Gozlerinin önünde o mai gece ile bu siyah gece karşı karşıya geldi: Mai ve siyah.
Mai bir gece ile siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, talihsiz ömür! Bir elmas yağmuru altında açarak şimdi bir siyah inci yağmuru altında gömülen o emel çiçekleri!
o kendisini ne kadar sevdiğimi hiç bilmeyecek; hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neden yoğrulmuşsa, ikimizinki de aynı.
"Sen, ikinizin yaşadığının ne kadar ender rastlanır, ne kadar özel bir şey olduğunu bilecek kadar akıllısın."
"Korkma. Bunlar başına gelecek. En azından ben gelmesini diliyorum. Ve senin en beklemediğin zamanda gelecek. Doğa, en zayıf noktamızı bulma konusunda çok ustadır. Yeter ki unutma: Ben varım. Şu anda bir şey hissetmek istemiyorsun. Belki de hiçbir zaman bir şey hissetmek istemedin. Bu şeyler hakkında konuşmak isteyeceğin kişi belki de ben değilim. Ama yaptığın şeyi hisset."
"Bak, güzel bir arkadaşlık yaşadın. Belki arkadaşlıktan da öte bir şey. Ve sana imreniyorum. Benim yerimde olsa babaların çoğu her şeyin geçip gitmesini diler yahut oğulları tekrar ayaklarının üzerine basar hale gelsin diye dua eder. Ama ben öyle bir baba değilim. Acın varsa tedavi et ve bir alev varsa üfleyip de söndürme, ona karşı sert davranma. Geri çekilmek, geceleri uykumuzu kaçırırsa korkunç bir şeydir, başkalarının bizi, unutulmak istemeyeceğimiz kadar kısa bir sürede unuttuğunu görmek de bunun kadar kötüdür. Biz olsak yapacağımızdan daha hızlı yapılan şeylerin. ardından iyileşmek için kendimizden öyle çok şeyi fırlatıp atıyoruz ki, otuz yaşında iflas ediyoruz ve yeni birisiyle başladığımızda verecek pek bir şeyimiz kalmıyor. Ama bir şey hissetmemek için hiçbir şey hissetmemek... yazık!"
"Öyleyse bir şey daha söyleyeyim. Gerginliğini giderir. Ben belki yaklaştım ama, senin yaşadığını hiç yaşamadım. Birtakım şeyler daima beni geri çekti ya da yarı yolda durdurdu. Hayatını nasıl yaşayacağın sadece seni ilgilendirir. Fakat unutma, yüreklerimiz ve bedenlerimiz bize sadece bir kez için verilmiştir. Çoğumuz ister istemez, sanki yaşanacak iki hayatımız varmış, birisi taslak, öteki mükemmel versiyonmuş ve ikisinin arasında bir sürü versiyonlar varmış gibi yaşarız. Ama sadece bir tane