"Tlön'deki okullardan biri, işi zamanı reddetmeye kadar vardır; gerekçe olarak şimdiki zamanın belirsiz olduğu, geleceğin ‘şimdi’de var olan umuttan, geçmişinde ‘şimdi’de var olan bir anıdan başka gerçekliği olmadığını öne sürer. Başka bir okul ‘tüm zamanın’ çoktan sona ermiş olduğunu ve yaşamlarımızın da bir gün batımını andıran, kuşkusuz çarpıtılmış ve sakatlanmış bir anı ya da geriye dönülmesi imkânsız bir sürecin yansıması olduğunu söyler..."
* Borges Efendi ölüm ve Pusula'daki bir öyküsünde zaman konusunda pek iç açıcı yorumlara gönderiyor okuyanı.
"...Tlön'deki okullardan biri, işi zamanı reddetmeye kadar vardırır; gerekçe olarak şimdiki zamanın belirsiz olduğu, geleceğin 'şimdi'de var olan umuttan, geçmişinse 'şimdi'de var olan bir anıdan başka gerçekliği olmadığını öne sürer. Başka bir okul 'tüm zamanın' çoktan sona ermiş olduğunu ve yaşamlarımızın da bir günbatımını andıran, kuşkusuz çarpıtılmış ve sakatlanmış bir anı ya da geriye dönülmesi imkânsız bir sürecin yansıması olduğunu söyler..."
“Öykülerinin her biri sanatsal bir mücevher, bazılarıysa -Tlön, Uqbar Orbis Tertius, Döngüsel Yıkıntılar, Teologlar, Alef gibi türün başyapıtlarıdır. Konuların beklenmedik olaylara gebeliğine ve üstü kapalılığına daima titiz bir işlevsellik barındıran kusursuz bir mimari eşlik eder. Kaynakların kullanımındaki tutumluluk saplantı düzeyindedir. Asla ne bir veri ne de bir sözcük fazlalıktır ama okurun zihnini çalıştırmak için bazı içerikleri gizlemesi sıklıkla rastlanan bir durumdur.
Egzotizm vazgeçilmez bir unsurdur. Olaylar aradaki uzaklığın pitoresk bir hava kazandırdığı, uzam ve zaman açısından uzak diyarlarda ya da Buenos Aires’in mitoloji yüklü varoşlarında cereyan eder.@
"...Tlön'deki okullardan biri işi zamanı reddetmeye kadar vardırır; gerekçe olarak şimdiki zamanın belirsiz olduğu, geleceğin 'şimdi' de var olan umuttan, geçmişin ise 'şimdi' de var olan bir anıdan başka gerçekliği olmadığını öne sürer. Başka bir okul 'tüm zamanın' çoktan sona ermiş olduğunu ve yaşamlarımızın da bir gün batımını andıran, kuşkusuz çarpıtılmış ve sakatlanmış bir anı ya da geriye dönülmesi imkansız bir sürecin yansıması olduğunu söyler..."
Doğum yani tırnağın etten ayrılması, ardından gelen yeni hayat, uykusuz geceler, dişçi, ağlama krizleri ve daha niceleri... Ama zorluklar değil midir? Kahramanları yetiştiren, direnci geliştiren. Bu dünya cenk alanı. İçimizde büyüyen can ise bizi cenk alanına yetiştiren, kahraman yapan can. Her anne yavrusunun kahramanıdır ve tabi dünyaların kahramanıdır.