Geçmişe bakarak geleceği, geleceği düşünerek geçmişi sürekli diri tutsak da şimdiki andan başkası yoktur elde yaşanacak; kaldı ki, dün geçip gitmiştir, yarın da geldiği gibi geçecektir. Her gün, her şey geçmektedir. Ne kalır? Nerede kalır? İlle de bir şey kalır, aksi takdirde hiçbir şeyin geçtiğini söyleyemeyiz. Belki her şey, sadece bir şeyin kalması için geçmektedir. Öyle tümceler olur ki, paha biçilemez. Bazen bir kitap tek bir tümce için yazılır ama yazan da bilemez bunu, o sadece yazar.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Alıntı
la boétie, tiranı "iki gözü, iki eli ve bir bedeni" olan sıradan bir insan olarak gösterir ancak bir tümce sonra, bu insanın kendisine halk tarafından verilmiş bir sürü göze, ele ve ayağa sahip olduğunu açıklar böylece tiranın görünen bedeni dışında bir başka bedeni daha belirir bir benzeri bulunmayan bu beden, hem diğer insanlardan ayrıdır, hem de her şeyi görüp her şeyi yapabildiğinden dolayı, herkesi kendi içinde toplamaktadır tıpkı leviathan'ın ilk basımının kapağında bulunan birçok insan bedeninden oluşmuş "ölümlü tanrı" resmi gibi la boétie'nin bu tiran betimlemesi de, bir yanda herkesin yazgısını elinde tutan ve yönetilenler kitlesini dışlayan iktidarı, öte yandan tek bir organik kimliğe sahip bütünleşmiş bir siyasal toplumu simgelemektedir bir başka deyişle, aynı imge hem bölünmeyi hem de birliği içermekte, iki karşıt işlevi aynı anda yerine getirmektedir.
Sayfa 107 - imge kitabevi
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tek tek yapıştırdım, yapıştırabildiklerimi. Çok uğraştım. Sonunda ortaya aslının eğri-büğrü bir simgesi gibi birşey çıktı — ve, șu tümce:- Dikkatsizlik ederek düşürüp kırdığın —sevdiğin kişinin izlerini taşıyan; senin için değerli— bir nesneyi, parçalarını tek tek toplayıp, dikkatle —saatlerce uğraşarak— özel olarak aldığın bir zamkla yapıştırıp onardığında, ortaya, orası burası eksik-gedik, yamru-yumru birşey çıkar — ama eskisinden de daha değerlidir artık; çünkü, şimdi, senin izlerini de taşıyordur. Başka birşey yapamazdım.
Sayfa 63 - Metis - 8. Basım·Kitabı okudu
“Düşünceler düşünen kişinin kafasının içinde tutsaktır.”
“Hepimiz bir tümce söyler ya da yazarken, aslında söylemek istediğimiz şeyi tam olarak söyleyemediğimizi fark ederek durduğumuz olmuştur.” … “Ve eğer düşünceler sözcüklere bağlı olsaydı, yeni bir sözcük nasıl bulunurdu?”
Sayfa 62·Kitabı okudu
Felsefe
Sonra düdük çaldı, düdükler çaldı. Son sigara elimi yaktı. Gözlerime baktım aynalarda, milyar tümce yalnızlık okudum, sevecen sıktın elimi, yanaklarımı öptün terk eden insanların o uzak yakınlığıyla. Sonra düdük çaldı, düdükler çaldı, sen gidiyordun, dumanlar sardı çevremi; dumanlardan sıyrılamadım bir türlü, dumanlara yenildim, tren gitti, sen gittin. Düdükler çalmaz oldu, gar ıssızlığa gömüldü.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı
Bir tümce bitmemeli, bitmiş gibi olmalı. Bu yetmeli.
Alıntı