Bu nebevi meclis, o anki duruma ve yapılan işlere göre kısa yahut güneşin yükselmesine kadar uzun sürerdi. Bu meclisten kalkarken Resûlullah (sav) mutlaka şöyle derdi: سُبْحَانَكَ اللَّهُمّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ "Rabbim! Sana hamd eder ve seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim Allah'ım. Senden başka ilâh olmadığına şahitlik ederim. Senden bağışlanma diliyor ve sana tevbe ediyorum." Sahâbeler, "Ey Allah'ın Resûlü, bu söylediğin sözü başka bir zaman senden duymuyoruz?" deyince Resülullah (sav) şöyle demiştir: "Bu söz, mecliste olan şeylere kefarettir"52 Aişe annemiz bu sözler hakkında Resûlullah (sav)'e, "Görüyorum ki meclisini, kıraatini ve namazını bu sözlerle bitiriyorsun. Neden?" diye sorunca Allah Resülü, "Hayır konuşan kimse için bu sözler kıyamete kadar bir mühür gibi olur, şer konuşan kimse içinse bu konuştuklarına kefarettir"53 buyurmuştur. 52. Ahmed bin Hanbel, Müsned (10415, 19769, 19812, 24486). 53. Ahmed bin Hanbel, Müsned (24486).
Sayfa 29·Kitabı okuyor
ZÜMER Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, elbette yaratacağından, dileyeceğini seçecekti. Ama o bundan münezzehtir. O, tek ve kahredici olan Allah'tır. O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur. O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz? Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir. İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: "Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin." Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Ancak
Din
Reklam
Muhkem kaleleri birbiri ardınca ele geçirilen İran toprakları tamamen fethedilip, İran hükümdarı Yezdicerd Fergana’ya kaçtıktan sonra, fetih haberi ve ganimetler Hz. Ömer (r.a)’a geldi. Halife mescidde minbere çıktı; fetih haberinin anlatıldığı mektup bir kere de cemaat huzurunda okundu. Ardından Hz. Ömer (r.a) ayağa kalkarak şunları söyledi: Allah Teâlâ’ya hamd ü senâ ve Resûlü’ne salât ve selâmdan sonra... Muhakkak ki Allah Teâlâ Hz. Muhammed (s.a.v)’i hidâyet ile gönderdi. O’na tâbi olanlara karşılığın hemen verileni de, daha sonra verilecek olanını da, dünyanın ve ahiretin hayrı olarak vaat etti ve şöyle buyurdu: “O Allah ki, dinini bütün (bâtıl) dinlere üstün kılmak için Resûlü’nü hidâyet ve Hak Din ile gönderdi; isterlerse müşrikler hoşlanmasınlar” (9/et-Tevbe, 33; 61/es-Saff, 9). Hamd, vaadini yerine getiren ve kuluna zafer nasip eden Allah’a... Allah Mecûsîlerin mülk ve devletlerini helâk etti, topluluklarını dağıttı. Artık onlar memleketlerinde Müslümanlara zarar verecekleri bir karışlık yere dahi sahip değiller. Dikkat edin! Allah, nasıl hareket edeceğinize bakmak için sizi onların toprağına, memleketine, mallarına ve evlatlarına vâris kıldı.
Hz. Ömer (r.a) İran fethedildiği zaman da şunları söyledi: Allah Teâlâ’ya hamd ü senâ, Resûlullah (s.a.v)’e salât ü selâmdan sonra... Muhakkak ki Allah Teâlâ, Hz. Muhammed’i hidâyet ile göndermiş ve kendisine tâbi olanlara hem peşin verilecek karşılıklar, hem de daha sonra görecekleri mükâfatlar, yani dünya ve ahiret hayırları vaat etmiş ve şöyle buyurmuştur: “O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere Resûlü’nü hidâyet ve hak din ile gönderendir” (9/et-Tevbe, 33). Vaadini yerine getirip kuluna yardım eden Allah’a hamdolsun. Dikkat edin! Mecûsîlerin mülk ve saltanatı ortadan kalkmış, darmadağın olmuştur. Artık ülkelerinde Müslümanlara zarar verecek şekilde tek bir karış toprağa bile sahip değiller. Dikkat edin! Allah Teâlâ sizleri nasıl muamele edeceğiniz ortaya çıksın diye onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve nesillerine vâris kıldı. Binaenaleyh bu hususta çok dikkatli hareket edin ki, Allah Teâlâ size olan ahdini yerine getirsin, vaad ettiğini versin. Halinizi değiştirmeyin! Eğer halinizi değiştirirseniz, Allah Teâlâ sizin yerinize başka bir kavim getirir.
Bakara Sûresi 1
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir. Bakara 2 اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar. 3 وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler. 4 اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır! 5 يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız. 21 اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın. 22
kalb Yüce Rabbin nazar kıldığı yerdir
İç temizliğini sağlamak için yaptıklarından tevbe etmelisin, pişmanlık duymalısın. Yaptığın yanlışlardan dolayı Allah’tan mağfiret ve bağışlanmanı dile. Artık ileride de bundan böyle bu gibi şeyleri bir daha yapmamaya da karar ver ve kararında da samimi ol. Bu temizlik suretiyle kalbini de temizle ki, kalb Yüce Rabbin nazar kıldığı yerdir.Buna dikkat et.
Reklam
Reklam