Fatiha sûresi, Yüce Allah'a hamd ve övgü içeren, Yüce Yaratıcının mukaddes vasıflarını kapsayan ve ikram sahibi O ibadet olunana kulluk arz etmede en önemli duayı içeren bir süredir.
Fatiha sûresi, Besmele-i şerife ile yedi ayettir. Hanefi fakihlerince sahih olan asıl görüşe göre bütün sürelerin başındaki besmeleler, o sûrelerden birer cüz değildirler. Belki birer müstakil ayet olup sûrelerin aralarını ayırmak ve bereket ummak için yinelenerek indirilmişlerdir. Fatiha-i Şerife'yi okuyup bitirince (Âmin) denilmesi de övülen bir sünnettir. I-17
Tevbe eden kimsede üç alâmet olur: Harâmlardan perhîz eder [kaçınır]. İlm öğrenmekde gayretli olur. Nasıl ki, göğüsden [memeden] çıkan sütün geri girme ihtimâli olmadığı gibi, günâha bir dahâ geri dönmez.
Akllı kimsede üç alâmet olur. Dünyâyı hor, zelîl tutar. Cefâlar çeker. Kıtlık vaktinde sabr eder.
Zira kul, bütün hâllerinden, sıfatlarından, harekât ve sekenâtından, hâtırına gelenlerden kalbî ve kalıbî, sırrî ve başka ne varsa hepsine olan bağlardan kopup, Hak ile meşgul olmayınca ve kendinden tamamen kopmayınca, ona tam kul ismi yakışmaz ve ihlâs seâdeti ile şereflenemez. O yüzden ki, beşeriyyet alâkaları [insanın maddî bağları] ve nefsin hevâları hep kötülük emreder. Her an: "Küçük cihaddan büyük cihada döndük" hükmünce, her birinden kopmalı, uzaklaşmalı ve kesilmelidir.
Resulullah ﷺ Efendimizin şu tavsiyelerini kendimize hayat düsturu edinmeliyiz:
"Ey insanlar! Ölmeden evvel Allah'a tevbe ediniz! Sizi meşgul edecek bir takım sıkıntı ve meşakkatlerle karşılaşmadan evvel,salih amellere koşunuz! Allah'ı çok çok zikretmek ve gizli-açık bol bol sadaka vermek suretiyle, onun üzerinizdeki hakkını ifaya gayret ediniz ki rızka nail olasınız,yardım göresiniz ve ıslah edilsin edilesiniz. "