➤Sizden önce helak olanlar 3 şeyden dolayı helak olmuştur.
Gereksiz konuşmaktan
Çok yemekten
Çok uyumaktan
➤Allah'tan daha iyi bir dostu olduğunu sanan kişi Allah'ı tanımamıştır.
Nefsinden daha kötü bir düşmanı olduğunu sanan kişi de nefsini tanımamıştır.
➤Israrla yapılan küçük günah küçük olarak kalmaz büyük olur;
Tövbe edilen büyük günahta büyük olarak kalmaz bağışlanır.
➤Hz. Ömer şöyle buyurdu: Bütün dostları gördüm fakat dili muhafaza etmekten daha faziletli bir dost görmedim.
➤Hz. Cibril Efendimize şöyle dedi: Ey Muhammed (SAV),
Ne kadar yaşarsan yaşa elbet öleceksin.
Kimi seversen muhakkak ondan ayrılacaksın.
Ne yaparsan yap muhakkak onun hesabını vereceksin.
➤Ahnef Bin Kays'a sorulduğund:
Kula verilen en hayırlı şey nedir?
Kendisini hidayete ulaştıran akıldır diye cevaplar.
Denildi ki peki o yoksa?
Güzel bir edep. O da yoksa?
Salih bir dost. O da yoksa?
İnsanların eziyetlerine tahammül eden bir kalp. O da yoksa?
Az konuşmak. O da yoksa?
Ölümü daha hayırlıdır diye buyurdular.
➤Hz. Ali'den rivayet edilmiştir.
Şüphesiz dünya nimetlerinde İslam sana nimet olarak yeter.
İbadet etmek, sana meşguliyet olarak yeter.
Ölüm sana ibret olarak yeter.
➤Hz. Ömer şöyle rivayet edilmiştir:
İnsanlarla güzel dostluklar kurmak, aklın yarısıdır.
Güzel soru sormak ilmin yarısıdır.
Güzel tedbir almak geçimin yarısıdır.
Nefsini emmârelikten kurtarıp mutmainnede kararlı kılmak istiyorsan, daima ölümü düşüneceksin. Ölümden sonra toprakta çürüyeceğini, unutulup gideceğini, isyanlarından dolayı yukarıda anlatılan cehennem azabını göreceğini hatırlayıp tefekkür etmelisin.
Sana cennet nimetleri de anlatıldı, bunları da unutma. Böyle bir tefekkürle yaşadığında, cehennem azabından korkar ve nefsini kötülüklerden sakındırırsın. Cennetteki mutluluğu düşünüp Allah’ın lütuf ve ihsanlarına âşık olursun.
Ey nefse zebûn olmuş dertli!
Ey şeytana uyup esir olmuş biçare!
Ey dünyanın beş-on günlük yalancı ve fani lezzetlerine aldanmış, ebedî saadet ve hoşluktan mahrum kalmış akılsız kişi!
Yabana atılmış, daha önce başka köpekler tarafından kemirilmiş ve salya bulaştırılmış murdar bir kemik parçasını ağzına alıp kemiren köpeğe benziyorsun.
Bu kemiği kemirirken kimseyi de yanına yaklaştırmıyorsun.
Sanıyorsun ki bu kemik senden önce kimseye verilmemiş, sadece sana verilmiş.
Halbuki bu kemik senden önce gelip geçen köpeklerden kalmadır, bundan haberin yok.
Bu kemiği ağzına aldın ve öyle sevdin ki Hak Teâlâ’yı bile unuttun.
Ey gafil! Bir gün Azrail gelir, ansızın ensene öyle bir tokat indirir ki bu kemik ağzından fırlar, gider. Senden alınıp başka bir ağza verilir, sen de öylece bakınıp kalırsın.
Azrail’in sillesi ensene inmeden, kemik ağzından fırlayıp düşmeden, bu murdar kemiği ağzından çıkarıp at.
Onu mecburen bırakmanın sana bir faydası olmaz.
Git, ibadet ve taatle meşgul ol.
Halka musibet isabet ettiğinde sana düğün-bayram olsun.