10/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Zamanım yok" diyenler burada mı? "Meditasyon yapmak istiyorum ama 20 dakika oturup duramam." "Zihnim asla susmuyor." "İş, güç, koşturmaca derken kendime ayıracak tek bir dakikam bile yok." Tanıdık geldi mi? Osho bu kitapta tam olarak bu kaosu çözüyor. Meditasyon bir yerde hareketsiz oturmak değil, yaptığın her şeye farkındalık getirmektir. Osho'ya göre meditasyon için dağ başına çekilmek gerekmez. Trafikte beklerken, kahve içerken veya mail yazarken de meditasyon yapabilirsiniz. Kitaptan Öne Çıkan 3 Pratik Öneri: 1. Nefes Molası: Gün içinde sadece 1 dakika boyunca sadece nefes alıp verdiğinizi hissedin. Hepsi bu 2. İzleyici Olun: Zihninizdeki düşünceleri susturmaya çalışmayın, sadece akan bir trafik gibi onları izleyin. 3. Eyleme Odaklanın: Çay içerken sadece çay için. Telefonu bırakın ve o anın tadını çıkarın. Bu da bir meditasyondur. Benim bu kitap için puanım 10/10. Kısaca yorumumu soracak olursanız; "Modern dünyanın hızına yetişmeye çalışırken ruhunu geride bırakan herkesin okuması gereken, pratik ve 'bahanesiz' bir rehber. Benim farkındalığımı çok artırdı." Sen meditasyon yapıyor musun yoksa 'zamanım yok' diyenlerden misin?
Yoğun Tempolu İnsanlar İçin MeditasyonOsho · Mia Basım Yayın · 2005123 okunma
Körlük Gözde Değil, İnsandadır...
9/10
·336 syf.·
2026 183. kitabı
Sivas’ın Kangal ilçesine ilk kez gidiyordum. Çocukluğumdan beri adını duyduğum, dünyanın en güçlü çoban köpeklerinden biri olarak gösterilen Kangal köpeklerini yerinde görmek istiyordum. Fotoğraflarına defalarca bakmış, haklarında onlarca yazı okumuştum. Fakat bazı şeyler uzaktan öğrenilmiyor. Bazı değerleri anlamak için onların bulunduğu toprağa basmanız gerekiyor. İlçeye vardığımda ilk dikkatimi çeken şey bozkırın dinginliği oldu. Şehirlerin bitmek bilmeyen gürültüsünden sonra buradaki sessizlik insana yabancı gelmiyor, aksine yıllardır özlediği bir sesi yeniden duyuyormuş hissi veriyordu. Kangal köpeklerini ilk gördüğüm an ise anlatılan hiçbir cümlenin onları tam karşılamadığını anladım. Heybetleri yalnızca iri cüsselerinden gelmiyordu. Bakışlarında acele etmeyen bir güven vardı. Kendilerini ispatlamak zorunda olmayan canlıların huzuru... Sürünün etrafında dolaşırken attıkları her adım ölçülüydü. Gereksiz hiçbir hareket yapmıyorlardı. Güçlerini göstermek için saldırmaya ihtiyaç duymayan bir asaleti seyrediyordum. Uzun süre onları izledim. Sonra yürümek istedim. İlçenin dışına doğru uzanan eski demiryoluna çıktım. Rayların üzerinde ağır ağır ilerlerken karşıma yıllardır ayakta duran Deliktaş Tüneli çıktı. Taştan örülmüş kemeriyle bozkırın ortasında sessizce bekliyordu. İçeri girdim. Her adımda dışarıdaki gün ışığı biraz daha geride kaldı. Tünelin serinliği yüzüme vuruyordu. Ayak seslerim taş duvarlardan geri dönüyor, sanki önümde benden birkaç saniye önce yürüyen başka biri varmış gibi yankılanıyordu. Tam tünelin ortalarına yaklaşmıştım ki uzaktan rayların titrediğini hissettim. Ardından trenin sesi duyuldu. Hızla duvara yaslandım. Lokomotif yaklaştıkça karanlığın içini delen beyaz far büyümeye başladı. Bir an...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoiler İçerir!
