Rabbini tevhid edersen Allah, işlerinde sana yeter ve sıkıntın kalmaz. İbrahim (a.s.) ateşe atılmak için mancınığa konunca bütün aracıları kesip attı ve Rabbinden başka kimseye dönüp bakmadı. O da ateşe “Ey ateş! Serin ol ve İbrahim’e esenlik ver” buyurdu. “Ey ateş! Doğal özelliğinden sıyrıl, sıcağını, şerrini, mızrağını, kılıcını ve kızgınlığını İbrahim’den uzak tut. Soğuklaş. İbrahim’e serin ol ve hiç sıkıntı verme.” dedi. İşte bütün bunlar İbrahim’in tevhidi ve ihlasından dolayı olmuştur.
Kendi gücüne, kuvvetine ve sebeplere güvenip dururken nasıl oluyor da müslüman olduğunu, iman ettiğini, imanının sağlam olduğunu ve Allah'ı tevhid ettiğini iddia edebiliyorsun? Akıllı ol, bu iş sadece kuru iddia ile olmaz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Allahü teâlâ üzerinden,gece gündüz ve zaman geçmesi,düşünülemez.
Allahü teâlâda, hiçbir bakımdan, hiçbir değişiklik olmayacağı için, geçmişte, gelecekte şöyledir, böyledir, denemez. Allahü teâlâ, hiçbir şeye hulûl etmez. Hiçbir şeyle birleşmez. Allahü teâlânın zıddı, tersi, benzeri, ortağı, yardımcısı, koruyucusu yoktur. Anası, babası, oğlu, kızı, eşi yoktur. Her zaman, herkes ile hâzır ve her şeyi muhît ve nâzırdır. Herkese can damarından daha yakındır. Fakat, hâzır olması, ihâta etmesi, beraber ve yakın olması bizim anladığımız gibi değildir. O’nun yakınlığı; âlimlerin ilmi, fen adamlarının zekâsı ve evliyânın keşf ve şühûdü ile anlaşılamaz. Bunların içyüzünü, insan aklı kavrayamaz. Allahü teâlâ, zâtında ve sıfatlarında birdir, hiçbirinde değişiklik, başkalaşmak olmaz.
İhlas Gazetecilik A.Ş·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
‎İnsanlar ancak (tevhid üzere, Allah’ın dinini ikame eden) tek bir ümmetti. İhtilaf ettiler. Şayet Rabbinden, evvelden verilmiş bir söz/hüküm olmasaydı anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hükmedilirdi.‎ ‎“Ona Rabbinden bir ayet/mucize indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. De ki: “Gaybın (bilgisi) yalnızca Allah’a aittir. (Ne zaman ve kime ayet/mucize vereceğini bir tek O bilir.) Bekleyin (bakalım)! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”‎ ‎(10/Yûnus, 19-20)
İslamiyet
İslâmiyet, iltizamdır; iman, iz'andır. Tabir-i diğerle: İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise, hakkı kabul ve tasdiktir. İman ve Küfür Müv.
Din
Eser, yaratıcısına hayret verdiği nispette sahicilik arz eder.