10/10
·272 syf.··
2026 160. kitabı
İçerik: Romanın anlatıcısı Kathy H. adlı genç bir kadındır. Kathy, çocukluğunu arkadaşları Ruth ve Tommy ile birlikte, Hailsham adlı gizemli bir yatılı okulda geçirmiştir. Başlangıçta her şey normal görünür. Ancak zamanla okulun, öğrencilerin ve hayatlarının göründüğü gibi olmadığı anlaşılır. Romanın en büyük gücü, bu gerçeği yavaş yavaş ve incelikle ortaya çıkarmasıdır. Bu nedenle kitabın etkisini korumak için ayrıntılı olay örgüsünü bilmeden okumak en iyisidir. Bu kitap büyük olaylarla değil, sessiz acılarla ilerler. Ishiguro bağırmaz, okuru zorlamaz. Bunun yerine küçük anılar, yarım kalmış konuşmalar ve sıradan görünen sahnelerle kalbinize yavaşça yerleşir. Romanın son bölümleri birçok okur tarafından modern edebiyatın en hüzünlü sayfaları arasında gösterilir. Beni Asla Bırakma Kazuo Ishiguro
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
İlk Stephen King kitabım ve King'in de yazdığı ilk kitap.
8/10
·206 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:26
NE OKUDUM BEN? Spoiler!!! Kitabın başlangıç sayfaları özellikle ilk 50 sayfası aşırı sıkıcıydı.Bilirsiniz,Tess Geritsen direkt olayın içine bırakıyor sizi fakat Stephen King öyle yapmıyormuş.Bir korku kitabı değilde polis raporları okuyormuşum gibi hissettim.Polis demişken bu kitaptaki polislerin rolü hikayede sönüktü ve hiçbir olayı da çözemediler.Carrie'nin annesi ve okuldaki herkesin çok yanlış davrandığını düşünüyorum.Çığlığı basacaktım sinirden.Neyse ki Sue akıllı bir kızdı her ne kadar yanlış yapsa da... Neyse Billy ve Chris kadar budala insan görmedim.Bu arkadaşlar sayesinde kitap son 70 saydasında aşırı sardı.Öncelikle Billy tam bir psikopat neler neler dedi okurken "Psikoloğa git.Parası ne kadarsa öderim." dedim.Masumlar hariç herkes bu sonu hak etmişti.Tommy kim vurduya gitti fakat zaten yaşasaydı ya Sue'yi ya da Carrie'yi çok feci üzecekti.Evet Sue yine üzüldü ama ölüm insanı teselli eder.Bir noktada işleri kadere bırakırsın. O kadar insan tanıdım ki isimleri bulan Stephen King'i tebrik ediyorum.Hiçbiri kukla gibi değildi, yaşayan ve kendi kararlarını veren karakterler gibilerdi.Sonuç olarak kitabın ilk başlarındaki aşırı bilgilerden sıkıldığımdan ve korku kitabı yerine polisiye okuyormuşum gibi hissettiğimden 8 puan veriyorum.Yine de elinizde varsa şans vermenizi öneririm uzun süre unutamam. Son sahne yüzünden ikinci Carrie White vakası geliyormuş gibi hissettim. Göz Stephen King
Paranormal
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma
Reklam
Bu dünya acımasız ama bir o kadar da güzel. / Spoiler içerebilir.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:59
Kitabın konusu ve karakterlerle alakalı konuşmadan önce ilk bahsetmek istediklerim, kitabın teknik ilerleyişiyle ilgili olacak. Kitabın başından itibaren size olaylar ve düşünceler aslında karakterlerin gelişimi ve büyüme süreciyle birlikte empoze ediliyor. Yani kitap bi nevi sizi de oradaki olaylara şahit birisi gibi büyütüyor, içinize karakterlerin hissettiği o huzursuzluğu ve korkuyu yerleştiriyor, neler olduğunu anlamaya çalışan o meraklı çocuklardan birisi siz oluyorsunuz. Hikaye geçmişle gitgelli bir şekilde ilerliyor ve geçmişteki ipuçlarını şimdiki zamanla birleştirip aslında bir şeyleri çözmeye çalışıyorsunuz. Benim için en etkileyici gelen kısımlardan birisi de zaten buydu, size bu kitabın bir distopya anlattığını söylüyor ve o distopyanın koşullarını, durumlarını çözmeniz için aslında zaman veriyor. Bazen tahminleriniz tamamen farklı yerlere kayıyor, bazen yorumlarınız doğru çıkıyor lakin size bu o kadar zevk veriyor ki. Bu distopyaya uygun belirli terimlerle bir süre sonra yaşamış kadar siz de haşır neşir oluyorsunuz. Takaslar, modeller, bağışçılar, galeri, bakıcılar... İlk başta neyin bakıcısı bu kız dediğiniz olaylar size bir anda bir sır perdesiyle geliyor ve her geçmişe gitmenizde bu sır perdesinde minik bir bakış çalmanıza izin veriliyor. O perdeyi tamamen aralayana kadar ise siz kitabı full odak ve hızla okumaya başlıyorsunuz. Bana verdiği teknik hazzın yanında karakterlerin griliği ve hayatla iç içe olması da sizi bu ortama daha kolay entegre ediyor. Çocukken yapılan aptalca hareketler, zorbalıklar, heyecanlar ve bunlarla büyüme süreci çok farklı bir dünyada, koşullarda geçiyor olsa da size bir taraftan tanıdık da geliyor. Bu bağlamda sizi aslında kendi dünyanızdan çok da farklı bir dünyaya götürmediğini, tam tersine dünyanızın alabileceği
