felaketti. Saçmalık üstüne saçmalık. Kızı sevemedim, Edward’a da gram ısınamadım. Zaten The Christmas kitabındaki tanıtımdan vibe’ı almıştım; “bu çocuk bela” diye. Haklı çıkmak bazen insanı mutlu etmiyor. Üstelik o kısa hikâyelerin olduğu kitapta çok daha potansiyelli hikayeler vardı. Bir de devam kitabı varmış… Swan canım, sen onu yazarsın da ben okur muyum sanıyorsun? Bu kitabı zaten normal okumadım. Atlaya atlaya, göz devire devire, ara sıra tavana bakarak bitirdim. Edward desen ukala ,zengin vede tuhaf. Alora desen her sayfada “inatçıyım, trip atıyorum” ok!!! Kitaba puanım 3. Bir puan emeğe, iki puan da Swan’ın geçmiş başarılarının hatrına. Çünkü kusura bakma ama Benjamin’i (marx girl) yazan kadınla bu Edward’ı yazan kadın aynı kişi olamaz. Buna inanmıyorum. Araştırılsın.
The Heart You KeptT.L. Swan · Arndell · 20268 okunma
9/10
·220 syf.··
2026 7. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:21
Hayatının bir döneminde yolu terapiye düşmüş olan, terapiye devam eden veya hiç fırsatı olmayanların, kadınların, overthinkerların, anne ve babası ile ilişkisi her zaman sevgi dolu olmayan kendine anne ve babalık yapmak zorunda kalanların, cinselliği yüzünden utandırılanların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Merdiven Altı TerapiDeniz Dülgeroğlu · Literatür Hayat Yayınları · 20241,215 okunma
YARA ATLASI
8/10
·144 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 10:46
Başlangıçta bu kitaba alışmam biraz zor oldu. Uzun zamandır bir kitapta “Allah” ve dua gibi vurgularla karşılaşmamıştım—belki de hiç bu kadar yoğun hissetmemiştim. Ancak zamanla bu üsluba alıştım ve hatta bu yönü hoşuma gitmeye başladı. Yazarın dili sade olmasına rağmen oldukça derin. Okurken zorlamıyor ama bir yandan da insanın içine işleyen bir tarafı var. Özellikle yaptığı benzetmeler çok etkileyiciydi. Psikoterapi seanslarını güneş altında kalmaya, terapiye ara vermeyi ise gölgeye çekilmeye benzetmesi, bugüne kadar okuduğum en yerinde anlatımlardan biriydi. Ayrıca cesur bir anlatımı var. Birçok yazarın kolay kolay değinmeyeceği konulara, abartıya kaçmadan ve son derece doğal bir şekilde yaklaşması bence oldukça kıymetli. Bu nedenle kitap sadece okunup geçilen bir metin değil; okurken düşündüren ve bittikten sonra da zihinde yer etmeye devam eden bir yapıya sahip. Kitapta sorulan bir soru ise aklımda özellikle yer etti: “Eğer hayatını bir başkasınınkiyle değiştirme şansın olsaydı, değiştirir miydin?” Kendime bu soruyu sordum. Zor bir soru… Ama cevabım hayır olurdu. Belki ben de kitaptaki karakter gibi bazı şeyleri silmek isterdim.
2026 Okuma Raporları
Yara AtlasıHediye Demet Akan · Timaş Yayınları · 202662 okunma
Yalnızlık ve Sıradanlık
7/10
·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 03:27
Klinik için söylemem gerekenler var gibi hissettim. Bu incelemeyi de bu sebeple yazıyorum. Bürokrasiye takılı kalmış sıradan insanlar (bizler) için büyük bir çıkmaz sokak bu kitap. Sıradan birinin çok ünlü bir profesör ile görüşmeye çalışmasını anlatıyor. Doktora ulaşmaya çalışırken aslında kendi kendini tedavi ettiğini görüyoruz. Her yeni gün yani her yeni sayfa da diyorum ki doktora ulaşacak kahramanımız ve terapilere başlayacak, vurucu yeri şimdi geliyor kitabın diye diye kitap bitti. Kahramanımız terapiye tam başlayacakken hemde. Müthiş bir yarım kalmışlık ile kitabın sonunda ne oldu şimdi dedim. Evet alt metinde insanın yalnızlığı ve içsel bunalımını çok güzel aktarıyor kitap okuyucuya. Kitabın yarım kalması da yaşadığımız hayat gibi hep sonrası var ve devam ediyor. Keşke bir konuşabilseydi doktorla, terapilere başlayabilseydi. Neler söyleyecekti doktor acaba? Ya da devamında neleri değiştirecekti acaba? Sıradan biri için yaşam sıradan devam ediyor. Bütün sıradanlığımız ile anı kaçırıyoruz. Pavlov kitap boyunca anlaşılmayı bekledi belkide. Bir kazandairesinde çalışan adamdan ya da bir asistandan ya da bir hemşireden… anlaşılmak… Klinik Pavol Rankov
İnceleme
KlinikPavol Rankov · Dedalus Kitap · 2026649 okunma