Otobüs ahalisinde bir de kaptan şoföre karşı bir yalakalık, bir suyuna gitme hali olur hep. Sanki biat etmezlerse şoför, inin lan aşağı, götürmüyorum! diyecek.
Düğmeye basınca ampulün mutlaka yanacağına ve yanmaya devam edeceğine, arabaların trafik ışıklarında duracağına ve bu ışıkların günde birkaç kez bozulmayacağına güvendiğiniz bir ülkede yaşamanın nasıl bir şey olduğunu okuduğum kitaplardan öğrendim. Acaba tesisatçının kararlaştırılan bir saatte çıkıp gelmesi, ya da gelmesi, nasıl bir duygudur? Acaba birinin bir şeyi belli bir tarihe kadar yapacağını söyleyip gerçekten de yapması nasıl bir duygudur?
İstatistiklere göre, ölümlerin birinci nedeni ülkeden ülkeye değişmektedir. Türkiye'de birinci neden trafik kazaları, gelişmiş ülkelerde kanser, gelişmemiş ülkelerde ise açlıktır. Ancak bütün dünyada, beyin ya da kalp damarlarındaki hastalıklarla gerçekleşen ölümler ikinci sırada yer almaktadır.
Sokaklar, ana cadde, insanlar, arabalar, çöp tenekeleri, kediler, korna çalan taksiler, trafik ışıkları... Herkes kendi hayatını ayırmış sadece onunla meşgul idi. Derin bir yalnızlık duydum. Şu kedi bile kendisini meşgul edecek bir şey bulmuş oynar gibi çekiştiriyordu. Trafik ışığı kendi isteğine ve dünyasına göre geç-dur diyordu, "Geçecek hal var mı?" demek onun kurulu dünyasında yoktu. Kedi, ona yönelip bir vereceğim, okşamam olmayınca bana bigane idi, başını çevirip de bakmadı. Defalarca okşamıştım halbuki onu ama şimdi benim okşanmaya ihtiyacım varken, patisine muhtaçken o, lüzumsuz bir şeyle uğraşıp beni görmezden geliyordu.
İntihar gibi trafik kazası. Terörle mücadele sırasında yaşadığı olaylar nedeniyle bunalıma giren ve genç yaşta malulen emekli edilen binbaşı Nihat İlçi trafik kazasından çok intihara benzeyen bir olayda yaşamını yitirdi.. (11.12.1996, Sabah)