Puan vermedi
Herkese merhaba! kitap dostlarım! Bugün sizlere okurken beni sayfalar arasında sürükleyip götüren, gizemi ve mistik atmosferiyle merak duygumu sürekli canlı tutan Andromedalı kitabından bahsetmek istiyorum. Her şey Duru’nun gördüğü sıradan gibi görünen bir rüya ile başlıyor. Ancak bu rüya tekrar etmeye başladıkça işin içinde çok daha büyük bir sır olduğunu anlıyoruz. Rüyalarında sürekli aynı kadını gören Duru, bunun bir tesadüf olmadığına inanıyor ve gerçeğin peşine düşüyor. İşte tam da bu noktadan sonra hikâye bambaşka bir boyuta taşınıyor. Kitap boyunca üç farklı zaman diliminde dolaşıyor, Duru, Süreyya ve Amunet’in hayatlarına konuk oluyoruz. İlk başlarda birbirinden bağımsız gibi görünen olayların zamanla nasıl birleştiğini görmek oldukça etkileyiciydi. Her bölümde yeni bir ipucu ortaya çıkarken merak duygusu giderek artıyor ve kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Astral seyahat, spiritüalizm ve Mısır mitolojisinin iç içe geçtiği bu hikâye benim için oldukça farklı bir okuma deneyimi sundu. Özellikle mistik olayların ve geçmişle gelecek arasındaki bağların işlenişini çok başarılı buldum. Yazarın sade ve akıcı anlatımı sayesinde karmaşık gibi görünen konular bile rahatlıkla takip edilebiliyor. Gizemli hikayeleri, kadim sırları ve mistik unsurları seviyorsanız Andromedalı tam size göre bir kitap olabilir. Ben okurken hem şaşırdım hem de her sayfada yeni bir gerçeğin ortaya çıkmasını heyecanla bekledim.
AndromedalıNora Gülüm Erdinç · Aya Yayınevi · 202367 okunma
9/10
·464 syf.··
2026 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:37
Çok farklı, çok yaratıcı, çok çılgın, bir o kadar da dahiyane ve usta işi bir roman “Boş Sokaklar”. İsimsiz anlatıcımız uzun zamandır üzerinde çalıştığı ancak pek ilerleme kaydedemediği novellasına yoğunlaşmak üzere işinden istifa eden bir editör. Tam çalışmasına odaklanacağı an nihayet geldiğinde, bir akşam yürüyüşe çıkıyor ve çöplüğe dönen metruk sokakta ayağına batan üç kollu mızrak şeklinde bir obje fark ediyor. Hemen ardından aynı değişik şekli bir tasarımcının bilgisayarının ekranında görünce bu tesadüf dikkatini çekiyor ve önce bu nesnenin/şeklin sonra bununla bağlantılı olarak iki senedir kayıp bir kadının peşine düşüyor. Kahramanımız soruşturdukça yeni bir kapı açılıyor önünde; konuştuğu her insan farklı bir hikaye anlatıyor ve bir başkasına yönlendirerek başka bir dünyanın içine itiveriyor onu. Kahramanımızın adımladığı her sokak başka bir evrene açılıyor adeta. Evren diyorum çünkü hakikaten hikayelerin her biri acayip yaratıcı ve zekice tasarlanmış, detayları incelikle düşünülmüş, aynı zamanda büyük resmi de şahane tamamlayan apayrı birer kurgu. Misal biri John Fowles’un “Büyücü”sü tadında, biri Faciolince’nin “Angosta”sını anımsatıyor, bir diğeri “Sophie’nin Dünyası”nı andırıyor. Ve bunların hepsi tek bir hikayeye şahane bir şekilde cuk diye oturuyor. Ne çılgınlık, nasıl bir zihnin ürünü bu?! İlk sayfadan itibaren kitap, labirentinin içine doğru çekiyor sizi. Çok güçlü atmosferi, akıcı anlatımı ve sürekli diri tuttuğu merak duygusuyla bir yandan polisiye bir tat da vererek inanılmaz zevkle okutuyor kendini. Aynı zamanda pek çok farklı yorumlamaya açık ve son derece ufuk açıcı sorgulamalara iteliyor okuru usul usul. Hayat, zaman, sanat, nesneler, nesneler ve sanat eserleri aracılığıyla insanlar arasında zamandan ve mekandan bağımsız kurulan bağlar,
Boş SokaklarMichal Ajvaz · Eriken Yayınları · 20266 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2026 43. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:22
