BAŞKA BİR EVRENDE ? EN GÜZEL HALİNLE...
Puan vermedi·254 syf.··
2026 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 11:35
"Var olan bir şeye yokmuş gibi davranmak mı ?" "Yok olan bir şeyi varmış gibi yaşamak mı ?" Bu ülkede insanlar yan yana durabilir ama birbirlerine varamazlar. Konuşmalar yarım kalır, cümleler içe doğru çöker. Zaman ileriye gitmez; daireler çizer. Hatırlamak iyileştirmez,unutmak kurtarmaz. Burası "Yokluk Ülkesi'dir." Bu romanı okurken olup biteni gerçek mi hayal mi diye ayırmaya çalışmayın! Yokluk ülkesinde bunlar birbirinden ayrılmaz.Bazen zihnin kurduğu şey yaşanandan daha gerçektir. Ve hayatın bir döneminde "YOKLUK ÜLKESİ'nden herkesin geçtiğini yazarımız iddia eder. Petrikor Jonah Axon rumuzunu kullanarak yazan yazar limera yayınlarından roman türünde yazılmış bir kitap. Petrikor, uzun süren kuraklığın ardından yağan ilk yağmurla birlikte topraktan yükselen o karakteristik, ferah ve topraksı kokuya verilen bilimsel isimdir sözlükteki tanımı. Kökeni: Antik Yunanca’da "taş" anlamına gelen petra ve Yunan mitolojisinde tanrıların damarlarında dolaştığına inanılan sıvı ihor (ichor) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir araştırırken denk geldiğim bir başka bilgi. Kitapta isimsiz olarak kadın karakter, erkek karakter ve olay örgüsü ile gezegenler arasında bağ Oasis ve Lapis ve süpriz son… "Vücudumuzdaki organların çoğu çift yaratılmışken kalbin tek yaratılması... tesadüf müdür?" "İnsanın kalbi ne kadar büyüktür gerçekten? Bir kalp ne kadar şeyi içine alabilir, kaç kişiyi sevebilir, kaç acıyı, kaç sevinci taşıyabilir?" Bir eşini bulmalı tabiki. Sonuçta herşey " DENGİ DENGİNE " Herkes bu konuda şanslı olamıyor malesef. Ofis ortamında gelişen sağlam iletişimden yoksun bir ilişki sayfalar boyunca bir neden bulmak için nefes kesen okuma. Gelgitlerle dolu. Netlikten yoksun... Planlı hareketler, kontrole bağlı davranışlar, duygularına hakim olma çabası... neden
1000Kitap
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202674 okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2026 38. kitabı
#SandieJones #ÖyekiKadın #EpsilonYayınları “O nasıl biri?” diye sordum. Sakalını ovuşturarak bir süre düşündü. “Sanırım her anne gibi. Ev hanımı, uzlaştırıcı, son derece sadık ve çocuklarına karşı korumacı. Umarım karşılığında aynı sadakati sunabilirim. Onun hakkında tek bir kötü söz duymadım. O iyi bir kadın.” * * * * * * * * * Merhaba arkadaşlarım 🪽 sizlere; özellikle toksik aile dinamikleri, manipülasyon ve gaslighting gibi temaları derinlemesine işlerken, okuyucuyu sürekli şüphe içinde bırakan “ÖTEKİ KADIN” ile geldim. Sandie Jones'in kaleminden * * * * * * * * * Öncelikle Toksit dinamikler nedir ufaktan değinmek istiyorum.. Aile içi etkileşimlerin ,birbirlerine yıkıcı veya zarar verici sonuçlar doğurduğu aile yapısı olarak ifade edilir.. Şöyleki; Bireyler, aile içinde sürekli kaygı , duygusal manipülasyon veya sözlü taciz yaşayabilirler. Bu zararlı dinamikler genellikle sürekli eleştiri, sınır tanımama ve aile üyelerinin kendilerini bitkin ve değersiz hissetmelerine neden olan suçluluk duygusu uyandıran konuşmalar, kontrol altında tutmalar, tehtitkâr olmaları, yetişkin çocuk veyahut yetişkin genç rollerinin tersine dönmesi.. olarak tanımlanır.. “Gaslighting” terimi ise kişilerin gerçeklik algısını bilinçli olarak bozan bir tür psikolojik baskı yöntem olarak tabir edilir.. Bu yöntem kişilerin anılarını, duygularını ve algılarını manipüle ederek onların kendi hafızaları ve duygusal durumları konusunda şüphe duymalarına neden olan bir kavramdır.. Şimdi... Şöyle bir aile düşünelim; Toksik aile dinamikleri olan, manipülasyon ve gaslighting gibi temaların iç içe geçip harmanlandığı ve o son dokunuşla ortaya çıkan tasarımı.. Ne kadar korkunç ve ürkücü bir tablo öyle değil mi Aile ..!!! Dışarıdan bakıldığında sorunsuz hatta