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 01:58
Caine, kumar bağımlılığı nedeniyle parasını kaybettikten sonra Columbia Üniversitesi'nde olasılık kuramı dersi verir.Fakat bir gün sınıfta geçirdiği epilepsi nöbeti hayatının yönünü değiştirir. Bu hastalıktan kurtulmak için, şizofren olma ihtimali bulunmasına rağmen deneysel bir tedavide kobay olmayı kabul eder. Beta deneği olan Caine, bir anda geleceği görmeye başlar. Kitap boyunca Caine 'nin Laplace Şeytanı olabileceği anlatılıyor hep. Ve herkes kendi çıkarları doğrultusunda Caine 'nin peşine düşer. Caine'in kardeşi Jasper ise akıl hastanesinden çıkmış biridir ve içinde duyduğu bir sesin kardeşine zarar verileceğini söylemesi üzerine bu sesi dinleyerek kardeşinin peşine düşer. Tommy ise tam intihar etmek üzereyken eski kız arkadaşı Gina'nın yıllardır rüyasında gördüğü sayıların sayısal lotoda çıktığını öğrenmesiyle hayata tutunur. Nava ise CIA ajanı olarak ABD ve diğer ülkelerin bilgilerini satar, ancak Kore istihbaratıyla ters düşmesi sonucu zor bir duruma düşer ve hayatta kalmanın yolunu arar. Kitap boyunca bilim, tarih ve felsefeden küçük bilgilerle karşılaşmak mümkün. İlk sayfalarda verilen olasılık ve epilepsi bilgileri başta ilgisiz görünse de ilerleyen bölümlerde olaylarla bağlantısı ortaya çıkıyor. Birçok karakterin farklı hikâyeler içinde ilerlemesi başlangıçta karmaşık hissettirse de zamanla tüm parçalar yerine oturuyor. Kitabı sevdim mi noktasına gelirsek olmasa da olur bir kitap benim için, çünkü kattığı birşey yok. Fakat bilim kurgu,gerilim ve aksiyon sevenler için harika bir seçenek olabilir.Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim. Kitapla kalın.
Edebiyat & Roman
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,5bin okunma
Geç Kalmış Duyguların Hikâyesi
7/10
·272 syf.·
2026 22. kitabı
Beni Asla Bırakma benim için en çok hüzün ve yalnızlık hissi bırakan kitaplardan biri oldu. Olaylardan çok karakterlerin iç dünyası ve kabullenişleri etkiledi beni. Özellikle her şeyin “normal” gibi yaşanması ama aslında derin bir eksiklik hissinin hiç kaybolmaması çok çarpıcıydı. Kathy’nin anlatımı sakin ama düşündürücüydü; Ruth, Tommy ve Kathy arasındaki ilişki ise zamanla daha çok “kaçırılmış fırsatlar” ve “geç kalınmış duygular” gibi hissettirdi. Kitap bittikten sonra geride kalan şey hikâyeden çok bir duygu oldu: sessiz bir hüzün ve yalnızlık.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Hayatı Erteleyebilir Miyiz?
8/10
·272 syf.·
2026 10. kitabı
Bazı kitaplar bittiğinde hikâyesi aklında kalır. Bazıları fikriyle yaşar. Beni Asla Bırakma ise bende daha farklı bir iz bıraktı. Kitabı bitirdiğimde dönüp baktığım şey ne distopyası oldu ne de arka plandaki sistem. Garip bir şekilde aklımda kalan şey insanlar oldu. Bu benim için de küçük bir sürprizi. Çünkü distopya okurken ilk dikkatimi çeken şey sistemlerdi. İktidar nasıl çalışıyor? İnsanlar nasıl yönlendiriliyor? Toplum hangi mekanizmalarla şekillendiriliyor? 1984'ü okurken de, Cesur Yeni Dünya'yı okurken de peşinden gittiğim sorular bunlardı. Beni Asla Bırakma'da ise kendimi bambaşka bir şey yaparken buldum. Sistemi çözmeye çalışmıyordum. Kathy'yi anlamaya çalışıyordum. Tommy'nin neden öyle davrandığını düşünüyordum. Ruth'un içindeki eksiklikleri görmeye çalışıyordum. Belki de bu yüzden kitap bana birçok kişinin söylediğinin aksine hiç sıkıcı gelmedi. Çünkü ben bu kez dünyanın nasıl çalıştığını değil, insanların o dünyanın içinde nasıl yaşadığını merak ediyordum. Bu da bana kitap kadar kendimle ilgili bir şey gösterdi. Belki de okur olarak değişiyordum. Kazuo Ishiguro elinde korkunç bir malzeme olmasına rağmen onu hiç dramatize etmiyor. Daha sert bir yazar bu hikâyeyi bir isyan romanına dönüştürebilirdi.Daha öfkeli bir yazar sistemi sayfalar boyunca teşhir ederdi. Daha politik bir yazar sloganlar üretirdin. Ishiguro ise bunların hiçbirini yapmıyor. Bize yalnızca insanların hayatlarını anlatıyor. Ve tam da bu yüzden roman daha rahatsız edici hale geliyor. Çünkü karakterler kaderlerini bilmelerine rağmen zincirlerini kırmaya çalışmıyorlar. Kaçmıyorlar. Savaşmıyorlar. Devrim yapmıyorlar. Sadece yaşamaya devam ediyorlar. İlk başta insan bunu anlamakta zorlanıyor. Sonra fark ediyor ki romanın asıl sorusu sistem değil. İnsan. Kitap boyunca beni en çok düşündüren şey "ertelenme"
Edebiyat
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam
Reklam