10/10
·344 syf.·
2026 3. kitabı
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın kalbine dokunur. Dervişin Teselli Koleksiyonu benim için ikinci türden bir kitap oldu. Keder, yalnızlık, hayal kırıklığı ve hayatın ağır gelen tarafları karşısında; doğunun ve batının en büyük gönül insanlarını, âlimlerini, mutasavvıflarını ve düşünürlerini aynı sofrada buluşturan eşsiz bir eser. Kitap boyunca insan sadece okumuyor; düşünüyor, sorguluyor, kendini tanıyor ve içindeki karanlık odalara ışık tutuyor. Eserde, kederli bir dervişin rüyasında büyük bir hikmet meclisine misafir oluşu üzerinden onlarca teselli ve hayat dersi aktarılıyor. Bu kitap bana şunu hissettirdi: Bazen insanın ihtiyacı olan şey, sorunlarının çözülmesi değil; onları anlamlandırabilmesidir. Her sayfasında farklı bir teselli, farklı bir pencere ve farklı bir farkındalık buldum. Altını çizmeden geçemediğim, bitmesini istemediğim nadir kitaplardan biri oldu. Kalbine dokunacak bir kitap arayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
1000Kitap
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
İnsan Ruhunun Karanlığı ve Çelişkileri Üzerine
8/10
·222 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin bu kitabını okurken gerçekten çok büyük bir keyif aldım. İçinde hem birbirinden vurucu öyküler hem de sarsıcı bir tiyatro oyunu barındırması, metinler arasında gezinirken bambaşka duygulara geçiş yapmamı sağladı. Kitaba adını veren “Kağnı” başlığı altındaki ilk öykülerde okuma tempomun ister istemez yavaşladığını fark ettim; sanki yazarın dili burada çok daha ağır, çok daha sindirilerek okunmayı talep ediyordu bizden. Ama buna rağmen o boğucu, o sert genel atmosfer beni daha ilk sayfalardan tamamen içine çekmeyi başardı. Kitapta beni en çok etkileyen, tabiri caizse can evimden vuran kısım ise hiç şüphesiz “Esirler” oyunu oldu. Orada kurulan o devasa dramatik yapı ve karakterlerin o kor gibi yanan iç dünyası beni diğer öykülere kıyasla çok daha derinden, çok daha başka bir yerden yakaladı. KAĞNI Bu öykü, bir köyde güpegündüz cinayete kurban giden bir delikanlının ardından, yaşlı annesinin yaşadığı o kapkara ve katmanlı trajediyi acayip sarsıcı bir biçimde önümüze koyuyor. O yaşlı kadının, biricik oğlunun ölümünü bile birilerine dile getirmekten, hakkını aramaktan korkup çekinmesi; o adalet arayışının, kırsal yaşamın o vahşi gerçekleriyle ve bitmek bilmeyen geçim kaygısıyla anında bastırılması, aslında yalnızca bireysel bir anne acısını anlatmıyor bize. Dönemin o çürümüş sosyo-psikolojik atmosferini de tamamen görünür kılıyor. Devlet mekanizmasının o insanı tüketen yavaşlığı ve köy hayatının bu sistemden ne kadar kopuk olduğu, kadının iç dünyasında bir süre sonra buz gibi bir çaresizlik ve amansız bir kabulleniş duygusu yaratıyor; sanki o yoksulluğun içinde adalet aramak bile kadın için ulaşılmaz bir lüks haline geliyor. Ancak öykünün asıl çarpıcı, insanın boğazını düğümleyen yanı o finaldeki kırılma anında saklı. Köyden birinin ihbarı üzerine
Edebiyat
Kağnı - Ses - EsirlerSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20197,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·168 syf.··
2026 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:57
“Kitabın çoğu alıntısı etkileyici bence.Kitap kalbi kırık olanlara bir teselli aşka inanmayanlara bir hatırlatma,aşık olanlara ise bir ayna gibi..İçindeki edebi dokunuşlar insanı sorgulatıyor.Okunmasını tavsiye ediyorum..”
Aşk DüştüMehmet Ercan · Hayy Kitap · 2014163 okunma
Siz çocukluğunuza dönseniz ne hissedersiniz??
