9/10
·1062 syf.··
2026 4. kitabı
·
123 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 00:00
Elimde uzun uzun süründü. Romanın sıkıcı olmasından kaynaklı değil asla. Ben romanı fazlasıyla beğendim ama benim için bu kadar uzun bir romanı bir seferde okuyup bitirmek pek mümkün değil. Araya başka romanlarda girdi ve işte şimdi buradayız, sonda. Romanda fazlasıyla karakter olsa da Anna, anna karakterimiz. Anna'nın eşi Aleksey, Anna'nın yasak aşkı Vronski, Vronski'nin bir zamanlar ilgilendiği Kiti, Kiti'nin sonradan eşi olan Levin, Anna'nın ağabeyi Stiva ve onun eşi Doli. Doli ve Stiva inişleri çıkışları olan ama devam eden bir evliliği, Levin ve Kiti içinde aşkı barındıran mutlu bir evliliği, Anna ve Vronski ise içinde tutku olan yasak bir aşkı temsil ediyor. Levin karakteri kitapta Tolstoy'un kendi hayatından büyük izler taşıyor. En çarpıcılarından biri Levin karakteri kitapta Kiti ile evlenmeden önce hayatındaki tüm çarpıcı detayların olduğu günlüğünü Kiti'ye verip okumasını istiyor. Kiti günlüğü okuduğunda bunun üstesinden nasıl geleceğini düşünse de Levin ile tüm düşüncelerine rağmen evleniyor ve onlar mutlu oluyorlar. Tolstoy'da eşi Sofya'ya günlüklerini evlenmeden önce okutmuştur. İkisinin de taşrada yaşaması, tarıma olan ilgileri ve hayatı sorgulaması benzer yanları. Dinlediğim bir podcast serisinde "Hangi kitabının sonunu değiştirmek isterdiniz?" sorusuna biri "Anna'yı öldürmezdim." demişti. Kitabın sonunda bu geldi aklıma ama ben böyle kalsın ve Anna hayatımızdan çıksın isterdim sanırım. Kendi hayatımdan izler bulduğumdan da olabilir ama Anna karakterini hiç sevemedim. Yaşadığı duyguları o zamanın diğer kadınları gibi gizli saklı yaşamayı seçmek yerine eşine açık yüreklilikle söyleyip toplumun tüm baskılarına rağmen duygularının peşinden koşması büyük bir yüreği gösteriyor olabilir. Fakat sanırım ben ne sebeple olursa olsun aşkın her şeyi affetmeyeceğini
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Sonatın Laneti
6/10
·140 syf.··
2026 3. kitabı
Tolstoy bu Kreutzer Sonat eseri, Beethoven’ın Kreutzer Sonat’ından esinleniyor. (youtu.be/OF9fneQ50Us?si=...) Müzikteki tutku, çatışma ve gerilim, kitaptaki evlilik ve cinayet hikâyesine doğrudan gönderme yapıyor. Ama işin ironisi şu: Beethoven’ın sonatı coşkuyu, insanın içindeki kontrol edilemez duyguları anlatırken; Tolstoy aynı başlık altında tutkuyu, cinselliği ve hatta müziğin kendisini lanetliyor. Yani Lev Tolstoy , bir sanat eserine gönderme yaparak aslında sanatın insanda uyandırdığı şeyleri mahkûm ediyor. Kreutzer Sonat dinlenirken Pozdnışev’in karısıyla kemancı arasında bir şeyler başlıyor. Tolstoy burada müziğin “ahlaksızlığa” aracılık ettiğini ima ediyor. Bu yüzden kitap boyunca bir çelişki var: Sanatı kullanarak sanatı suçluyor. Her fikrini İncil’e dayandırarak ilerliyor. Amaç evlilik kurumunu, kadın-erkek ilişkilerini, cinselliği sorgulamak gibi görünse de varılan nokta şu: Kadın bedeni üzerinde erkek hakkı, cinselliğin tamamen baskılanması, ahlakın tek bir kaynaktan çıkarılması. Son sözde ise iyice netleşiyor: Pozdnışev’in söyledikleri Tolstoy’un kendi düşünceleri. Ve bu düşüncelerin temeli İncil. Yani Tolstoy’un “Kreutzer Sonat”ı, Beethoven’ın tutku dolu eserine bir cevap değil, onu yok saymaya çalışan bir manifesto. Kitap bu yüzden hem çarpıcı hem de çok sorunlu. Çünkü Tolstoy, sonatın adını kullanıp ruhunu reddediyor. Kreutzer Sonat da bu kadar sert bir bekarlık ve saflık savunurken, Lev Tolstoy kendisinin evli olması ve hala eşiyle sorunlar yaşaması büyük bir ironiydi. Hatta karısı Sofya, Tolstoy'un bu fikirlerinden dolayı çok acı çekmiş; "Gençliğinde her şeyi yaptı, şimdi yaşlanınca dünyayı manastıra çevirmeye çalışıyor" minvalinde eleştirilerde bulunmuştur. İyi okumalar dilerim.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yoğun spoiler içerir !!!!
