Ne diye bocalıyorsun, ah ruhum? Niçin sırılsıklam
yanakların gözyaşlarından, neden bazen öfkem, bazen aşkım sürüklüyor beni iki farklı yöne? Zıt akıntılar savuruyor bilinmeze; hızla esen rüzgarlar tutuşunca vahşi bir savaşa, her iki yandan bastırır ya dalgalar; sürer denizleri kargaşaya, kararsız kalır enginler köpürdükçe köpürür; işte böyle dalgalanıyor benim de yüreğim: öfke sevgimden kaçıyor, sevgi öfkemden. Sevgime yol aç, ey acım.
Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yanlışı düzeltircesine açmış;
Gelmiş ta ağzımın kenarında
Konuşur durur.
Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda,
Güverteleri uçtan uca orman;
Aldım çiçeğimi şurama bastım,
Bastım ki yalnızlığımmış.
Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.