“Bana yardım edebilir misin, Millie?”
6/10
·352 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:34
Spoiler! Son zamanlarda adını her yerde duyduğum Hizmetçi'yi sonunda bitirdim! Kitap üç bölümden oluşuyor ve dürüst olmak gerekirse birinci bölüm oldukça kalın ve biraz tahmin edilebilir ilerliyor. Bir eve hizmetçi olarak giren sabıkalı Millie, dengesiz ev sahibesi Nina ve arada kalan koca Andrew... Akıcı dili sayesinde çok rahat okundu ama ilk başta büyük bir aksiyon yoktu. Sadece yazar arkadan arkaya hep o 'kötü bir şeyler olacak' hissini tekinsiz bir şekilde hissettirmeyi çok iyi başarmış. Ama asıl olay ikinci bölümle birlikte başlıyor! Hikayenin seyri Nina'nın planlarıyla tamamen değiştiğinde kitabın elinizden düşmesi imkansızlaşıyor. Üçüncü bölümün başlarında, Millie’nin o malum cinayet/kurtulma aşamalarındaki bazı detaylar okurken beni biraz sıksa da genel gidişatı kesinlikle bozmadı. Açıkçası kitabı okurken ilk etapta, "Tüh ya, galiba bu kitap o kadar da iyi olmayacak, sarmayacak galiba" diye düşünmüştüm. Fakat ne zaman ki o muazzam finali okudum, işte o an bütün şüphelerim yok oldu! Millie'nin en sonda, başka bir istismarcı kocayı alt etmek için yeni bir eve tavsiye edilmesi hikayeyi bambaşka bir boyuta taşıdı. Resmen bir 'adalet dağıtıcı' doğuyor!
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,6bin okunma
Seveceğimiz insanı da siz mi ayırıp, bulup getireceksiniz?
9/10
·518 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 13:32
“Onlar ölüme dokunmuşlardı. Onlar çıkarsız girişimlerinin üstlerine kapatılan çıkmazında direnip ayakta kalmışlardı. Kan ılık ılık dudaklarında tadını duyurmuştu.” s.457 47liler; 70li yıllarda ülkemizde yaşananlara geniş bir perspektif sunuyor. 46,47,48 civarı doğumluların üniversite gençliği olduğu o dönemlere. Füruzan çok akıcı ve güzel bir dille anlatmış bu romanı. Ama çok acı şeyler anlattığı gerçeğini değiştirmiyor bu. Uzun sürede okumamın bir sebebi de budur zira. “—Kitapların çoğunu yaktık Emine. Seninkilerin bazılarının bizde olduğunu bilmiyordum. Baban da söylememişti, yaktık korkudan. Üstelik hem öğrenci, hem de delikanlı falan olan bir evde kitap barındırmak bu günlerde zor. İnan ki ruhsatsız silahtan beter. Ankara'da kalorifer kazanlarında günlerce kitaplar yakıldı.” s.455 Sanırım dönemin özetini gözler önüne seriyor bu cümleler. Acı, çok acı ama gerçek, çok gerçek.. “Çıkarları gereği yalan söyleyerek bu yalanları egemen güçlerin payandalamasıyla doğrulaştırmaya çalışanları daha iyi tanımalıyız. Tarih bağışlar mı sanırsın? Gönüllü kanışların aydınlar arasındaki geçerliliği, sanımca en tehlikeli olanıdır. Nasıl kullanıldıklarını bilmezlerse başa çıkılmaz olurlar. O aydın kibirliliği yok mu, odur onlara halkı unutturan. Tüh rezilliğe bak! Nasıl kolaycacık senteze varılmış hep.” s.460 Tarih bağışlar mı dersiniz? Hangimizi bağışlar? Nasıl bu kadar kolay sonuçlara varılabilir, açıklanamaz? “Söze döndürebileceği bir duygu değil içini alan karanlık. Çığlıkları, böğürmesi nerdeyse çıksın gelsin. İçine ateşlenen elektriğin acısı hep bir öncekinden daha etkin, paralayıcı, hain.” s.373 Sen Emine Semra. Ama ben sana Emine diyeceğim senin de istediğin gibi. İliklerime kadar hissettim seni, tüm yaşadıklarını. Ağladım, hem ne çok ağladım. Çaresizlik, tükenmişlik,
1000Kitap
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974836 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İyi bir hayat hikâyesi yazmak, bir hayat yaşamak kadar zordur.
8/10
·272 syf.··
2026 14. kitabı
Türk edebiyatındaki biyografik romanların başında geldiğini düşündüğüm bir eser. Hem dönemin siyasetini gözlemleme hem de yaşamını bir pencereden izleme fırsatı sundu. Yaşamının bazı anlarına “vah tüh” dedim, bazı anlarına sevindim ancak şuna bir türlü anlam veremedim: Güzel ülkemde yetişen nadide çiçeklerin değeri neden yıllar sonra anlaşılır?