9/10
·571 syf.··
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 00:18
Konu 1880 yillarinda Rusya'da geçiyor .Yazarımız Tolstoy bu güzel eserini 3 bölümde yazmiş 1. Bölümde , yüzbaşı prens DİMİTRİY İVANOVİÇ NEHLUDOV un 20 yaşında iken yaz tatiline geldiği halaları SOFYA ve MARİYA nin çiftliğinde gayrimeşru olarak dünyaya gelen KATYUŞA MASLOVA(17) ile tanışması ,ona ilgi duyup bir gün onu iğfal etmesini işliyor.prense KARÇAGİNA Larin kızı MİSSİ de aşiktir ve onunla evlenmek ister.Prensin çalkantili hayatı konu edilir bu bölümde.prens katyuşa ile beraber olduktan sonra kadının eline 100 ruble verir ve çiftlikten ayrılır bir dahada birbirlerini 10 yıl görmezler. Aradan 10 yıl geçmiştir ,katyusha hamile kalıp çocuğunu doğurmuştur ama çocuk bir süre sonra ölmüştür,katyusha çiftlikten kovulur,çeşitli işlerde çalışır ve erkeklerin cinsel isteklerine boyun eymeyip hep çalıştığı yerlerden ayrılmıştır.Bir kadın onu kandırarak çalıştırdığı geneleve alır ve artık orada çalışıyordur.Bir gün çalıştığı genelevin olduğu şehire gelen tüccar zehirlenip öldürülmüştür ve katyusha ile birlikte KARTİKİN ile BOÇKOVAda hakim karşına tüccarı zehirleyip öldürmekten dolayı çıkarılmıştır.yillar sonra bu davada jüri üyesi NEHLUDOVda vardır ,NEHLUDOV katyushayi tanır ve şaşirir.Mahkeme heyeti ucunude suçlu bularak MASLOVA KATYUSHA ya 4 yıl sibiryada kürek cezası verir. 2.Bolumde ,NEHUDOV ,maslovayi kurtarmak cezasını azaltmak için sant Petersburg a gider ve soylu olması ve subay kimliğini kullanarak çeşitli devlet dairelerine uğrar,Yargıtay'a başvurarak cezanın iptaline uğraşır .Devlet daireleri. Kokusmuslugunu ,rüşvet olaylarını yazar bize bu bölümde çok gzl işler,ne kadar ugrastiysa da Yargıtay kararı bozmaz ve NEHLUDOV tekrar geri dönerek maslovaya durumu anlatır onu birakmayacagini ve onunla Sibirya gideceğini ve onunla evlenmek istediğini söyler ama MASLOVA kabul
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · Sosyal Yayınlar · 198221,6bin okunma
Tolstoy İnsan Ne İle Yaşar
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
9. Kitap Kulübü buluşmamız, Rus edebiyatının kilometre taşlarından 'Tolstoy'un 'İnsan Ne ile Yaşar' kitabıydı... Ve belki sadece yazarın bir eserini okuduk ama Tolstoy'un yaşamına dair birçok ipucu öğrendik. 1828 doğumlu Rus yazar dünya tarihine çok önemli eserler bıraktı. Gerçekçi kurgunun ustası ve dünyanın en büyük romancılarından olan filozof yazar Tolstoy, 20 Kasım 1910 yılında 92 yaşında vefat etmiştir. En bilinen romanları 'Savaş ve Barış' ile 'Anna Karenina'dır. Özel dersler almış, 16 yaşında Kazan Üniversitesi'ne gitmişse de okul eğitimine pek beğenmemiş, soylu olduğundan da topraklarını yönetmek için Polyana'ya geri dönmüştür. 1845'te Kırım savaşı için orduya katılmış, boş zamanlarını yazarak geçirmiştir. İnişli çıkışı hayatındaki ilk kitabı 'Destvo'yu yazmış, hayatın anlatan otobiyografik romanından sonra öyküler, hikayeler ve tiyatro oyunları, romanlar yazmaya başlamıştır. 1857'de Avrupa gezisinde Fransa İsviçre ve Almanya'yı görüyor. Viktor Hugo ve Turgenyev'le tanışıyor. 1860'larda köylülerin eğitimsizliğini görerek doğduğu yer Polyana'ya okul açmış ileri öğrenme teknikleri uygulamış ders kitapları da kabul görmüştür. 1862'de aile dostlarının kızı Sofya ile evlenip 15 yılı mutlu geçirmiş, 13 çocuğu olmuş bir yanı aristokrat zengin olduğu için topraklarını başarıyla yönetmiştir. 1878'li yıllarda kendinden hoşnut olmayıp yaşamın anlamını sorgulamaya başlamış insanın kendisi için değil tarihe hizmet etmek için yaşaması gerektiğini sanmıştır. Bu arada yeni bir din kurmak istemiş, kilise otoritesini reddetmiş 1901'de kiliseden aforoz edilmiştir. Eşinin de sekreterliğini yaptığı yapıtlarını yazarken, 1900'den sonra çoğunlukla din ahlakla ilgili eser üretti. İnsan Ne ile Yaşar'ı bu gibi pek çok hikayeyi o yıllarda yazmış günlük yaşamını yeni görüşleri