10/10
·350 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:07
annesinden de babasından da sevgi görmemiş, babaannesinin sevgiyle yetinmek zorunda kalarak büyümüş Adalet, annesi babası ve babaannesinin ölümünden sonra tamamen yalnız kalmıştır. bir gün hastanede yatarken ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve çok uzun yaşamayacağını öğrenen Adalet, bu dünyadan giderken kötü bir insan olarak gitmek istemediği için bugüne kadar işlediği tüm günahları sorgulamaya başlar ve ilk günahını hatırlar. ilk günahını düzeltince üstündeki suçluluk duygusunun kalkacağını düşünen Adalet, ilk günahını düzeltmek için elinden geleni yapmaya çalışır. hastaneden çıkar çıkmaz bir bilet alıp ilk günahını işlediği yere gider. ilk günahı; Mahsun adında bir çocuğun çirkin ve pis oyuncak ayısını sırf inadına almış olmasıdır. ancak eski mahallelerine gittiğinde Mahsun'un artık orada olmadığını öğrenir. kendisi de zaten babasının trafik kazasında ölümü sonrası annesinin psikolojik sorunlar yaşamasıyla babaannesinin başka mahalleye taşınarak gelinin düzeleceğine inanmasıyla taşınmışlardır. Adalet, Mahsun'un oyuncak ayısı olan Muhlise'yi, Mahsun'a verip suçluluk duygusundan kurtulmak amacıyla Mahsun'u bulmak üzere yolculuğa çıkar. ancak bu oyuncak ayı, Adalet için çok önemli bir yere sahiptir. Adalet'in yalnız ve kimsesiz hayatında onunla konuşan ve yanında olan tek kişi oyuncak ayısı Hülya'dır. Adalet için Hülya'yı Mahsun'a vermek çok zor olacaksa da Adalet ilk günahından kurtulmak istemektedir. Adalet, yaptığı bir sürü yolculukta aşkı, pişmanlığı, gerçekleri, öfkeyi ve benzeri birçok duyguyu keşfetmektedir. Adalet Mahsun'u bulduğunda, Mahsun öfke nöbeti geçirir ve Hülya'yı yanmkata olan ateşin içine atar. Bu sırada Adalet düşüp kafasını mermere vurur. böylece Adalet'in ilk günahı da, hayatı da sona ermiştir. kitap, psikolojik derinliği çok yüksek bir roman.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
9/10
·398 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:23
ŞİZOFREN / WULF DORN Olaylar 23 yıl öncesine uzanıyor. Psikiyatr Jan Forstner, bir gecede ailesini paramparça eden bir olayın içinde kalır. Küçük kardeşi ortadan kaybolur. Sadece üç gün sonra ise babası korkunç bir trafik kazasında hayatını kaybeder. O yıllarda daha 12 yaşında olan Jan, kardeşine ne olduğunu, babasının neden gecenin bir yarısı yola çıktığını ve o kazanın gerçekten bir tesadüf olup olmadığını yıllarca sorgular. Bu sorular zamanla bir meraktan çok bir takıntıya dönüşür. Yıllar geçer; Jan hem evliliğini hem de işini kaybeder. Hayat onu yeniden başladığı noktaya sürüklediğinde geri dönmekten başka seçeneği kalmaz ve ailesiyle birlikte büyüdüğü kasabaya geri taşınır. Ama geçmiş geride kalmamıştır. Kabuslar hâlâ oradadır. Jan hayata tutunmaya çalışırken, çalıştığı klinikte yaşanan bir intihar her şeyi yeniden başlatır. Artık o da istemeden, 23 yıldır saklanan karanlık bir sırrın içine çekilmiştir. 🩵🩵🩵 Kitaba tek kelimeyle bayıldım. Dün başlamıştım ve elimden bırakamadım. Gerilimi yüksek, temposu hiç düşmüyor ve oldukça merak uyandırıcıydı. Yazarın kalemini bilenler beni anlayacaktır. 🩵🩵🩵
ŞizofrenWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20166,9bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:57
Babası şair ve eleştirmen, kız kardeşi ise Japonya'da ünlü bir karikatürist olan #BananaYoshimoto sanat fakültesinde edebiyat eğitimi alırken muz çiçeklerine olan sevgisinden dolayı "banana" takma adını kullanmaya başlayan Japon yazardır. Bu ismi sevimli ve androjen bulan yazarın asıl ismi ise Mohoko Yoshimoto dur. Yazarlık kariyerine garsonluk yaparken başlayan yazar ilk eseri #Mutfak ile hem uluslararası çok satanlar listesine girmiş hem de Japonya'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden ikisini kazanmıştır. Ayrıca bu eseri için iki film uyarlaması da mevcuttur. Kurgularında aşkı dostluğu, kayıpların insan ruhunda oluşturduğu etkiyi, aile kavramı ve önemi gibi temaları kullanan yazar eserlerinde yemek ve rüyaları, anılar ve duygular ile ilişkilendirir. Ayrıca sanat alanında ilhamı kendi rüyalarından aldığını söyleyen Yoshimoto her zaman uyumak ve rüyalar ile dolu bir hayat istediğini de belirtmiştir. Çağdaş Japon edebiyatının en özgün ve sarsıcı metinlerinden biri olarak görülen Mutfak da; genç yaşında son akrabası olan büyükannesinin kaybına alışmaya çalışan, mutfağa olan sevgisinden dolayı aşçılık öğretmenliği asistanı olan Mikage Sakurai nin yemek ve aşk arasındaki duygu karmaşasını anlatıyor. Büyükannesinin ölümünden sonra, onun çiçekçi dükkanında dost olduğu Yuichi nin yas sürecine destek olma fikrini kabul eden Sakurai, o ve transeksüel annesi Eriko'nun yanına taşınır. 6 ay boyunca Yuichi ve Eriko ile neredeyse bir aile olarak yaşar ve Yuichi ye karşı karmaşık duygular besler ama bunu anlamlandıramadığı için Izu'ya gidilecek iş teklifini kabul eder. Ayrılık sürecinde Eriko'nun trajik ölümünü öğrenince Yuichi ye destek olmak için geri döner ve ona olan hisleri ile yüzleşir. Kitapta ayrıca erkek arkadaşını trafik kazasında kaybeden ve yas sürecinde Urara
KitchenBanana Yoshimoto · Faber and Faber · 2018811 okunma
3/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Roman korku/gerilim türünde pazarlanıyor ama şu ana kadar nerede gerilmem, nerede korkmam gerektiğini anlayamadım. Bir trafik kazasında ölen insan, kalp krizi geçiren yaşlı bir kadın ve günlük hayatın sıradan olayları anlatılıyor. Üzücü olaylarla korku yaratılmaya çalışılmış gibi geldi. Elbette bunlar üzücü olaylar; ancak üzücü olmak ile korkutucu olmak aynı şey değil.
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,6bin okunma