"İnsanlığın toprakla yakın ilişki içinde olduğu kadim çağlarda birçok kültür, bitkilerin ruhsal ve tıbbi özelliklerini açıklamak için efsaneler ve mitler geliştirmiştir. Günümüzden 60 bin yıl öncesine ait mezarlarda bitki-insan ilişkisine ait ilk verilerden biri olarak kabul edilen yer, Hakkari'nin güneyinde Kuzey Irak'taki Şanidar Mağarası'dır. Şamanik bir tedavi yapıldığı düşünülen mağara mezarda civanperçemi, kanarya otu, gül hatmi, peygamber çiçeği, ebegümeci ve deniz üzümü gibi bitki türlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Bugün dünyada tüm bitkilerin 320 bin adet olduğu düşünülmektedir"
Belli bir tarihe kadar Mustafa Kemal, Anadolu'daki harekatın dâima "Mesned-i Hilafeti" ve milleti kurtarma ödevine yönelik olduğunu vurgulayacaktır. Burada, belli bir tarihteki koşullara göre, Mustafa Kemal'in nasıl bir siyasî ustalıkla durumu idare ettiğini, 1920 Nisan'ında meşrû hükümeti Ankara'da kendi kontrolü altına alıncaya kadar, sultanı nasıl kullandığını tespit etmek tarihçi için ilginçtir.
Tanzimat'ı görüşmek ve esaslarını
tespit etmek amacıyla Meclis-i Valâ’yı kuran II. Mahmud, yapacağı reformların adını da Tanzimat olarak belirler. Belgelerde geçen bu ifadeler Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nun
ilânından yaklaşık bir buçuk sene öncesine aittir. Dolayısıyla bu gerçeklerden hareketle, Tanzimat hareketini ve Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nu Mustafa Reșid Paşa'ya mâl eden yerleşmiş kalıplar ile kolaycı açıklamaların tashih edilmesi uygun olacaktır.
"Erkeğin aşkı, doygunluğa erdiği andan sonra, gözle görülecek biçimde azalır; önüne çıkan her kadın, elde ettiği kadından daha çekici gelir ona; çeşitliliği arzulamaya başlar. Kadının aşkı ise doygunluğa erdiği andan sonra artmaya başlar."