Yine bir tesadüf yine bir Paul Auster kitabı. Bakalım bu tesadüfler bizi hangi yolculuğa çıkaracak? Jim Nash sorumlu bir baba, insanların hayatını kurtaran bir itfaiyecidir ta ki tanımadığı babasından yüklü bir miras kalana kadar. Nash bu miras ile herkesin yapacağı şeyleri yapmak yerine yollara düşmeye karar verir. Yaşadığını sadece yol yaparken hissediyordur kahramanımız. Ve bu yollarda tamamen tesadüf sonucu gezgin kumarbaz Pozzi ile tanışır. Pozzi Nash'in hayatında farklı bir sayfa açacak ve kaderlerini bir iskambil oyununa baglayacaktir. Sonrası mi ? Önce güzel bir yol hikayesi ardından hayatın gerçeklerini, şans ve tesadüflerin yaşamımızı nasıl şekillendirdiğini okuyoruz tam konu nereye gidiyor derken mükemmel bir psikolojik gerilim ile kendimize geliyoruz. Kahramanlarımızin yaşadığı bütün gerilimi bizde iliklerimize kadar hissediyoruz. Bu hissi kolay kolay her yazar veremez bence. Kitabı okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız eminim. Sonuç olarak ; klasik bir Paul Auster romanı. Başarılı bir olay örgüsü, dolu dolu cümleler, akıcı bir anlatım ve tesadüfler ile secimlerimizin yaşamımızdaki önemi üzerine güzel bir hikaye. Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitaptan biriymiş Şans Müziği
Şans MüziğiPaul Auster · Can Yayınları · 2017572 okunma
8/10
·232 syf.·
2026 70. kitabı
‎Sabreden Derviş, muradına ermiş... ‎ ‎"Bu gece ne olmadık, ne inanılmaz bir geceydi. Ankara'dan istanbul hapishanesine nakledildiği gece, jandarmanın bileklerinden kelepçeleri çıkardığı dakikada, içinde bulunduğu katar bir başka katarla çarpışıyor, kendisi bu kazadan canlı kurtuluyor. Aldığı yara berelere rağmen canlı... O kadar canlı ki, yerinden kalkar kalkmaz başka kazazedelerin imdadına koşuyor, yanında yaralı olduğu hâlde, yine de diğerlerinin imdadına koşan, bir başka insan, bir kadın var. Ve bu kadın kendisini tanıyor. Evet, biraz evvel elleri kelepçeli bir mahkûm olduğunu tanıyor! Tam imdat ekipleri geleceği sırada ona kaçmasını öğüt veriyor... Zaten kendisi kaçmak, hapisten, merhametsiz duvarlar arasından kurtulmak istemiyor mu? Elbette istiyor. Ona bu nasihati verenkadın esasen eski bir mahkûm, yeni tahliye olmuş, on beş sene hapiste kalmış bir sabıkalı. Kaçmasını kolaylaştırmak için para, barınabilmek için de evinin adresini veriyor. İnanılmaz bir şans bu. Sonra tesadüf, yolda bir de Şoför Ramazan'ı karşısına çıkarıyor. Dertli adam! Çok sevdiği, lüzumsuz yere kıskandığı karısından tam da o gün boşanmış olan bir adam! Ne yaptığını, hırsını nerede boşaltacağını bilemeyen, iyilikle kötülük arasında zikzaklar çizen bir kimse! Ve sonunda o da iyi hislerine mağlup oluyor. Bir saat evvel kendisini polise vermekle tehdit eden, İstanbul'a götürdüğü takdirde şantajla yol parasının çok üstünde bir para isteyen adam, onu Tuzla ile Pendik arasında kamyonundan indirmeden evvel, eğer iş arıyorsa gelip kendisini bulması için bir adres veriyor. Ve ondan istediği çok fazla parayı almak şöyle dursun, hiç almıyor. Sonra geceyi, belki birkaç gününü geçirmek ümidiyle boş zannederek girdiği bu yazlık evde karşısına peri kızları kadar güzel fakat sonsuz kederli bir kadın çıkıyor
Edebiyat
Ayrılmak Yok!Suat Derviş · İthaki Yayınları · 202529 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