Öteki KadınSandie Jones · Epsilon Yayınları · 2022207 okunma
Reklam
6/10
·198 syf.··
2026 7. kitabı
Bu kitabı okumadıysanız eğer elinizdekini bir kenara bırakıp okuyun derim. Çocukluğunu yitirmemiş her bireyin bu gerçek hikayeye karşı aynı duygu ve düşünceyi hissedeceğinden eminim. Olay Berlin'de yaşayan Buruno adındaki küçük çocuğun asker babasına verilen görev üzerine Polonya'ya taşınmalarıyla başlıyor. Üç katlı evlerinden gözüken kamp tahmin edebileceğiniz üzere Auscwitz denilen Nazilerin Polonya'da bulunan büyük toplama kampıdır. (İnsanları çocuk- kadın, genç- yaşlı demeden topluca gaz odalarında diri diri yaktıkları bir katliamın olduğu yer.) Ve bu yerde çok saf duygulara sahiplik eden 9 yaşındaki iki çocuk. Buruno ve Shmuel. Bu iki farklı dinden olan iki arkadaşın hazin hikayesini anlatıyor. Naziler Almanyası ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenler için uygun bir kitap değil fakat bir temel atmak isteyenler için tavsiye ederim. Ben bundan sonraki kitaba haftaya başlayacağım. Zira bünyem bundan fazlasını kaldırmıyor. SON OLARAK; Benim naçizane düşüncem şu kısacık ömrümüzde insanları din- dil ve ırkıyla yargılamak yerine suçlu olanları yargılayıp gereken hukukun sağlanması yönündeyim. Toksit bir görüş olmadığı sürece İNSANLARIN FİKİR VE DÜŞÜNCELERİNE SAYGI DUYUN! İnsanlar konuşa konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa derler ya, işte o hesap bizler de insanları iyi- kötü diye yorumlamalı bununla ilgili hukuk yoluyla gerekeni yapmalıyız. Böyle aptalca insanları hiçbir suçu yokken canlı canlı işkence edip katletmeyi doğru bulmuyorum. Bizi biz yapan şey AKLIMIZ VE MERHAMETİMİZ. O yüzden lütfen bu kitabı yada şu satırlarımı okurken bir düşünün. 1940 ile 45 yılları arasında 1.1 ila 1.3 milyon Yahudi soykırıma uğradı. Günümüzdeyse Yahudiler Müslümanlara aynı şeyi yapıyor. Neyi paylaşamıyoruz. Bugün varız yarın ise ne olacağı tam bir muamma. Bu dünyayı sevgi ve
Edebiyat & Roman
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
8/10
·254 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Petrikor… yağmurun toprağa düştüğü o ilk anın kokusu.. peki ya sığındığın o sonsuz gökyüzü aslında dört duvar arasındaysa? Ya kurduğun tüm galaksiler bir fincan soğumuş kahvenin buharında hapsolmuşsa? Bir adam var ve bir kadın ile aynı iş yerinde çalışıyorlar, aralarında bir çekim oluyor ama ilişkileri biraz toksit denebilir. Kadının sürekli gelgit tavırları ve adamın daha çok bağlanması. Diğer okuduğumuz kitaplara göre biraz farklı bir kitap. Mesela karakterlerin isimleri yok bu benim çok ilgimi çekti diyebilirim. Bu kitap, adını yağmurdan sonra toprağın yaydığı o tanıdık ve huzur veren kokudan alıyor; yani aslında baştan itibaren sana bir duygu vaat ediyor: yenilenme, geçmişle yüzleşme ve içsel bir arınma. Hikâye ilerledikçe de bu isim sadece bir detay olmaktan çıkıp kitabın ruhunu temsil eden güçlü bir metafora dönüşüyor. Kitabı okurken biraz yavaş ve düşünerek okunması gerektiğini düşünüyorum. Kitap bittiğinde her şey yerli yerine oturuyor işte şimdi oldu diyorsunuz. Sessiz ama derin bir kitap. Okurken olaydan çok hislere yoğunlaşıyorsunuz. Yazarın dili sade akıcı yer yer de şiirsel. Karakterlerin iç dünyası oldukça yoğun işlenmiş. Özellikle ana karakterin yaşadığı duygusal gelgitler, kırgınlıkları ve kendini bulma süreci çok gerçekçi hissettiriyor. Okurken çoğu zaman kendi hayatından parçalar buluyorsun. Bu da kitabı sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp, okuyucuyla bağ kuran bir deneyime dönüştürüyor. Yazarın dili sade ama etkileyici. Abartıya kaçmadan, küçük detaylarla büyük duygular anlatabilmesi kitabın en güçlü yönlerinden biri. Betimlemeler özellikle dikkat çekiyor; doğa, yağmur, sessizlik gibi unsurlar o kadar güzel işlenmiş ki okurken zihninde sahneler canlanıyor.Sonuç olarak “Petrikor”, sakin ama derin bir kitap. Büyük olaylar ya da hızlı aksiyonlar