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
7/10
·256 syf.··
2026 2. kitabı
hikaye ve kurgu sürükleyici fakat finali biraz zorlama olmuş.trendeki herkesin tek bir adamın ölümü için bu kadar plan yapması,hadi hepsi denk geldi bi şekilde yaptılar diyelim şans bu ya tam da bir dedektifin son dakika o trene binmesi..kar fırtınasının çıkması..tüh ya ancak bu kadar olur.dedektif Poirotun takıldığı detaylar acaba katil bu kişi mi diye size de sorgulatıyor.fakat katili tahmin edemiyorsunuz çünkü herkes katilmiş aaa şansa bak
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2026 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 21:59
Bitmesin diye yavaş yavaş hikaye hikaye okuduğum kitap. Şermin Yaşar yine döktürmüş. Her hikaye sonunda bir tebessümle başımı kaldırdım kitaptan. *Gelirken ekmek al Şahin. Bu kadar mı bahtsız Bedevi olur bir insan onaltı yaşında olan kızını göremeyecek kadar başa bela mı gelir ey Şahin. *Çulcuoğullarından Müjdat. Nazire teyzenin en küçük oğlu Kadriyeye aşık. Ancak Nazire teyze sen nesin öyle tüm plan programlamayla kim kiminle evlenecek kim nerede ne yapacak organizatör olsa bu kadar beceremez. Ama o becerdi. Oğlunu Sabriye ile evlendirdi. Mutsuz evliği yıllar süren Müjdat. Mahallede iki hafta arayla iki cenaze biri Kadriye’nin eşi biri Nazire teyze. Cenazeler Müjdat’ın kurtuluşu. İki yıl süren çabaların sonunda Kadriye ile evlendi Müjdat. *Hacı Salih Düzgün mutasıp bir adam. Evli barklı işinde gücünde torunlarıyla mutlu. Ama bir kaza yanında da gençten bir kız. Durur mu büyük gelin Süheyla. O kız kim, ne işi var babamla, son zamanlarda değişti, demek ki aldatmış mı seni Nihal anne diye kafa yerken kaza yapan kadını çantası verildi aileye. Bakıp bakmakla kararsız kalan küçük oğlanın elinden düşüverdi çanta. Çıktı kimlik. O da ne Nihal Düzgün ana adı Burcu baba adı İhsan. Süheyla’nın kocası İhsan. * Yine beklenen hep beklenen Muazzez * Sevgi ve aşkın olduğu bir ailede büyünen çocuğun Filiz’le yaptığı yanlış evlilik. Oysa annesi ve babası bir bardak çayı paylaşıp yataklarını bir gün olsun ayırmamışlar. Her yıl dönümünde bir çay bardağı hediyesi ve her yere giden çay bardağı. Annenin naifliği oğluna bardaklarını bırakışı,Oğlunun unuttunuz tüh diye araması, annesinin düzelirseniz ilk bardağınız olsun düzelmezse bardağı da al gel deyişindeki incelik çok güzeldi. *Dost olan Ayşe ve Gülizar’ı çok beğenen kaynananın gelinlerim bunlar olsun evde hep mutluluk anlaşma olsun diye
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,8bin okunma
10/10
·426 syf.··
2026 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 15:24
Son zamanlarda Kemalist düşünce üzerine daha derin okumalar yapmak ve özellikle Attila İlhan’ı yakından tanımak için elime aldığım bir kitaptı. Bize Attila İlhan çok yanlış anlatılıyormuş, bunu çok net anladım. Hep edebi kimliğiyle öne çıkan bir isim olarak pazarlanıyor ama o bundan çok daha fazlasıymış. Her şeyden önce gerçek bir aydın, gerçek bir omurgalı duruşa sahip solcu; sırrı abici dümeninde güdülen Emperyalist aparat solculardan değil anlayacağınız. Üstelik Mirsaid Sultan Galiyev çizgisinde anti-emperyalist bir sosyalist. Tüh! Orak ve Kızıl Hac önünde secde edenlerin gözü yaşlı. :( Kitap özellikle tam olarak günümüzde derin bir şekilde etkisini hissettiğimiz Ulusal olmayan, emperyalizm güdümünde sömürülen, ekonomik bağımsızlıktan habersiz ılık götlü Atatürkçülüğü eleştiriyor. Atatürk’ten sonra Kemalizm’in içinin nasıl boşaltıldığı üzerinde ısrarla duruyor. Anti-emperyalist ve ekonomik bağımsızlıkçı damar törpülenirken, geriye daha yumuşatılmış, daha zararsız, sadece Laikliğin ön plana çıkarıldığı bir versiyon bırakılmış. Yani mesele tam bağımsızlık. Bu göz ardı edildiğinde ortaya Kemalizm değil, onun ehlileştirilmiş bir kopyası çıkıyor. Sarı saçlım mavi gözlümcü ılık götlü Atatürkçülere haşırt diye geçiriyor Attila İlhan. Özetle, Kemalizm’in radikal damarını hatırlatan ve bugünkü yüzeysel yorumlara ciddi bir eleştiri getiren bir deneme olmuş. Kemalizm'in radikal yönünü kabul etmeden Kemalist olamazsınız, olsa olsa Modern Tanzimatçı olursunuz. Neyse, okuyun bu kitabı efenim. #299172293
Deneme
Hangi AtatürkAttila İlhan · İş Bankası Kültür Yayınları · 20031,566 okunma