Puan vermedi·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:25
Sevgili Kitap Dostlarım, Alex Schulman ile tanışmam 17 Haziran sayesinde oldu ve ne güzel bir tanışma oldu. Yazarın “en otobiyografik kitabım” dediği bu romanda, hayatının zor bir döneminden geçen Vidar’ın, yıllar sonra çocukluğuna uzanan yolculuğunu okuyoruz. Eski bir telefon numarasını çevirmesiyle başlayan hikâye, onu 17 Haziran 1986’ya ve sekiz yaşındaki haline götürüyor. Kitabın konusu; hafıza, aile, çocukluk, korkular ve geçmişin bugünkü hayatımız üzerindeki etkisi etrafında şekilleniyor. Schulman, özellikle sevgi ve duygusal destekten yoksun büyüyen bir çocuğun iç dünyasını son derece etkileyici bir şekilde anlatıyor. Yazım dili sade, samimi ve akıcı. Okuyucuyu yormadan derin duyguların içine çekmeyi başarıyor. Beni en çok etkileyen bölüm ise yetişkin Vidar’ın, telefonun diğer ucundaki sekiz yaşındaki Vidar’ı teselli etmeye çalıştığı sahneler oldu. Çünkü o anlarda sadece Vidar’ın değil, hepimizin içinde yaşayan çocuğun sesi vardı. Bu kitabı tek bir cümleyle özetlemem gerekirse: “Bazen büyümek, yıllar sonra dönüp çocukluğundaki kendine sarılabilmektir.” Sevgi ve muhabbetle…
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026702 okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2026 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 00:00
Tutunamayanlar ’ı bitirdim. Kolay değildi. Bazı bölümlerde takıldım, durdum, geri döndüm. Anlamadığım yerler oldu, kafam karıştı, hatta “ben mi kaçırıyorum?” dediğim sayfalar oldu. Ama şunu fark ettim: Bu kitap okura yol göstermiyor, okuru yolda bırakıyor. Bilerek. Kafamı açtı ama rahatlatmadı. Çünkü #oğuzatay bu kitapta teselli vermiyor, yüzleştiriyor. Her şeyin açıklaması yok, her kapı da açılmak zorunda değil. Bazı kapılar kapalı kalıyor çünkü insanın kendisi de henüz o kapıya hazır değil. Altı ay ,bir sene sonra tekrar okuyacağım sanırım. Çünkü bu kitap bir defa okunup rafa konacak bir şey değil. Zamanla değişen okura göre yeniden yazılan bir metin gibi. Bugün anlamadığım yerlerin, yarın beni yakalayacağını biliyorum. Tutunamayanlar bitti ama hesabı kapanmadı. Bu da zaten iyi kitapların işi.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Bazı kitapların size geldiği zaman o kadar önemlidir ki sayfalarını çevirdikçe hem bilgilenir hem huzur bulur hem de bittiğinde şifalanırsınız.. Benim çok çaresiz kaldığım zamanlar olmuştu! Yakın bir zamanda sadece birilerinin sesine muhtaç olduğumu hissettiğim, dipsiz kuyularda kalmış gibi mucize beklediğim anlar olmuştu.. Bu kitapla şimdi olduğu gibi, o anda da karşılaşmış olsaydık eğer hayat kurtarıcım, sorunlarımın çözümü ve beni selamete erdireceğinden şüphem yoktu! Geç olsun, güç olmasın diyerekten içimi döktüm biraz size... Dervişin Teselli Koleksiyonu 5. Kitap kendisi. Benim yazarın kalemi ile ilk tanışmam... İnsanoğlu dünyada pek çok sıkıntı yaşar elbette. Aslında yaşam sistemi de insanın duadan el çekmeden yaşayabileceği şekilde ayarlanmıştır. Bu sıkıntıların tek teselli ise ancak dua ile mümkündür.. Yazarımız, geçtiğimiz her satırda duanın önemini, insanoğlunun duaya karşı olan yanlış tutumlarının sonuçlarını, dua etmenin gerekliliğini, dua ederken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, dua da ki niyetin temellerini, kabul olan duaların sonucunda nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, kul ile Rabbi arasındaki o ince çizginin sınırlarını öyle güzel anlatmış ki okurken yüzümde tebessümle kapadım son sayfamı.. Özellikle duanın sadece ihtiyaç anında değil şükür niyeti ile de yapılması gerektiği kısımlar benim için bir uyanış gibiydi! Son olarak küçük bir not düşeyim: Kapanıştaki duamıza bol bol Âmin! diyorum..
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202686 okunma
Reklam
Reklam