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202674 okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "SERAP" //ALINTILAR #Bir kadının normal görünme çabası bazen en büyük yalandır... #Susmak da bir tür intihar... #İnsan, yaşar, bekler, susar;gün gelir neyi beklediğini unutur. Mutluluk kalıcı değildi;anların içine gizlenmiş, dokunulunca dağılan bir hayaldi. Belki de asıl kalıcı olan, yalnızlıktı... #Biz, gurbetin insanlarıyız.;mesafelerin terbiye ettiği insanlar... #Hiçbir kayıp, insanın saadetinden kıymetli değildi... #Sevildiğini sandığı anlarda bile, görünmezliğin sızısı vardı... #Bszı duygular, tercümeye ihtiyaç duymaz... #Bazen insan gitmekten değil, kalmaktan korkar... #Aşkı düşlemek, yaşamaktan daha haz vericiydi... #Bazı şehirler haritada değil, insanın içinde yaşar... #Bazı aşklar hiç yaşanmasa da bitmezdi. Bazı şehirler ise iki insanın kalbinin kıvrımlarında yaşamayı sürdürürdü... #Ne kadar çok sevilirsen o kadar tehlikedesin... #İnsan bazen bağırarak değil, sesini kısarak incitirdi... #İnsan en çok suskunlukta bağırır içinden. Ve en çok o zaman duyulmaz olur... #Sevilmek onun için bir kanıt değil, bir mühürdü. Ve mühürler, tek başına hiçbir şeyi değiştirmezdi... #Aşk bazen, yabancı bir şehirde sokak lambasının altına düşen bir gölgedir.Ne senindir o gölge ne de ardında bıraktığının... #Yokluğunda boğuluyorum. Suskunluğun canımı acıtıyor... #İnsan, kendisinden vazgeçip kimseyi kurtaramıyor... #Görülmeden yaşamak da bir tür alışkanlıktı... #Zincir sadece ayağa dolanmazdı. Zamanla insanın diline de dolanır, konuşmak cesaret isterdi... #En çok sevdiğimiz, en çok canımızı yakandır.Çünkü kalbin kapısını en derine kadar açtığımız, bizi en kolay hançerleyendir... #Aynı duvara çarpa çarpa dönülen, çıkışı olmayan bir sokaktaydı... #Bir kadın, sevgiyle cezayı ayırt edemeyecek kadar örselenmişse, orada şefkat geri çekilir. Yerini keder alır... #Aşk,
SerapSuat Koroğlu · Feniks Kitap · 202626 okunma
9/10
·362 syf.··
2026 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 16:31
Uzun bir zaman sonra seda.meydan 'dan yeni kitap geldi. Lucca adlı kitabında yan karakter olan Mario' u burada görüyoruz. Ama esas karakterimiz aslında Laila. Kendisi aslında balerin ancak fakir bir balerin Fukaralık burda bile vuruyor arkadaş Anası babası peş peşe ölmüş, evlat edinilmiş ve sonra onlar da ölmüş. Vicdansız yazar karaktere küçük yaşta darbe üzerine darbe vurmuş resmen. Neyse bizim kızın anadili Lehçe bu arada. Neyse Efenim kızımız yakın arkadaşından darbe yedikten sonra müşkül duruma düşüyor. Bir başka arkadaşıyla kalıyor ve de işsiz. Okulu da bitirmek üzere. Bir bara gidiyor, oturuyor gizemli bir adamın yanına. Esas adamımız bu tabii. Kızımız dert yanıyor işsizlikten o sırada adam ona bir kartvizit veriyor ve oradan ayrılıyor. Anlayacağınız üzere kızımız bir sürü olaydan sonra istemese de adamın tükkanlarından birinde işe başlıyor. Adamla aralarında ufak belli belirsiz bir çekim mevcut. Ancak bizim kız erkolara hayırcı biraz yok ya dalgasına değil. Kızın tüm sevdikleri ölmüş kaybetme korkusu yüzünden sevgili işlerine bakamıyor. Derken esas adama iş için Lehçe bilen biri ve iş yapacağı adamın toksit kızından kurtulmak için sevgili rolü yapabileceği biri lazım geliyor. Bilin bakalım bu kişi kim? Lucca'yı çok sevmiş, Leo'ya bayılmış olarak Mario beybime aşık oldum hehehe. Ama gerçek hayatta evlat olsa sevmem kıza da birkaç yerde sinir oldum. Yakalasalar kim bilir ne yapacaklar ona, durmuş evim de evim diyor. Ölmeyi bayılma sanıyor herhalde. Efenim seda #darkromance türüne yeni başlamadı. Yıllardır yazıyor ve sizler çeviri okumaktan yakınınızdakileri görmüyorsunuz. Hepinize gıcığım şu an yetişkin içeriklidir bu arada Dehşet ve ibretle
Gizli TeklifSeda Meydan · Ru Yayınları · 202520 okunma
Reklam
Reklam