Tolstoy'un doktoru Duşan Petroviç Makovitski bu durumu bakın nasıl anlatıyor: 1909 yılı Mart ayının 13'ünde Lev Nikolayeviç Tolstoy bir sohbet sırasında dedi ki: 'Bir anneden mektup aldım. Yazıyor ki: Çocuklarımın babası Müslüman'dır ben ise Hıristiyan'ım. İki oğlum var, biri talebedir, öbürü zabit (subay). Her ikisi de İslâm dinine geçmek istiyor.' Tolstoy'un bu sözü üzerine Sofya Andreyevna (Tolstoy'un arkadaşı): 'Belki de oğullan, çok eşli olmak için Müslüman olmak istiyorlardır.' der. Tolstoy: 'Ne olur ki... Sanki bizde çok eşliler az mı? Bu mektup hakkında düşünürken benim için çok şey aydınlandı. Muhammed her zaman Evangelizm'in (Hıristiyanların) üstüne çıkıyor. O, insanı Allah saymıyor ve kendini de Allah ile bir tutmuyor. Müslümanların Allah'tan başka ilâhı yoktur ve Muhammed onun peygamberidir. Burada hiçbir muamma ve sır yoktur.' Sofya Andreyevna (Tolstoy'un arkadaşı): 'Hangisi daha iyidir? Hıristiyanlık mı, Müslümanlık mı?' Tolstoy: 'Benim için açıktır ki, Müslümanlık daha iyidir, daha üstündür.'
Sayfa 57 - Çalıkuşu Yayınları 2025 Baskısı·Kitabı okudu
Bir Yazar Bir Kitap
KELİME DEFTERİ * Diğer yandan her yazarın belli kelimeler etrafında döndüğünü biliyordum. Öyle ki o kelimelerin bir araya getirilerek yorumlanması yazarın ilgilerini, ısrarlarını, meselelerini kısacası temel izleğini (personel mitini) ortaya çıkarabilirdi. Yazar o kelimelerden ibaret tek cümleye indirgenebilirdi. 13 * İşte benim Kelime Defteri’m: Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı. Ezel Tanışıklığı: Aşkın tanımı. Bezm-i cânda Galib’in payına düşen kâle-i kâm. İhanet: Ezeli aşk üçgeni. Akıl ve Kalp: Aklıma yaslansam kalbim, kalbime yaslansam aklım yarı yolda bırakıyor. Acı: Kendimiz için çekersek bizi bencilleştirir. Kendi acımızda bütün evrenin acısını tecrübe edersek olgunlaşırız. Acıdan acıya fark var. Empati: İnsan olmanın ilk şartı. İnsan kendini başkasının, dahası kurdun kuşun, börtü böceğin, kırık dalın yerine koyabiliyorsa insandır. Hayvanlar: Sevmiyorsan da yaşama hakkına saygı göster. Yusuf’u yemeyen kurttan muhacir Masala, akıbeti meçhul karacalara. Yazdıklarımda hep varlar. İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde. Ve ben artık insanlardan insaniyete sığmıyorum. Sahici: Düz cümleler kurmaya heves edişimin hem sonucu hem sebebi. Siyaset: Tek masumun acı çektiği yerde bütün geçerliğini yitirir. Savaş: Niye ki? Şefkat: Bütün duyguların üstünde duruyor, hâlâ. Zaman: Her şey her an yeniden yaşanıyor. An: Her şey anın içinde donmuş duruyor. Ölüm: Ölüm sonrasında bir hayat olduğundan, orada tekrar buluşup konuşacağımızdan kalemimin şu an elimde durduğundan emin olduğum kadar eminim. Kadim: Ne güzel kelime. Evrensel: Kadim ile birlikte. Perde: Bu perdenin arkasında ne var ki ömrünü onun önünde muztarib bir ruh gibi dolaşmakla geçiriyorsun? Hepimiz bu taraftayız. Arkada ne var? Gölge: Sen bana gölge ben sana gölge. Rabb’in nazarında sen gölge
TİMAŞ
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Gerek edebiyat çevrelerinde gerek aile dostları arasında bulunan birkaç kızla flört etti ama bunların hepsi sonuçsuz kaldı. Ne var ki çok geçmeden Sofya Andreyevna adında genç bir kızla tanıştı. Bu sefer flörtle vakit kaybetmek istemediğinden midir nedir, niyetini açıkça söyledi. Ailesinin de onay vermesinin ardından Sofya Andreyevna ve Lev Tolstoy, tanışmalarından yaklaşık bir hafta sonra 1862’de evlendiler. Beraberce Yasnaya Polyana’daki malikanede yaşamaya başladıkları ilk günler adeta cennet gibiydi. Tolstoy günlüğünde ve mektuplarında bunu çeşitli şekillerde anlatıyordu. Ancak cennetin cehenneme dönmesi uzun sürmedi. Tolstoy çifti olur olmaz her sebeple tartışmaya başladılar. Evlilikleri dönem dönem yeniden huzur bulsa da, doğan 13 çocuğa rağmen Tolstoy ve Sofiya Tolstoy’un anlaşmazlıkları son anlarına dek devam etti.”
Sayfa 8 - Okan Çil·Kitabı okudu
Edebiyat
LEO TOLSTOY ‘un karısı SOFYA BERS 15 çocuk doğurduktan sonra çocuklarından ve işlerinden arta kalan kısıtlı saatlerde kocasının gönüllü sekreterliğini ve asistanlığını yaptı SAVAŞ ve BARIŞ notlarını tutmakla kalmadı, bu yapıtı baştan sona tam YEDİ KEZ temize çekti 
Son günlerde insanlara, özellikle bu akşam Prens'e, Sofya Vasilyevna'ya, Missi'ye, Korney'e duyduğu tiksintinin, aslında kendi kendine duyduğu tiksinti olduğunu sezinledi ansızın. Şaşılası şeydi: Kendi alçaklığını kabul edişten doğan bu duyguda insana acıyla birlikte haz da rahatlık da veren bir şey vardı.