Ne kadar çok hakikate tahammül eder, ne kadar çok hakikate cesaret eder bir tin? Her zaman asıl değer ölçüsü bu oldu benim için. Yanılgı (-ideale inanmak-) körlük değildir, yanılgı korkaklıktır… Her bilgi kazanımı, ileriye doğru her adım cesaretin sonucudur; kendine karşı sert olmanın, kendine karşı temiz olmanın… İdeallerin yanlışlığını göstermiyorum, sadece eldivenlerimi giyiyorum karşılarında… Nitimur in vetitum, felsefem bu şifreyle kazanacak günün birinde çünkü aslında şimdiye kadar yalnızca hakikatti yasaklanan.
Bilimin tüm dürüstleri, dindarların kendi "bilgi"leri, kendi "kutsal" tİnleri hakkında bildirdikleriyle kıyaslandığında "tin açısından yoksul" değil midir? Herhangi bir din, bilimin istediğinden daha fazla feragat isteyebilir, bencil olanı ondan daha acımasızca dışlayabilir mi?
Acı verici masumiyet kayıplarının büyük bir kısmının aile dışındaki dünyadan gelmesi normaldir. Hemen herkesin yaşayarak acı verici bir uyanıklığa ulaşması ve dünyada her şeyin güvenilir ve güzel olmadığı fikrine varması aşamalı bir süreçtir. Gelişimsel psikoloji de bu durum kişinin “evrenin merkezi” olmadığını kabul etmesi olarak betimlenir. Bununla birlikte, tin konusunda çok daha büyük bir uyanma yaşanır ve kutsal ile insani doğalar arasındaki farklar daha iyi kavranır.
Dostluk ve barış yalanlarının en korkunç örneği kısa bir süre önce Çekoslovakya'nın Ruslar tarafından işga-liyle verilmiştir. Sebep, en akılsız insanları bile kandıra-mayacak kadar sudandır: Batı Almanya, Çekoslovakya'yı zaptetmeye hazırlanıyormuş.
Bu işgal olmasaydı bile insaniyetçiliğin yalan olduğu yine parlak delilleriyle ortadaydı: Ruslar, 40 milyon Türk'le 40 milyon Ukraynalı'nın ve birçok küçük mille-tin bağımsızlığını yok etmişlerdi. Hani "insanlara hürri-yet, milletlere istiklâl" verilecekti. Hani sömürgecilik, emperyalizm yapılmayacaktı?
Nereden çıkmıştı bu adam karşıma? İlk başta hakkında haksızlık ettiğim belliydi. Boş, tın tın biri sanmıştım. "Yandın galiba kızım," dedim içimden. Ama kabahat benim değil ki. Son yıllarda o kadar içi boş erkekler, kadınlar gördüm ki. Nereye ekildi bu insanlar? Bu neslin hasadını kim yaptı diye üzülmekte haksızlık yaptığım düşüncesine hiç kapılmamıştım bugüne kadar. Yemin ederim bu ilk. Mutlaka istisna.