1000Kitap
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,5bin okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 14:02
ANNA KARENİNA ROMANINI YAZILIŞ HİKÂYESİ Bir aşk hikâyesi değil. Bir ahlâk dersi híç değil. BAŞLANGIÇ NOKTASI (1873) Lev Tolstoy, romanı yazmaya 1873’te başladı. İlk cümle, edebiyat tarihinin en meşhur girişlerinden biri oldu: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin mustuzluğu kendine göredir.” Bu cümleyle Tolstoy, derdini en baştan ilan ediyordu: Aile. Evlilik. Ahlâk. İLHAM KAYNAKLARI Tolstoy’un zihnini kurcalayan üç ana etken vardı: Gerçek bir olay: Yakın çevresinde, toplum baskısı yüzünden dışlanan evli bir kadınm trajedisi Kendi evliliği: Eşi Sofya ile yaşadığı çatışmalar Toplumsal gözlem: Rus aristokrasisinin ikiyüzlü ahlâk anlayışı Toplumsal gözlem: Rus aristokrasisinin ikiyüzlü ahlâk anlayışı NEDEN YAZILDI? Tolstoy bu romanı: Aşkı yüceltmek için Yasak bir ilişkiyi romantize etmek için Yazmadı. Aksine şunu sormak için yazdı: “Toplumun kabul etmediği bir aşk, insanı nereye sürükler?” Anna’nın trajedisi, yalnızca aşk yüzünden değil; dışlanma, yalnızlık ve vicdan baskısı yüzündendir.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
bir yemek nasıl yapılmaz? bir kitap nasıl yazılmaz?
1/10
·176 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 19:50
Mustafa Kemal'in en sevdiği yemeklerden birini kendisi hakkında okumalar yapan muhtemelen çoğu kişi bilir.. bu yemek, etsiz kuru fasulye; kendisinin ifadesiyle, yağlı fasulyedir.. peki bu yemek nasıl yapılır? şöyle; kuru fasulye, sıvı yağ, kuru soğan, salça, su, tuz gerekli miktarda temin edilir.. tencerenin içerisine önce eldeki sıvı yağ dökülür.. üzerine önceden doğranmış soğan eklenir.. soğanlar yağ içerisinde pembeleşinceye kadar kavrulur.. yağda kavrulan soğanın üzerine salça eklenir.. kısa süreliğine salça ve soğan bir arada karıştırılarak kavrulur.. devamında kavrulmuş salça ve soğanın üzerine kuru fasulye eklenir.. tencerenin içerisinde yer alan fasulyenin üzerine de miktarınca su ilave edilir.. bir süre sonra suda yumuşayan tencere içerisindeki kuru fasulyenin üzerine de gerekli oranda tuz ilave edilir.. ortalama yarım saat ocak üzerinde pişirilir.. evet, etsiz kuru fasulye ya da yağlı fasulye servise hazır.. ek: pişirilecek olan kuru fasulye pişirilmeden bir gün önce suya yatırılır, suda bekletilir.. yukarıdaki kuru fasulye yemeği tarifinin sıralaması yemeği yapan kişi tarafından değiştirilirse, ek olarak; fasulyeler bir gün önceden suda bekletilmezse, kuru fasulye ya yenilecek halden çıkar ya da tatsız tuzsuz, ne idüğü belli olmayan yavan bir yemeğe döner.. elbette bu tarifte malzemeler arası miktarın birbiri ile uyumu da önemlidir.. malzemeler arasındaki uyum oranı bozulunca da kuru fasulye yemeği, kuru fasulye yemeği olmaktan çıkar.. örneğin; bir gece suda bekletilmemiş kuru fasulyeleri, suyu malzemeye kıyasla bol yaparsanız, üzerine de tencereye önce fasulyeleri, sonra suyu, sonra soğanı, sonra yağı, en sonda da salçayı koyarak yaparsanız süreç sonunda tencere içerisinde göreceğiniz görünüşü bakımından büyük bir hayal kırıklığına uğratır sizi, damak
Mustafa Kemal Atatürk
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,499 okunma