Pusula

Pusula
@theoverthinker
İflah Olmaz Bir ASOSYALİM : Yaşamak zorunda bırakıldığım bu son derce garip gerçek dışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü kötü bir fantezi.
LİSE
İSTANBUL
İSTANBUL, 3 Aralık
1067 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
21. yüzyıl insanı gençlik ve güzellik konularında oldukça takıntılı bir hale geldi. Gençlik yüceltilirken, yaşlılık küçümseniyor. Sosyal medyanın yaygınlaşması, plastik cerrahi ve kozmetik alanındaki gelişmeler de bu durumu güçlendiriyor. Bu şartlardaki insanın yaşlılığı kabullenmesi nasıl mümkün olacaktır? Cicero’nun buna cevabı şudur: "Yaşlılığın doğal ve kaçınılmaz olduğunu kabul edin, felsefe çalışın ve asıl ölümsüz olanın ruh olduğunu kavrayın. Erdemli bir kişilik geliştirmeye çalışın, çünkü erdemli olmayanlar için sadece yaşlılık değil hayatın her evresi külfettir." "Bize verilen hayat, doğası gereği kısadır; ama iyi geçmiş bir hayatın hatırası sonsuzdur."
Sayfa 48 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dünya hayatı bizim evimiz değildir, burası geçici bir misafirhanedir. Şu veciz sözlerle bu durumu açıklar: ''Evimden değil de misafirhaneden ayrılır gibi bu hayattan ayrılıyorum, zira doğa bize yerleşeceğimiz değil daha sonra hatırlayacağımız türden bir yer verdi. Ne mutlu ruhların on tanrısal topluluğuna ve birliğine katılacağım.''
Sayfa 47 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Peki dostluğun kutsal kasesi nedir? Utanç verici bir şeyi istememek, istendiği zaman da yapmamaktır. Dosttan onurlu şeyler istemek, dost uğruna onurlu şeyler yapmaktır. Gerçek dostu nasıl anlarız? Dostluk zayıflıklarını iki şeyle gösterir. İyi günlerinde dostlarını küçümserler, kötü günlerinde yüzüstü bırakıp giderler. Hem iyi hem de kötü günde değişmez dostluk gösteren insanın pek seyrek, tanrılaşmış gibi bir soydan geldiğine inanmalıyız.
Sayfa 39 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Toplum yaşamının ayakta kalması bile dostluğa bağlıdır. Doğadan sevgi ve yakınlık bağı kaldırılırsa, hiçbir ev, hiçbir kent ayakta duramaz. Tarım bile yapılamaz. Peki dostluğu neden ararız? Güçsüzlük ya da gereksinim için mi? Beklediğimiz şey karşılıklı yardım mıdır? Dostluğun daha derin daha soylu bir nedeni vardır? "Dostluğa adını veren sevgi, insanların yakınlık duygularıyla birbirine bağlanmasında başlıca nedendir. Dostluğun doğuşunda ondan ne çıkarlar elde edileceği düşüncesinden çok, ruhların sevgiyle bağlanması var." Bu sevgi iyilikle, ilgiyle ve alışkanlıkla güçlenir, sonunda ruhun ilk kımıldanışı ve yakınlaşması bunlarla birleşir, insanda büyük ve hayran olunacak bir sevgi alevlenir. Yani dostluk çıkar kaygısından doğmaz. Ödül almak kaygısıyla da aranmaz. Gerçek dostluk destek bulmak, yardım görmek kaygısıyla değil, yakınlık ve sevecenlik görmekle ilgilidir. "Dostluğu perçinleyen çıkar kaygısı olsaydı, çıkar kalmayınca dostlukların da çözülmesi gerekirdi; yaradılışımız değişmeyeceği için gerçek dostluklar ölümsüz olur. Dostluğun kökeni işte budur."
Sayfa 37 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Dünya bir konaktır. İnsanlar bu konağa rahim kapısından girer, kabir kapısından da çıkarlar. Bu nedenle insanların o konağa gönül bağlamasını sağlayan her şey beladır. O konaktan kalplerini soğutan, gönül bağlarını koparan her şey de nimettir. Bu itibarla, bunu bilen kişinin musibetlere şükretmesi tasavvur edilebilir. Bu musibetlerin nimet olduğunu bilmeyen kişinin ise şükretmesi tasavvur edilemez. Çünkü şükür, doğal olarak nimeti tanımaya bağlıdır. Kim musibetin sevabının musibetten daha büyük olduğuna inanmazsa, o kimsenin musibetten dolayı şükretmesi düşünülemez.
Çelik Yayınevi
Din