"DÜNYA YEŞİLKEN" "Ağaca bakınca sevinçten ağlayan da olur, yoluna dikilmiş yeşil bir nesne gören de." Bir yaprak düşünelim. Sadece bir yaprak. Rüzgârla savrulan, sonbaharda sararıp dökülen sıradan bir yaprak. Peki ya bu yaprak, milyonlarca yıl önce yaşamış bir ağacın, zamanın içinde donup kalmış sessiz tanığıysa? Bugün nefes aldığımız hava, bastığımız toprak ve gölgesinde dinlendiğimiz ağaçlar… Bunların hiçbiri tesadüf değil. Milyarlarca yıllık bir bitki evrimi, Dünya’yı yaşanabilir kılan sessiz ama devasa bir dönüşümün mimarı. Eser, bu taşlaşmış sessizliğin içindeki çığlığı duymamızı sağlıyor. Yazar, bilimsel anlatıyı ustalıkla kullanarak bizi tarih öncesi denizlere, bataklıklara, ormanlara ve savanalara götürüyor. Bitkiler olmadan dinozorlar olur muydu? Cevap şaşırtıcı: Hayır. Kılıç dişli kediler, dev sürüngenler ve hatta insanlar — hepsi bitkisel ataların evrimsel çabalarının üzerine inşa edildi. Bitkiler atmosferi oksijenle doldurmasaydı, hayvanlar karaya çıkmaya cesaret edemezdi. Ormanlar oluşmasaydı, atalarımızın anatomisi bugünkü gibi şekillenmezdi. Her bölümde hem bitkiler hem hayvanlar sahnede yer alıyor. Ama bu kez hayvanlar başrolde değil. Onlar, bitkilerin açtığı yolda yürüyen misafirler sadece. Türler arasındaki o kadim etkileşimler, bugün “yuvamız” dediğimiz Dünya’yı nasıl şekillendirdi? Hangi bitki hangi canlının evrimini tetikledi? Hangi orman hangi türün doğuşuna zemin hazırladı? Tüm bu soruların yanıtları, Hayat Ağacı’nın giderek büyüyen gövdesi boyunca yürüyerek veriliyor. Taşlaşmış sessiz kayıtların içinden, kadim köklerden günümüze uzanan evrimsel hikâyenin dallarını keşfe çıkarıyor bizi. Bugün dinozorları, kılıç dişli kedileri, mamutları konuşuyoruz. Onlara hayranlık duyuyoruz. Onların devasa kemiklerini müzelerde izliyor, çocuklarımıza
Edebiyat
Dünya YeşilkenRiley Black · İrene Kitap · 20263 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 85. kitabı
ᴘᴇşɪ̇ɴᴅᴇʏɪ̇ᴢ 𝙱𝚊𝚣𝚎𝚗 𝚍𝚞̈𝚗𝚢𝚊 𝚜𝚎𝚗𝚒 𝚊𝚕𝚝 𝚎𝚝𝚖𝚎𝚔 𝚒𝚌̧𝚒𝚗 𝚎𝚕𝚒𝚗𝚍𝚎𝚗 𝚐𝚎𝚕𝚎𝚗𝚒 𝚢𝚊𝚙𝚊𝚛. Bazı kitapları okuduktan sonra "ah be ne güzel geldi, iyi ki okudum " deriz ya işte benim için tam anlamıyla severek okuduğum bir kitap oldu. Yazarın akıcı ve sade kalemi, olay örgüsü, sağlam kurgusu ve bölüm geçişleri güzeldi. Kitabın son sayfasına kadar gizem ve heyacan okuru asla terk etmiyor. Karakterlerin psikolojik analizlerini ve içsel döngülerini kusursuz işlemişti. Kitabın atmosferi de oldukça güçlü, karakterlerin o duygu ve düşünceleri ,yazarın betimlemeleri ile birleşince kitabı okumaktan çok yaşamaya sevk ediyor... Modern dünyanın karanlık yüzünü ve insan psikolojisinin sınırlarını merkezine alarak muhteşem bir okuma serüveni yaratmış. Yazar internetin ve sosyal medyanın insanları nasıl birer yargıca dönüştürdüğünü, bir olayın dijital dünyada yayılan dedikodular, önyargılar ve klavye arkasına saklanan insanların acımasızlığı ile hayatı nasıl alt üst ettiğini gözler önüne seriyor. Annelik, kayıp, sosyal medyanın yarattığı linç , paranoya, akran zorbalığı ,geçmişin sırları, aile içi sırlar, arkadaşlık, iletişim, algı, güven, suçluluk duygusu gibi bir çok derin temalardan beslenen bir kurgu. ​ Düşünsenize ​15 yaşında iken Kehanet adında bir kitap yazıyorsunuz ve yarışmada birinci oluyor, kitabınız basılıyor...Ve babanız da ünlü bir müzisyen. Yıllarca süren bir karanlık zihniyet ve inanç ile internette devam eden akıl almaz bir algı ile insanlar sizden ve ailenizden nefret ediyor... Meg , kızını üniversiteye bırakmak üzere eşi Justin ile yola çıkıyor. Ancak otoyolda başlayan bir taciz/sürtüşme korkunç bir kazaya sebep oluyor. Justin olay yerinde hayatını kaybediyor geride kalan Meg ve kızı hem fiziksel hem de ruhsal olarak hayatlarına devam etmek zorundalardır. Kazadan aylar sonra Meg,
PeşindeyizAlison Gaylin · The Kitap · 2025128 okunma
Reklam
Reklam